10. Hukuk Dairesi 2022/11254 E. , 2022/11939 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : Dava, rücuen tazminat, istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararından sonra davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Eldeki dava dosyası incelendiğ…
**10. Hukuk Dairesi 2022/11254 E. , 2022/11939 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : Dava, rücuen tazminat, istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararından sonra davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Eldeki dava dosyası incelendiğinde, dairemizce bir önceki bozma kararında açık bir şekilde, her bir davalı ve ölen sigortalının davaya konu kazada kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenerek alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin belirtilmesine ve mahkemece bozma kararına uyulmasına karşın ilgili kararın gereklerinin yerine getirilmediği ve bir kez daha bir kısım davalılar için müşterek kusur oranlarının benimsenerek hüküm tesis edildiği görülmektedir. Davaya konu 24.11.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle açılan davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesidir. Davanın gelirler yönünden yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesinin 1. fıkrasında, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir davranışı sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği, 4. fıkrasında, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle gerçekleşmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısının, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edileceği belirtilmiştir. Anlaşılacağı üzere 21/1. madde işverenin, 21/4. madde üçüncü kişinin rücu alacağından sorumlulukları düzenlenmiş olup bu maddelere göre açılan rücuan tazminat davalarında işveren ile üçüncü kişi arasında müteselsil borçluluk ilişkisi bulunduğundan konuya ilişkin olarak 818 sayılı Borçlar Kanununun irdelenmesi de gerekmektedir.