3. Ceza Dairesi 2023/12608 E. , 2025/5975 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/37 E., 2022/148 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma İNCELEME KONUSU KARAR : Durma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, soruşturma aşamasında sanık hakkında düzenlenen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın soruşturma savcısı tarafı…
**3. Ceza Dairesi 2023/12608 E. , 2025/5975 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/37 E., 2022/148 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma İNCELEME KONUSU KARAR : Durma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, soruşturma aşamasında sanık hakkında düzenlenen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın soruşturma savcısı tarafından elektronik olarak imzalanmasından sonra başsavcı vekili tarafından yeniden değerlendirme yapılmak üzere iade edilmesi üzerine iddianame düzenlenerek açılan davada, Sulh Ceza Hakimliğinden alınacak bir kararla kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasının sağlanması için durma kararı verildiği, verilen kararın itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 08.05.2023 tarihli ve 94660652-105-06-17841-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve 2023/55718 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılamada, kovuşturma şartı bulunmadığından bahisle açılan kamu davasının durmasına dair Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2022/37 Esas, 2022/148 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli ... hakkında düzenlenen 26.01.2022 tarihli ve 2020/26356 Esas, 2022/13155 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın Cumhuriyet savcısı tarafından elektronik imzayla 26.01.2022 tarihinde imzalanması sonrasında, 26.01.2022 tarihinde Cumhuriyet başsavcı vekili tarafından Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.02.2021 tarihli ve 2019/11174 Esas 2021/1580 sayılı ilamı kapsamında yeniden değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle dosyanın iade edilmesi üzerine, ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından dosyanın yeniden ele alındığı ve bu kez toplanan deliller doğrultusunda sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmasına rağmen, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince 26.01.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra bu kararın Sulh Ceza Hakimliğince kaldırılmasına ilişkin karar bulunmadan iddianame düzenlendiğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8-2. cümle maddesi uyarınca kovuşturma şartı bulunmadığı gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de; 7328 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 5325 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 18/4. maddesine eklenen "Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkların giderilmesi ile bu kararların kanuna uygunluğunun denetlenmesi hususlarında görevli ve yetkilidir." şeklindeki düzenleme karşısında, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar, adlî idârî nitelikte olup, taraflara tebliğ edilip kesinleştirilmeleri yapılmadıkça geri alınmaları mümkün olduğundan ve Cumhuriyet başsavcısının da söz konusu kararlarda değişiklik yapılmasını isteme yetkisi bulunduğundan yapmış olduğu iade işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, kaldı ki belirtilen kararın Cumhuriyet başsavcısı tarafından 26.01.2022 günü iade edilmesi sonrasında taraflara tebliğ edilmemesi nedeniyle henüz kesinleşmediği ve kesin hükmün niteliğine benzer sonuçları da doğurmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde davanın durmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1.Sanığın 01.05.1972 Mucur doğumlu olduğu, 1997 yılından itibaren polis memuru olarak görev yaparken 701 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık hakkında FETÖ/PDY'nin emniyet mahrem yapılanmasında yer aldığına dair gizli tanık ...'dan ele geçen verilerde kayıt bulunduğunun tespit edilmesi üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı, yapılan soruşturma neticesinde sanık hakkında kamu davası açılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2022 tarihli 2020/26353 Soruşturma - 2022/13155 Karar sayılı KYOK verilerek soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı tarafından elektronik olarak imzalanmıştır. 3.Söz konusu KYOK evrakının onay için başsavcı vekilinin ekranına düşmesi üzerine ilgili başsavcı vekili tarafından, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.02.2021 tarihli ve 2019/11174 Esas 2021/1580 sayılı ilamı kapsamında yeniden değerlendirme yapılması gerektiği belirtilerek dosya soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısına iade edilmiştir. 4.İade işlemi üzerine soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı tarafından 07.02.2022 tarihli 2020/26356 Soruşturma - 2022/7961 Esas sayılı iddianame tanzim edilerek, sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 5.Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/37 Esas sırasına kaydedilen dosyanın 28.04.2022 tarihinde görülen birinci duruşmasında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/26356 sayılı soruşturmasında verilen 26.01.2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra bu kararın Sulh Ceza Hakimliğince kaldırılmasına ilişkin karar alınmadan iddianame düzenlendiği, bu nedenle kovuşturma şartı bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nın 223/8-2.cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verilmiştir. 6.Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarih ve 2022/37 Esas - 2022/148 sayılı durma kararı sanık müdafine usulüne uygun şekilde elektronik olarak tebliğ edilmiş, ayrıca ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından görüldü işlemi yapılmış ve ilgililer tarafından itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. 7.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 08.05.2023 tarihli ve 94660652-105-06-17841-2022-KYB sayılı yazısı ile Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarih ve 2022/37 Esas - 2022/148 Karar sayılı durma kararının CMK 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve 2023/55718 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmiştir. C.İlgili Hukuk Konu ile ilgili yasal düzenlemeler 5271 sayılı CMK'nın 170 ve 223/8 maddeleri ile 5325 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 18/4. maddesidir. D.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlığın kapsamı, soruşturma savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının UYAP onayı için gönderildiği Başsavcı vekili tarafından ilgili savcıya iade edilmesi üzerine açılan kamu davasında, kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması için sulh ceza hakimliğinden karar alınması gerek olup olmadığına ilişkindir. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 25.06.2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7328 sayılı Kanun'un ikinci maddesi ile 5235 Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 'un 18 inci maddesinin son fıkrasına; “Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkların giderilmesi ile bu kararların kanuna uygunluğunun denetlenmesi hususlarında görevli ve yetkilidir” şeklindeki düzenleme eklenmiştir. 5235 sayılı Kanun'un 18. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca; Cumhuriyet başsavcısının, Cumhuriyet savcıları üzerinde Kanun'dan kaynaklanan denetim ve gözetim yetkilerinin bulunduğu, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararların görüldü işlemini yapmanın da yetki ve görevleri arasında olduğu, Cumhuriyet savcısının işlemlerinin Cumhuriyet başsavcılığı adına yapıldığı ve mahkemeler nezdinde Cumhuriyet başsavcılığının bir bütün olarak değerlendirildiği, yapılan işlemlerin de Cumhuriyet başsavcılığının bütünlüğü içerisinde gerçekleşen, iç işleyişe dair işlemlerden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Cumhuriyet savcısı tarafından gönderilen KYOK üzerinde başsavcı veya görevlendirilmiş başsavcı vekili tarafından yapılacak "onay" işleminin, kararın kurucu unsurlarından olduğu, söz konusu onay verilmeden kararın kesinleşmesinin mümkün olmadığı kabul edilmelidir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 16.10.2023 tarihli 2023/5415 Esas - 2023/6213 Karar; Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 28.11.2023 tarihli 2023/12907 Esas - 2023/24769 Karar; Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 21.10.2024 tarihli 2024/554 Esas - 2024/12000 sayılı kanun yararına bozma kararlarında da aynı görüş benimsenmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, O yer Cumhuriyet başsavcı vekili tarafından, Yargıtay içtihatları çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılmak üzere soruşturma savcısına iade edilmesini müteakip, soruşturmaya devam olunarak ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheli hakkında atılı suçtan cezalandırılması talebiyle iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, her ne kadar mahkemece daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kaldırılmadan yeniden kamu davası açılamayacağından ve kovuşturma şartı bulunmadığından bahisle anılan eksikliğin giderilmesi için 5271 sayılı CMK'nın 223/8-2. cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, onay işlemi sırasında Cumhuriyet başsavcı vekilinin gerekçesi ile birlikte yeniden değerlendirilmek üzere dosyayı iade yetkisinin bulunduğu, bu haliyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararının henüz hukuken varlık kazanmadığı anlaşılmakla, yargılamaya devam edilmesi gerekirken durma kararı verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II.KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarih ve 2022/37 Esas - 2022/148 Karar sayılı durma kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.