(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10150 E. , 2009/11181 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 05.05.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda ad ve baba adı tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek ge
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10150 E. , 2009/11181 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 05.05.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda ad ve baba adı tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı maliki olduğu 64 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarında "... oğlu ... " yazan kimlik bilgilerinin isim ve baba isminin değiştirilerek "... oğlu ..." olarak düzeltilmesini istemiştir. Davalı idare vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı ... vekili temyize getirmiştir. Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Somut olayda, dosya içine celbedilen dava konusu parselin tapulama tutanağının edinme hanesinde; taşınmazın 73 ve 74 parseller ile bir bütün halinde iken ... oğlu ... adına vergi kaydı bulunduğu, taşınmazı 30 yıldan fazla zilyet ettiği ve 1940 yılında 64, 73 ve 74 parsellere ifraz ettiği, taşınmazları bu şekilde kullanmakte iken vergi kaydının güney hududu mera okuduğundan miktar fazlasının Hazineye tescil edildiği, bu parselin ise vergi kaydı gereğince ölü ... oğlu ... adına 18.04.1979 tarihinde tespit edildiği belirtilmiştir. Davacı tanıkları davacının bu iddiasını doğrulayan beyanda bulunmuş ise de; mahkemece nüfus müdürlüğünden yapılan araştırmaya göre 1882 doğumlu ... oğlu ... 'nin 1935 yılında öldüğü, ... oğlu ... 'nin oğlu ...'in davacının babası olduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki mevcut delil durumuna göre davacı ile tapu kayıt maliki olan "... oğlu ... 'nin aynı kişi olduğuna dair bir kanıt da bulunmadığı halde davanın reddi yerine mülkiyet nakline yol açar biçimde kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.