4. Hukuk Dairesi 2023/12429 E. , 2024/413 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/381 E., 2022/382 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/KİT-435 DAVA TARİHİ : 15.03.2019 HÜKÜM/KARAR : İtirazın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/52747 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar veril
**4. Hukuk Dairesi 2023/12429 E. , 2024/413 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/381 E., 2022/382 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/KİT-435 DAVA TARİHİ : 15.03.2019 HÜKÜM/KARAR : İtirazın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/52747 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalının itirazının kısmen kabulüyle vekalet ücretine ilişkin hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalanan araçla, davacının sevk ve idaresindeki aracın 30.04.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı tarafından ödeme yapılmışsa da zararın karşılanmadığını belirterek belirsiz alacak davası olarak, 5.100,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 18.06.2019 tarihli dilekçe ile talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 191.977,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 14.450,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.350,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 208.777,05 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya yapılan ödeme ile zararın karşılandığını, poliçeden kaynaklanan sorumluluğun yerine getirildiğini, kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesince belirlenmesini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, davalının geçici iş görmezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini, davalının temerrüde düşürülmediğini, avans faizi isteminin haksız olduğunu, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; başvurunun kabulüyle 191.977,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 14.450,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.350,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 208.777,05 TL'nin 18.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin 19.09.2019 tarihli ve 2019/İHK-12143 karar sayılı kararıyla; itirazın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire'nin 08.11.2021 tarihli, 2021/4653 Esas ve 2021/8348 Karar sayılı ilamıyla; "İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan aktüer bilirkişi Şebnem Yalçınkaya tarafından düzenlenen 17.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacının TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin kaç yıl olduğu belirlenmeden devre başı ödemeli hayat rantı formülü kullanılarak yaşam tablosu sonuna kadar yaşama ihtimali olduğu kabul edilerek hesap yapılmış; işleyecek aktif dönem ile işleyecek pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihleri açık bir şekilde yazılmamış olup bu yönüyle rapor denetime elverişli değildir. Bu durumda; davacının TRH 2010 Yaşam Tablosu'na bakiye ömür süresi belirlenerek, işleyecek aktif ve pasif dönem başlangıç bitiş tarihleri ve süreleri gösterilmek suretiyle, belirlenen muhtemel ömür sonuna kadar hesap yapılan denetime el verişli daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre hükmü temyiz eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak (2019 verileri kullanılarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir." ve "Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17 nci maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi, İtiraz hakem heyetince davalı tarafın bu yöndeki itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir." gerekçeleriyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda yeniden alınan aktüer bilirkişi raporu ile davacının 308.290,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatı 14.450,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.350,00 TL geçici bakıcı gideri olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamından sonra alınan aktüer bilirkişi raporunun tebliğ edilmediğini, bilirkişi raporu ile bozmadan önce alınan bilirkişi raporu tarihindeki verilerle hesaplama yapıldığı halbuki karar tarihine en yakın güncel asgari ücretle hesaplama yapılarak hüküm tesisi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği ile yapılan hesaplama doğrultusunda kabul kararı verilmesi ve davacı yararına tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ve re'sen ele alınacak nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Dosya kapsamından, Dairemizce İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasından sonra Heyetçe yeniden yapılan yargılama sonunda vekalet ücretine ilişkin itirazın kabulü ile hükmün düzeltilmesine, diğer itirazların reddine şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmakla; bozma ilamı sonrası asıl talep ve feriler dahil olacak şekilde yeniden hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiş, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyizi üzerine kararın Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucu İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yeniden alınan bilirkişi raporu ile bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen miktarın üzerinde bir tazminat hesaplandığı gerekçesiyle davalının bu yöndeki itirazlarının reddine, vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının düzeltilmesine karar verilmiştir. Bozma kararı ile İtiraz Hakem Heyeti kararı bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kalktığından İtiraz Hakem Heyeti bozma sonrası bozulan karara bağlı olmaksızın dilediği gibi yeni bir karar verme hakkına sahiptir. Şu durumda, bozmadan sonra İtiraz Hakem Heyetince, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına atıfta bulunularak vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar vermekte hukuki açıdan bir sakınca bulunmadığı gibi infazda da çelişki oluşturmayacağı anlaşıldığından sayın çoğunluğun bu konudaki görüş ve kararına katılmıyorum.