10. Hukuk Dairesi 2025/12080 E. , 2026/956 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/513 E., 2025/1060 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/130 E., 2023/406 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırla…
10. Hukuk Dairesi 2025/12080 E. , 2026/956 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/513 E., 2025/1060 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/130 E., 2023/406 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, mimar olduğunu, 26.10.2011-28.03.2018 tarihleri arasında, davalıya ait ... ilçesi ... Mah. 613 66... parsel sayılı taşınmaz inşaatında şantiye şefi olarak çalıştığını, çalıştığı süre boyunca ücretlerinin ödenmediğini, sigorta bildiriminin yapılmadığını ve sigorta primlerinin ödenmediğini, işçilik alacakları dosyasında hizmet tespiti davası açmak üzere süre verildiğini belirterek davacının anılan taşınmazdaki inşaat iş yerinde 26.10.2011-28.03.2018 tarihleri arasında şantiye şefi olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının 01.02.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı, dava konusu inşaata ait 18.01.2013 tarihli yönetim planının 29.01.2013 tarihinde beyan edildiği, 20.01.2013 tarihinde ... adına kat irtifakı tesis edildiği, 05.12.2013 tarihinde davacı ... adına satış ve ipotek verildiği, davacı ile davalı şirket yetkilisi arasında ceza yargılamasında ve inşaat satış bedellerinin ödenmemesine ilişkin davalarda davacı ile davalı şirket arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığı, ticari ilişkinin bulunduğunun tespit edildiği ve yargılama aşamasında dinlenen kamu tanıklarının da davacı ile davalının ortak olduğu, davacının şantiye şefi olarak çalıştığına dair bilgi ve görgülerinin olmadığı, davacının satmış olduğu inşaat malzemeleri karşılığında dava konusu inşaattan ev aldığına dair beyanları ve tapu kaydının bu beyanları doğruladığı hususları bir bütün olarak incelendiğinde, hizmet sözleşmesinin hizmet, ücret ve bağımlılık unsurlarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili özetle; yazılı ... Sözleşmesi, ... Belediye Başkanlığı ve ... kayıtları ve işçi alacakları davasında müvekkilinin fiilen şantiye şefliği yaptığına ilişkin tanık beyanları ile taraflar arasında hizmet sözleşmesi ve işçi işveren ilişkisi bulunduğunun sabit olduğunu, 2-Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi kararında müvekkilinin şantiye şefi olduğu için iş yerine girip çıkmasının hukuka uygun bulunmuş ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlamasından beraat kararı verilmiş olduğunu, 3-Davalı şirketin, taraflar arasında imzalanan yazılı ... Sözleşmesinin aksini ispatlayan ve ortaklık iddiasını doğrulayan yazılı bir sözleşme veya aynı kuvvette bir delil sunamadığını, dosya içeriğine göre müvekkili ile davalı işveren arasında hizmet sözleşmesi ve işçi-işveren ilişkisi bulunduğu sabit olduğu halde davanın ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.