3. Ceza Dairesi 2024/9207 E. , 2025/5848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/858 E., 2024/67 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/117 E., 2023/120 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri ve CMK'nın 283. maddesi uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm
**3. Ceza Dairesi 2024/9207 E. , 2025/5848 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/858 E., 2024/67 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/117 E., 2023/120 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri ve CMK'nın 283. maddesi uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (evik, cürüm işlemek için örgütlenme, syf 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (toroslu özel kısım syf.263-266, alacakaptan cürüm işlemek için örgüt syf. 28, özgenç genel hükümler syf.280) Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte bilerek ve isteyerek yardım edilmiş olması gerekir. Başka bir ifadeyle, yardım fiilinin örgütün suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt olduğu bilinerek gerçekleştirilmiş olması gerekir. Fıkra metninde geçen "bilerek" ibaresi doğrudan kastı ifade eder. Doğrudan örgüte değil de örgüt mensuplarına yardım edilmesi halinde, yardım edilen kişilerin suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt mensubu olduklarının da bilinmesi gerekmektedir. Örgüt mensuplarına yapılan yardım, aynı zamanda örgüte yapılan yardım olarak değerlendirmek gerekir. Ancak, bu yardımın örgütün amacını gerçekleştirmeye hizmet eden bir yardım olması gerekmektedir (Prof. Dr. İzzet ÖZGENÇ, suç örgütleri, 7. baskı, s. 38-39). Yukarıda yer verilen öğretideki görüşler ve yerleşik içtihatlar göz önüne alındığında; suç örgütleri veya silahlı terör örgütlerine yardım suçunun ancak doğrudan kastla işlenebileceği, yardımın örgütün amacını gerçekleştirmeye hizmet etmesi gerektiği, örgüt üyelerine yapılan yardımın da örgüte yapılmış gibi kabul edilmekle birlikte örgüt üyesinin mensup olduğu örgütün bilinmesi ve bu yardımın da insani mülahazalarla değil örgütün amaçlarını gerçekleştirme gayesiyle yapılması hususunda ortak bir kanaat mevcuttur. Yerleşik içtihatlarda silahlı terör örgütüne silah ve finansman sağlama haricinde örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte, örgüte veya örgüt üyelerine bilerek ve isteyerek yapılan her türlü yardımın terör örgütüne yardım kapsamında kaldığı belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütü hiyerarşisine dahil olduğu tespit edilemeyen sanığın, PKK terör örgütü üyelerine evinde yemek ikramında bulunan sonrasında traktörle okul olarak kullanılan eski binaya götürüp, mazot karıştırılmış 20 çuval amonyum nitratı römorka yükleyip örgüt üyeleriyle birlikte Armağan mezrasına bırakma şeklinde gerçekleşen eyleminin örgüte yardım suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin delilerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkındaki mevcut delil durumu, atılı suç için öngörülen ceza miktarı, kaçma şüphesinin bulunması, adli kontrol hükümlerinin bu aşamada yetersiz kalacağı dikkate alındığında tahliye talebinin REDDİ ile tutukluluk halinin devamına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Sayın çoğunluğun “Silahlı terör örgütü hiyerarşisine dahil olduğu tespit edilemeyen sanığın, PKK terör örgütü üyelerine evinde yemek ikramında bulunan sonrasında traktörle okul olarak kullanılan eski binaya götürüp, mazot karıştırılmış 20 çuval amonyum nitratı römorka yükleyip örgüt üyeleriyle birlikte Armağan mezrasına bıraktığı şeklinde gerçekleşen eyleminin örgüte yardım suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin” şeklindeki gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından; Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2022 tarih ve 2022/1521 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2023 tarih ve 2022/117 Esas, 2023/120 Karar sayılı ilamıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 30.01.2024 tarih ve 2023/858 Esas, 2024/67 sayılı Kararıyla “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair karar verildiği, sanık müdafiinin yasal süresi içerisinde anılan kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmayacağı" hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde; Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, tanıkların soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde sanığın PKK/KCK terör örgütü mensuplarının talimatları doğrultusunda örgüte işbirlikçilik faaliyetlerinde bulunduğu, örgüt üyelerine araç ve malzeme temin ettiği, Kızıltepe/Uzunkaya bölgesindeki yayla evinde örgüt üyelerini alarak yemek yedirdiği, aralıklı olarak erzak temin ettiği, sanığın örgüt üyeleri ile birlikte mazotla karıştırılmış halde torbalara doldurulmuş 20 çuval amonyum nitratı traktörle beraber yükledikleri sonrasında yükledikleri amonyum nitratı Armağan mezrası kırsalına getirdikleri, buradan çıkarılan gübrelerin ... mahallesi bölgesinde ... üzerine yerleştirildiğini 31.08.2016 tarihinde askerler tarafından tespit edilip kontrollü olarak patlatıldığına ilişkin ifadeleri karşısında sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, diğer örgüt mensupları ile organize şekilde hareket ettiği anlaşılmakla sanığın eylemlerinin bugüne kadar Yargıtay 16. Ceza Dairesi (Kapatılan) ve 3. Ceza Dairesinin istikrarlı ve süreklilik gösteren kararlarından da görüleceği üzere "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu oluşturacağından sayın çoğunluğun “sanığın eylemlerinin örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturacağına yönelik” bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.