3. Hukuk Dairesi 2024/1669 E. , 2025/1006 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3455 E., 2024/115 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 35. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/510 E., 2022/443 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…
**3. Hukuk Dairesi 2024/1669 E. , 2025/1006 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3455 E., 2024/115 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 35. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/510 E., 2022/443 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, taraflar arasında her yıl yenilenen ilaç temini sözleşmesi kapsamında hizmet verdiğini, davalı Kurumun 08.01.2014 tarihli yazısı ile müvekkili hakkında 2012 yılı Eczane Protokolünün (5.3.6.) maddesi uyarınca 3 hasta yönünden muayene katılım payının alınmadığı gerekçesiyle, birinci kez uyarılmasına ve her bir hasta için 500,00 TL olmak üzere 1.500,00 TL cezai şartın tahsiline; yine Protokolün (5.3.14.) maddesi uyarınca eczaneye yönlendirme yapıldığı gerekçesiyle, sözleşmenin üç ay süreyle feshine ve (4.3.6.) maddesi uyarınca da 11 adet reçete bedeli toplamı 2.910,04 TL'nin tahsiline karar verildiğinin bildirildiğini, ancak bir hasta yönlendirmesi olmadığını, aksine hastaların tedavi gördüğü ... Merkezi isimli sağlık kuruluşuna yakın olması sebebiyle müvekkiline ait eczaneyi tercih ettiklerini, ayrıca muayene katılım ücretinin bazı durumlarda sisteme düşmediğini, bunun hastadan tahsil edilmemesi halinde eczacı tarafından ödemek zorunda kalacağını ve müvekkilinin kendi aleyhine sonuç doğuracak bir işlem yapmayacağından kasti bir davranışının bulunmadığını ileri sürerek; davalı Kurumca müvekkili hakkında uygulanan fesih, uyarı, cezai şart ve reçete bedelinin tahsiline ilişkin 08.11.2014 tarihli işlemin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurumca davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin sözleşmeye ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tanık beyanları ve benimsenen bilirkişi heyet raporu doğrultusunda, davalı Kurumun işlemine dayanak sebeplerden biri olan yönlendirme eyleminin tespiti halinde sözleşmenin feshi ve üç ay süreyle sözleşme yapılmamasına ilişkin 2012 yılı Protokolü'nde yer alan (5.3.6.) maddenin 2016 yılı Protokolü ile yürürlükten kaldırıldığı, öte yandan 2012 yılı Protokolü'nün (6.17.) ve (4.3.6.) maddelerinin 2016 yılı Protokolünde de aynen uygulanmasına devam edildiği, buna göre davaya dayanak reçete katılım payı bedellerinin eczane tarafından tahsil edilmediği anlaşılmakla 3 adet reçete bedeli için hesaplanan 1.500,00 TL cezai şart ile fiilin tespit edildiği 11 adet reçeteyle ilgili olarak hesaplanan reçete ve ilaç bedeli toplamı 2.910,04 TL'nin davacıdan talep edilebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 1.500,00 TL cezai şart ve 2.910,04 TL reçete bedeli olmak üzere toplam 4.410,04 TL'nin tahsili ve uyarı işlemlerine ilişkin istemin reddine, sözleşmenin üç ay süreyle feshi işlemine dair istemin kabulü ile fesih işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı hakkında 2012 yılı Protokolü'nün (5.3.14.) maddesi ile verilen cezanın protokolden kaldırıldığı, aynı Protokolün (5.3.6.) maddesi uyarınca verilen cezai işlem nedeniyle dinlenilmesi gereken tanıklardan ... ve ... vefat ettiği, diğer tanık ... ise %95 engelli olduğu göz önüne alındığında, tanıkların dinlenilmesinin mümkün olmadığı, tanıkların daha önce alınan beyanlarında; katılım payını ödemediklerini belirtmeleri karşısında, Mahkemece 2012 yılı Protokolü'nün (5.3.6.) maddesi uyarınca verilen 1.500,00 TL cezai şart ve uyarı işleminin iptaline yönelik istemin reddine, Protokol'ün (5.3.14.) maddesi uyarınca verilen sözleşmenin üç ay süreli fesih işleminin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, ancak her ne kadar bilirkişi heyetinde 2012 yılı Protokolü'nün (4.3.6.) maddesinin 2016 yılı Protokolünde de aynen yer aldığı belirtilmiş ise de, 2012 yılı Protokolü'nün (4.3.6.) maddesinde; "Protokolün 5.3. numaralı maddesindeki fiillerin tespit edildiği reçetede fiili ilgilendiren reçete veya ilaç bedelleri ödenmez. Kurumca yapılan yersiz ödemeler varsa, ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte eczacının Kurumda tahakkuk etmiş alacağından mahsup edilir. Eczacının alacağının yersiz ödeme tutarını karşılamaması veya alacağının olmaması halinde, genel hükümlere göre tahsil edilir." düzenlemesinin bulunmakta olup, 2016 ve 2020 yılı Protokollerinin (4.3.6.) maddesinde bir kısım değişikliklere gidildiği, bu doğrultuda ilgili madde kapsamında "Protokolün (5.3) numaralı maddesindeki fiillerin tespit edildiği reçetede fiili ilgilendiren reçete veya ilaç bedelleri ödenmez (5.3.3, 5.3.6 ve 5.3.14 maddeleri hariç). Kurumca yapılan yersiz ödemeler varsa, ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte eczacının Kurum da tahakkuk etmiş alacağından mahsup edilir. Eczacının alacağının yersiz ödeme tutarını karşılamaması veya alacağının olmaması halinde, genel hükümlere göre tahsil edilir" hükmüne yer verildiği, 2016 ve 2020 yılı Protokollerinin anılan maddesinde (5.3.6) madde istisna tutulduğundan davacıya kesilen cezada reçete bedellerinin tahsilinin mümkün olmadığı, hal böyle olunca, yetersiz araştırmaya dayalı olarak ve reçete bedeline ilişkin düzenleme değerlendirilmeksizin verilen kararda isabet bulunmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile davalı Kurumun 08.01.2014 tarihli yazısı ile 2012 Protokolünün (5.3.6.) maddesi uyarınca davacı hakkında uyguladığı 1.500,00 TL cezai şart ve uyarı işlemine ilişkin istemin reddine, aynı Protokolün (4.3.6.) maddesi uyarınca verilen toplam 2.910,04 TL reçete bedeli ile (5.3.14.) maddesi uyarınca verilen üç ay süreyle feshine dair Kurum işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; ilaç katılım payının hastadan alınmaması fiili somut olarak tespit edilememesine rağmen bu konuda cezai şart tesisinin yerinde olduğuna karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, reçete karşılanırken Medula sisteminin en ufak bir sekteye uğraması ya da reçetenin sisteme girilerek tekrar aynı işlem yapılması durumunda sistemin katkı payını göstermediğini, eczacının ilaç katılım payını almamasının Kuruma fatura edilen reçetedeki ilaç katılım payını kendi cebinden ödemesi sonucunu doğuracağını, bu külfetin müvekkili eczacıya yüklenemeyeceğini, Kurumun her halükarda katılım payını hastadan tahsil edecek olup herhangi bir zararının da bulunmadığını, bu nedenle 1.500,00 TL cezai şart ve uyarı işlemlerinin iptali taleplerinin de kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bu yönlerden bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; Protokolün ilgili maddelerinin sonradan değişmiş olmasının işlem ve dava tarihlerinde Kurumun davacı hakkında uyguladığı işlemlerin yerindeliğini değiştirmeyeceğini, Kurum tarafından uygulanan cezai işlemlerin dayanağı olan Protokol hükümlerinin aynı olup tesis edilen işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının değişen Protokol hükümleri nedeniyle Kuruma başvuru yaparak yeni hükümlerin uygulanmasını talep edebileceğini, bu nedenle fesih işleminin iptaline ilişkin talebinde hukuki yarar bulunmadığını, ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin 2012 yılı Protokolü uyarınca davacı hakkında uygulanan uyarı, sözleşmenin feshi, reçete bedeli ve cezai şartın tahsiline ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle yargılama sırasında yürürlüğe giren 2016 yılı Eczane Protokolünün (3.17.) maddesi ile 2012 yılı Protokolünün (5.3.14.) maddesinde yer alan eczaneler hakkında yönlendirme, reçete toplama, işbirliği, vb. faaliyetler nedeniyle uygulanan sözleşmenin üç ay süreyle feshine ilişkin cezai yaptırımın yürürlükten kaldırılmasına, öte yandan 2012 yılı Protokolü'nün (4.3.6.) maddesi 2016 ve 2020 yılı Protokollerinde yerini korumakta ise de, son iki Protokolün (4.3.6.) maddesinde; alınması gereken ilaç katılım payının tahsil edilmemesi halinde, uygulanması gereken cezai yaptırımın ilk tespitte uyarı cezası olarak öngörüldüğü, Protokolün (5.3.6.) maddesinin istisna tutulduğu, buna göre katılım payının tahsil edilmediği reçete veya ilaç bedellerinin davacı eczacıdan tahsil edilemeyeceği anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.