1. Ceza Dairesi 2025/8438 E. , 2026/294 K. "" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2025/156 E., 2025/336 K. SUÇ : Kasten öldürme KARAR: Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanmasına ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli ve 2025/156 Esas, 2025/336 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 18.11.2024 tarihli ve 2024/347 Esas, 2024/7483 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muh…
1. Ceza Dairesi 2025/8438 E. , 2026/294 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2025/156 E., 2025/336 K. SUÇ : Kasten öldürme KARAR: Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanmasına ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli ve 2025/156 Esas, 2025/336 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 18.11.2024 tarihli ve 2024/347 Esas, 2024/7483 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2023 tarihli ve 2023/92 Esas, 2023/175 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında; maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.10.2023 tarihli ve 2023/2015 Esas, 2023/1822 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Anılan kararın katılanlar vekili ve sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.11.2024 tarihli ve 2024/347 Esas, 2024/7483 Karar sayılı kararı ile "suç niteliğinin hatalı belirlenmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine verilen ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli ve 2025/156 Esas, 2025/336 Karar sayılı kararı ile 05.07.2023 tarihli ve 2023/92 Esas, 2023/175 Karar sayılı kararda direnilerek, sanık hakkında; maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına, 2. Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçun sabit olmadığına, illiyet bağı bulunmadığına, suç vasfına, 3. Sanığın eşinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçun sabit olmadığına, suç vasfına, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Adli emanette bulunan eşyalar hakkında bozma öncesinde verilen kararın bozma ilamıyla hükümsüz hale geldiği ve emanet eşyalar hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği tespit edilmiş ise de bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. 2. Dosya kapsamına göre; sanık ...'in kardeşi olup hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan verilen mahkumiyet kararının eş zamanlı temyiz incelemesi yapılan ... ile maktul arasında, maktulün eşi ...'ya yönelik taciz eylemi ve aralarındaki borcun ödenmemesi sebebiyle husumet bulunduğu, tarafların borç meselesi hakkında konuşmak üzere ...'a ait bağ evinde buluştukları, ... ve maktul arasında başlayan tartışmanın arbedeye dönmesi üzerine, sanık ...'in elindeki bıçakla maktule ve yanındakilere hamle yaptığı, sanık ...'in maktulü cilt kesisi şeklinde ve adli rapora göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaraladığı, bu sırada ...'ın arabasında bulunan av tüfeğini alarak maktule ateş etmesi sonucu otopsi raporunda belirtilen biçimde öldürdüğü olayda; husumetin maktul ile ... arasında bulunduğu, sanık ... ile maktul arasında öldürmeyi gerektirecek düzeyde bir husumet bulunmadığı, sanığın maktule yönelik bıçakla hareketlerini sürdürme imkanı bulunmasına rağmen devam ettirmediği, maktule öldürücü nitelikte darbelerinin bulunmadığı, sanık ...'in olay öncesinde ve ...'ın ateş etmesinden sonrasındaki davranışlarının maktulü öldürme kastı ile hareket etmediğini gösterdiği, sanığın maktule av tüfeği ile ateş eden ...'ın eylemine iştirak iradesi ile hareket ettiğine dair şüpheden uzak delil elde edilemediği ve sanık ...'in maktule yönelik eyleminin silahla kasten yaralama suçu kapsamında kaldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kasten öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmek suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmakla, direnme kararı yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli ve 2025/156 Esas, 2025/336 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.11.2024 tarihli ve 2024/347 Esas, 2024/7483 Karar sayılı bozma kararının, oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi uyarınca direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 19.01.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY İncelenen davada hukuki uyuşmazlık konusu olan husus sanık hakkında suçun hangi vasfa sahip olduğu yolundadır. Olay tarihinde sanık ile maktul aralarındaki meseleyi konuşmak için bağ evinde buluşmuşlar çıkan tartışma esnasında ilk önce asıl husumetin sahibi olan ... elindeki bıçakla maktule hamle yapmış bu sırada kardeşi olan ...'da arabada bulunan av tüfeğini alarak maktule ateş etmiştir. Maktul av tüfeğinden çıkan saçmaların meydana getirdiği yaralanma sonucu ölmüştür. Mevcut olayda sanık ...'in maktul üzerinde bıçak hamlelerinin sadece cilt kesisi şeklinde bir sonuç meydana getirmesi eyleminin yaralama olarak tanımlanmasını gerektirmez. Çünkü maktul ile kardeşi ... olay yerine birlikte gitmişlerdir. Sanık ... araçta tüfek olduğunu bilmektedir. Kaldı ki taraflar arasındaki gerginlik ... tarafından bilinegelmiştir. Buluşulan yer de sanığın kardeşi ...'ın bağ evidir. Sonuç olarak sanık ...'in silahtan sayılan bıçakla maktule hamle yapması onun direncini kırması ve arada makul bir fasıla olmadan ...'ın tüfek alıp ateş etmesi birbirinden ayrılamaz. Burada TCK 37. madde uyarınca sanık ...'in fiili hakimiyete kıstası dikkate alınarak sorumlu tutulması gerekir. Sonuç olarak daire önüne gelen ve sanık ...'in TCK 81. madde uyarınca mahkumiyetini inceleyen olayda vasfın adam öldürme olarak tanımlanması ve esastan red kararı verilmesi gerekirken sanık ...'in eylemini yaralama olarak tanımlayan Sayın çoğunluğa iştirak etmiyorum.