T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1283 - 2025/1226 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1283 KARAR NO : 2025/1226 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2023 NUMARASI : 2021/768 Esas 2023/597 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 16.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 24…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1283 - 2025/1226 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1283 KARAR NO : 2025/1226 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2023 NUMARASI : 2021/768 Esas 2023/597 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 16.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 24.10.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili; 23.08.2021 tarihinde, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ...'ın maliki olduğu ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı aracın, yaya olarak yolun karşısına geçmekte olan davacıya çarpması ile gerçekleşen trafik kazasında davacının ağır yaralandığını, sol bacağının diz üstünden itibaren koptuğunu belirterek HMK’nın 107. maddesi uyarınca şimdilik geçici sürekli iş göremezlik ve bakım gideri için 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yine 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 14.04.2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini sürekli iş göremezlik için 1.966.998,87 TL’ye, geçici iş göremezlik için 18.341,47 TL’ye, bakıcı gideri için 3.577,50 TL’ye yükseltmiş; 19.10.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini, sürekli iş göremezlik için 2.297.592,69 TL’ye artırmıştır. Davalı ... Sigorta AŞ vekili; davacının, davalı şirkete başvuru yapmadan davayı açtığını ve usulden reddi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı taleplerinin teminat dışında olduğunu, davacı hakkında maluliyet raporu aldırılması gerektiğini, kabul anlamına gelememekle birlikte faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu savunmuştur. Davalılar ... ve ... vekili; kazanın oluşumunda yola atlayan yayaları gören davacının daha büyük kazaya engel olmak için manevra yaptığını, kazanın olduğu yerde yaya kaldırımının, yol şerit çizgilerinin ve trafik ışıklarının bulunmadığını, davacının dolmuşa binmek için yolun ortasına kadar koştuğunu ve davacının kazayı engellemek için manevra yapması sonucu daha büyük kazaya sebebiyet vermenin önünde geçtiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı ancak davacının, dava dilekçesi ve davalı şirkete başvurusunda, tali kusuru kabul ettiğinin görüldüğü bu nedenle hesaplanan tazminattan %20 oranında kusur indirimi yapılması gerektiği, Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %48 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor ve ek rapor alındığı, alınan ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının kazada yaralanması nedeniyle TBK’nın 56. maddesi gereğince davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davacının maddi tazminat istemine ilişkin davasının kısmen kabulü ile; 1.838.074,15 TL kalıcı iş gücü kaybı zararı, 6.673,18 TL geçici iş gücü kaybı zararı ve 2.862,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.847.609,33 TL'nin (sigorta şirketi açısından poliçe limitleri nazara alınarak 430.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 07.10.2021 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 23.08.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; davacının davalılar ... ve ... aleyhindeki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.08.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesinde ve sigorta şirketine başvurularında davacının tali kusurlu olduğunu kabule ilişkin bir beyanlarının olmadığını, davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu belirttiklerini, bu nedenle %20 oranında kusur indirimi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin de tümden kabulü gerektiğini, davacının bir bacağını kaybettiğini, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın kusurlu olduğunu, olay mahallinde keşif yapılması halinde bunun anlaşılacağını, davalı sürücünün yola çıkan diğer şahıslara çarpmamak için manevra yaptığını, tam kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ...'ın maliki olduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesiyle sigortalı aracın, yaya davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir. 1-Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranının belirlenmesi yönünden Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda; kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin ifadeler ve olay anını gösteren video görüntülerini içerir CD’nin incelendiği, olay yerinde kavşak başından kaplamaya giren yayanın ilk geçiş hakkına sahip olduğu ve yan yana iki sürekli çizgiyle bölünmüş yolun karşı istikametine geçmesini müteakip solundan mahal şartlarının üzerindeki hızla gelen sürücü ... yönetimindeki otomobilin çarpmasıyla kazanın meydana geldiğinin anlaşıldığının, buna göre sürücü ...’ın, yönetimindeki araç ile seyri sırasında yola gereken biçimde dikkatini vermediği, yerleşim yeri içerisindeki kavşak yaklaşımında hızını mahal şartlarına göre ayarlayarak müteyakkız seyretmesi gerekirken bu hususlara özen göstermediği, mahal şartlarının üzerindeki hızla geldiği bu yerde sağından kaplamaya girerek kavşak başından yolun karşısına geçmek isteyen yayaya ilk geçiş hakkını vermediği, sola manevra yaptığı aracıyla, çizgiyle bölünmüş yolun karşı istikametine geçen yayaya etkin fren tedbirine başvurmaksızın çarptığı olayda tam kusurlu olduğunun belirlendiği, davalı tarafın itirazı üzerine üç makine mühendisinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alındığı, bu raporda da, Adli Tıp Kurumu raporuyla aynı gerekçelerle kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun belirtildiği, raporların, kazanın oluşumu ile uyumlu, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği görülmüş olup kazaya ilişkin Ankara 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/59 Esas 2022/688 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada, sanık ...’ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu kabul edilerek TCK’nın 89/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı sanık müdafi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 2023/288 Esas 2024/2268 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, eldeki davada belirlenen kusur oranının kesinleşmiş ceza mahkemesi kararında belirlenen somut olgularla da uyumlu olduğu anlaşılmış olup davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiş, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Her ne kadar mahkemece, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu kabul edilse de; davacı vekilini, kazanın oluşunda davacıya da kusur izafe eden raporu kabul ederek dava dilekçesine ve sigortaya yaptığı başvuruya eklediği, davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu belirttiği, bu şekilde talebini daralttığı gerekçesi ile hesaplanan maddi tazminattan %20 oranında kusur indirimi yapıldığı kabul edilmiş ise de davacı vekilinin, dava açmadan önce davalı sigorta şirketine başvurusunda ve dava dilekçesi içeriğinde, davacının kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğunu kabule yönelik açık bir beyanın bulunmadığı, davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu belirtmesinin davacının tali kusurlu olduğunu kabulü şeklinde değerlendirilemeyeceği, bu itibarla hesaplanan tazminattan %20 oranında indirim yapılmasının isabetli olmadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Ayrıca, davacının geçici işgöremezlik zararının 18.341,47 TL olarak hesaplandığı, bu bedel üzerinden %20 indirim yapıldığında davacı lehine 14.673,18 TL geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmesi gerekirken sehven hesaplanan geçici işgöremezlik zararının 8.341,47 TL olduğu kabul edilerek bu bedel üzerinden %20 indirim yapılıp davacı lehine 6.673,18 TL geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmesi de doğru olmamıştır. 3-Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; kazanın gerçekleşme biçimi, kazanın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olması, davacının yaralanmasının niteliği (sol bacak diz üstü ampütasyonu), daimi maluliyet oranı (%48), iyileşme süresi (6 ay), tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu kanaatine varılmıştır. Bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, dosya üzerinden yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler çerçevesinde yeniden yapılan değerlendirmede; davacı lehine 200.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin somut olayın özelliğine, hak ve nesafete ve manevi tazminatın amacına uygun olacağı takdir edilmiş, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine,ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davacının maddi tazminat istemine ilişkin davasının kabulü ile; 2.297.592,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 18.341,47 TL TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.577,50 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 2.319.511,66 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketi açısından poliçe limitleri nazara alınarak 430.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 07.10.2021 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 23.08.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacının davalılar ... ve ... aleyhindeki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.08.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-a)Maddi tazminat yönünden alınması gereken 158.445,84 TL karar harcından, davacıdan peşin alınan 686,52 TL harç, 6.790,00 tamamlama harcı ve 1.130,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 149.839,32 TL karar harcının (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 27.370,30 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, b)Manevi tazminat yönünden alınması gereken 13.662,00 TL karar harcının davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydınına, 4-a) Maddi tazminat yönünden; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan 2025 yılı AAÜT uyarınca hesaplanan, 315.146,28 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 51.156,80 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, b)Manevi tazminat yönünden; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan 2025 yılı AAÜT uyarınca hesaplanan, 32.000,00 TL vekalet ücretinin, davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 59,30 TL başvuru harcı, 686,52 TL peşin harç, 8,50-TL vekalet harcı, 6.790,00 TL tamamlama harcı, 1.130,00 TL ıslah harcı, 375,70 TL posta masrafı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.560,00 TL Adli Tıp Kurumu gideri olmak üzere toplam 15.610,02 TL'nin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 1.183,70 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı ticari arabulucu ücreti olan 1.320,00 TL'nin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 225,30 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 7-HMK'nın 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davalılar ... ve ...'dan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 136.456,70 TL harçtan peşin alınan 34.115,00TL harcın mahsubu ile bakiye 102.341,70 TL harcın bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydına, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ... tarafından yapılan 197,00 TL yargılama gideri ile 738,00 TL istinaf başvuru harcının davalılar'dan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar ... ve ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 16.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.