T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/458 - 2025/1018 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/458 KARAR NO : 2025/1018 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2022 NUMARASI : 2021/722 Esas 2022/904 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 18.09.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26.0…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/458 - 2025/1018 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/458 KARAR NO : 2025/1018 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2022 NUMARASI : 2021/722 Esas 2022/904 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 18.09.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26.09.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleştirilen dosyada davacılar vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Asıl dava dosyasında davacı vekili; 24.09.2017 tarihinde davacı ...'in davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç içinde yolcu konumda iken meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde ağır yaralanıp malul kaldığını, kazada kusurun araç sürücüsünde olduğunu, davacının ... Üniversitesi Elektrik - Elektronik Bölümü mezunu bir mühendis olduğunu fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı için 200,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesini ,maluliyet raporunun yeni genel şartlara göre alınmasını ve hesaplamanın buna göre yapılmasını, geçici iş göremezlik talebinin teminat dışı olduğunu, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğni beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleştirilen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/738 Esas Sayılı dava dosyasında davacılar vekili; 24.09.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç içinde yolcu konumunda bulunan davacıların desteği ...'in vefat ettiğini, söz konusu kazanın oluşumunda müteveffa yolcunun kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketine davacıların tazminatlarının ödenmesi için başvurulduğunu ancak bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik müteveffa ...'ın eşi ... için 3.000,00 TL, oğlu ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili, 06.02.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, taleplerini davacı ... yönünden, sürekli işgöremezlik tazminatı için 140.886,42 TL'ye, geçici işgöremezlik tazminatı için 8.981,73 TL'ye, davacı ... ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 177.928,07 TL'ye, ... ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 25.861,52 TL'ye yükseltmiştir. Birleştirilen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/350 Esas Sayılı dava dosyasında davacılar vekili; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/722 Esas sayılı dosyasında açılan maddi tazminat talepli davanın derdest olduğunu, alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak miktarı için ıslah dilekçesi sunulduğunu, ıslah kurumuna yargılama sırasında sadece bir kez başvurulabileceğinden anılan davada bir kez daha talep artırımı yapılamadığını, davacılardan ... için 189.113,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 25.10.2017'den itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline, diğer davacı ... ... için 131.424,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 25.10.2017'den itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan müteselsilen tahsiline, esas dosya ile birleştirme kararı verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalının zamanaşımı itirazı reddedilerek yargılamaya devam olunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, asıl dava bakımından davacı ...'in geçici iş göremezlik tazminat talebi poliçe teminatı kapsamında olmadığından 8.981,73 TL talebin reddine, asıl dava bakımından davacı ... için 140.886,42 TL daimi iş göremezlik tazminatının poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 25.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava bakımından davanın kabulü ile davacı ... ... için 177.928,07 TL, ... ... için 25.861,52 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 25.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsiline karar verildiği, karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/1618 Esas 2021/2096 Karar sayılı kararı ile “…dosyanın önceki bilirkişiye tevdii ile davacının muhtemel ve beklenen yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre belirlenmesi, bakiye ömrü esas alınarak, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan progressif rant tekniği uygulanmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi, ayrıca geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin olarak yukarıda belirtilen şekilde değerlendirme yapılması ve hatır taşıması koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisinin isabetli olmadığı...” gerekçesi ile kararın HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği; kaldırma kararı doğrultusunda aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, gerekçesi ile asıl davada; davacı ... tarafından açılan geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kısmen kabulü ile, (hatır taşıması indiriminden sonra kalan) 7.185,37 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 25.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... tarafından açılan kalıcı iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, (hatır taşıması indiriminden sonra kalan) 140.886,42 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 25.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/738 Esas sayılı dosyasında, davacı ... ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kabulüne, 177.928,07 TL'nin temerrüt tarihi olan 25.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı ... ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminat talebinin kısmen kabulüne, 19.317,06 TL' nin temerrüt tarihi olan 25.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/350 Esas sayılı dosyasında; davacı ... tarafından açılan sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, 189.113,58 TL' nin temerrüt tarihi olan 25.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı ... ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne, 131.424,86 TL'nin temerrüt tarihi olan 25.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hatır taşıması indirimi bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada nazara alındığı ve davacının buna göre talebini ıslah ettiği nazara alınarak, yeniden hatır taşıması indirimi yapılmasına yer olmadığına, davalının müterafik kusur indirimi (emniyet kemeri) yapılmasına ilişkin talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aktüerya hesabı yönünden Anayasa Mahkemesinin 2918 sayılı KTK2nın 90. Maddesinin iptal kararının uygulanması gerektiğini, birleşen dosyada, davacı ...’in işgöremezlik tazminatının hesaplanmasında aylık geliri bakımından Oda yazısının ve SGK’nın belirlediği ücretlerin esas alınması gerektiğini, asıl ve ilk birleştirilen davada, cevap dilekçesinin süresinde olmadığını, hatır taşıması savunmasının dikkate alınamayacağını, ikinci birleştirilen davada ise davalı tarafın hatır taşıması savunması yapılmadığını, bu nedenle hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, asıl davada, maluliyet raporu için yapılan masrafın yargılama giderine dahil edilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, aleyhe bozma yasağı gereğince ilk kararda hükmedilen tazminattan daha fazlasına karar verilemeyeceğini, davacı tarafın ilk karara karşı, hesaplama yöntemi yönünden bir istinaf itirazının bulunmadığını, geçici işgöremezlik süresi içerisinde davacının aylık almaya devam etmesi halinde talebin reddi gerektiğini, bu hususun araştırılmadığını, ayrıca bu zarardan SGK’nın sorumlu olduğunu, davacı ... ... yönünden yapılan hesaplamada, davacının 25 yaşına kadar babasının desteğinde olacağının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, 22 yaşa kadar hesaplama yapılması gerektiğini, emniyet kemeri yönünden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1-Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve davacı ...’in sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden hükme esas alınan17.10.2022 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapıldığı, davacı ...’in esas alınan gelirinde, makine mühendisi olduğunun gözetilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı ... ...’in üniversite öğrencisi olduğu dikkate alınarak 25 yaşına kadar babasının desteğinden faydalanacağının kabul edilmesinin yerinde olduğu, raporun ayrıntılı ve gerekçeli şekilde düzenlendiği görülmekle tarafların aktüerya raporuna yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacılar vekili, hatır taşıması savunmasının süresinde yapılmadığını ileri sürmüşse de; asıl dosyada ve birleştirilen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/738 Esas sayılı dosyada, davalı vekili tarafından sunulan süre uzatım dilekçeleri ve mahkemenin süre uzatım kararları dikkate alındığında davalı vekilinin cevap dilekçelerinin süresinde sunulduğu görülmüş olup her ne kadar birleştirilen 2022/350 Esas sayılı dosya yönünden cevap dilekçesi sunulmamışsa da, bu dosyanın asıl davada talep edilen tazminatın ek davası niteliğinde olduğu dikkate alındığında ayrıca bu dosya yönünden hatır taşıması savunmasında bulunulmasına gerek olmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin bu hususa yönelik istinaf itirazının reddi gerekmiştir. 3-Davalı vekili, geçici işgöremezlik tazminatından tedavi gideri kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu yönünde istinaf itirazında bulunmuşsa da; geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı olup 2918 sayılı KTK.nın 98. maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK.nın 54. maddesinde de sayılan bu zararlardan zarar sorumluları KTK.nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olacağının kabulü gerekir. Bu itibarla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 4-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması nedeniyle zararın doğmasına veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Davalı vekili, kazada vefat edenin ve davacı ...'in emniyet kemerlerinin takılı olmadığını, bu nedenle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüşse de; kaza esnasında emniyet kemerlerinin takılı olmadığına dair bir tespit bulunmadığı, kaza sonucu araçtan fırladıklarına dair bir bilgiye rastlanmadığı, kaldı ki, emniyet kemerlerinin takılı olmadığı kabul edilse dahi meydana gelen ölüm ve yaralanma ile emniyet kemerlerinin takılı olmaması arasında illiyet bağının ispat edilemediği anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının HMK.nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen dosyada davacılar vekilinin, asıl ve birleştirilen dosyada davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 615,40 TL* 3 = 1.846,20 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 539,70 TL’nin mahsubu ile bakiye 1.306,50 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 46.054,34 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 11.333,70 TL’nin mahsubu ile bakiye 34.720,64 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 4- Davacılar ve davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırdıkları oranda kendilerine iadesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 18.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.