1. Ceza Dairesi 2023/4255 E. , 2024/7136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1517 E., 2023/110 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; sanık müdafiinin kanunî süresi içinde hükmü temyiz ettiği ancak; sanığın Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla gönderdiği dilekçeler ile temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği tesp
**1. Ceza Dairesi 2023/4255 E. , 2024/7136 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1517 E., 2023/110 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; sanık müdafiinin kanunî süresi içinde hükmü temyiz ettiği ancak; sanığın Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla gönderdiği dilekçeler ile temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği tespit edilmiştir. Katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2020/345 Esas, 2021/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 81/1, 29, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 13 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrüre ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2021/1517 Esas, 2023/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca tekerrür hükümleri yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, bilirkişi raporuna, tasarlamaya ve haksız tahrik indirimine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Olay tarihinde maktulün tanıklar ... ve ... ile birlikte alkol aldığı, bir müddet sonra bulundukları yerden dönerken tanık ...'in teklifi üzerine sanık ...'ın evine gittikleri, ev içerisinde otururken ... ile maktul arasında maktulün kız arkadaşına ilişkin gıyapta yapılan konuşmalar nedeniyle tartışma çıktığı, tanık ...'in maktulü beden yoluyla darp ettiği, sanığın tanık ... ile maktulü araladığı, akabinde maktulün evin dışarısına çıktığı ve av tüfeğiyle sanığın evine doğru ateş ettiği, bunun üzerine sanığın evde bulunan av tüfeğini alarak kapının açık olan kısmından av tüfeğini dışarı doğrultarak maktulü hedef alarak ateş ettiği, maktulün karın bölgesine isabet eden iri saçma taneleri nedeniyle iç organ yaralanmasından gelişen iç-dış kanama sonucu vefat ettiği olayda; 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada eksik incelemenin bulunmadığı, bilirkişi raporunun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturduğu kabul edilen davranışın evde yaşanan tartışmanın akabinde av tüfeğiyle sanığın evine dışarıdan ateş etmek suretiyle silahla tehdit eyleminden ibaret olduğu, Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulanması sırasında haksız tahrik teşkil eden davranışın ulaştığı boyut gözetilerek makul oranda haksız tahrik indirimi yapılması yerine yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Sanık müdafiinin kanunî süresi içinde hükmü temyiz ettiği ancak; sanığın bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla gönderdiği değişik tarihli dilekçeler ile temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2021/1517 Esas, 2023/110 Karar sayılı kararının, katılanlar vekilinin temyiz istemi haksız tahrikin derecesi yönünden yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'ün suç vasfına ilişkin karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Suç tarihinden bir süre önce tanık ... ile maktul arasındaki bir konuşmada, tanık ...’in, sanığın maktulün kız arkadaşını kötülediğini söylediği bilahare sanık ile maktulün bu konuyu aralarında çözdükleri, olay günü ..., maktul ve ...’ın bir içki alarak sanığın evine geldikleri, aynı konu ile ilgili olarak ... ile maktul arasında bir tartışma başladığı, ...’in maktule vurduğu, maktulün burnunun kırıldığı, sanığın maktulün burnuna tampon yaptığı sırada ...’in sanığa ait tüfeği alıp maktul ...’ı vuracağını söylediği, sanığın tüfeği ...’in elinden aldığı, maktulün dışarıya çıktığı ve silahla sanık ile ... ve ...’in bulunduğu eve doğru ateş ettiği bunun üzerine sanığın kendisine ait olan av tüfeği ile kapıyı aralayarak bir el ateş ettiği ve maktulün otopsi raporunda belirttiği şekilde isabet alarak öldüğünün kabul ve anlaşılması karşında; Maktul ile sanık arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmadığı gibi maktul ile tanık ... arasında meydana gelen kavgayı sanığın ayırdığı, maktule ateş etmeye çalışan ...’in elinden silahı aldığı, maktulün bu olayın verdiği kızgınlıkla dışarı çıkarak tanık ...’in de evde olduğu halde eve doğru ateş ettiği, sanığın da evde bulunan tüfeği alıp kapıyı aralayarak ve hedef gözetmeden bir el ateş ettiğinin tanık anlatımları, sanık savunması, otopsi raporu, özellikle olay yeri krokisi ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, sanığın doğrudan öldürme kastı ile hareket ettiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı, mevcut haliyle olası kastla öldürme suçunun oluştuğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.