Başvuru, üst düzey bir kamu görevlisi hakkında yapılan haberler nedeniyle cezalandırılan başvurucunun ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, üst düzey bir kamu görevlisi hakkında yapılan haberler nedeniyle cezalandırılan başvurucunun ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 23/8/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, olayların meydana geldiği tarihte Isparta'ya yönelik haber yapan www.ispartanews.com isimli internet sitesinin imtiyaz sahibidir. Bu internet sitesinde yapılan haberlerin altına okuyucular tarafından yorum yazılabilmektedir. Ancak başvuruya konu yazılar internet sitesinde yayımlanan haberler olup derece mahkemesi kararında okuyucu yorumları değerlendirme konusu yapılmamıştır. Müşteki ise 14/5/2015 tarihinden beri Süleyman Demirel Üniversitesinde (SDÜ) rektör olarak görev yapmaktadır. Sözü edilen internet sitesinde müşteki hakkında birden fazla sayıda haber yapılmıştır. Bu haberlerin ilgili kısımları şöyledir:i. 29/6/2015 tarihli "SDÜ'de binasız kaldı ama..." başlıklı yazının ilgili kısmı: "SDÜ zarara mı uğratılıyor. Binası, öğrencisi, okulu olmayan Meslek Yüksek Okulu'na (MYO) SDÜ yönetiminin atama yaptığı ortaya çıktı. 5 yıldır faaliyete geçirilemeyen ...MYO binasız kaldı ama SDÜ rektörü [Ç.nin] buraya müdür, müdür yardımcısı atadığı ortaya çıktı. MYO'ya tahsis edilen... Taşınmazın 20 yıllığına 000 TL'ye bir otel işletmesine kiraya verildiği, yıllık kira bedelinin 100 TL olduğu öğrenildi".ii. Müştekinin fotoğrafına yer verilen 11/9/2015 tarihli "SDÜ'nün Rektörü Eleverir Öğüdü Ama" başlıklı yazının ilgili kısmı: "SDÜ rektörü eleverir öğüdü kendi yer salkım söğüdü, SDÜ rektörü bakın neler yazmış: 'Bölüm açmak kolay ama ben bu kolayı seçmem. Kendi çocuğumu tam donanımı olmayan, altyapısı eksik bir bölüme nasıl göndermezsem, başkasının çocuğunu da riske atamam'. Bir çok kez yazmamıza rağmen, SDÜ güzel sanatlar fakültesine ...asgari 3 öğretim üyesi olmamasına rağmen öğrenci kaydı yapıldı. ... Gelecek günlerde öğrenci almaması gereken lisans ve ön lisans bölümlerinde neler olup bittiğini, nelerin döndüğünü açıklamaya devam edeceğiz." iii. 29/9/2015 tarihli "SDÜ Rektöründen Paralele Tam Destek" başlıklı yazının ilgili kısmı: "SDÜ Rektörü İ.H.Ç. ve ekibinin öğretime başlayan SDÜ'de paralelci cemaatin fakülte ve MYO'larda öğrenci toplanmasını engellemek için hiçbir tedbir almadığı tespit edildi ve böylece paralelcilerin çalışmalarına sessiz kaldığı iddia edildi. ... Ispartanews in daha önce SDÜ yönetimini bu konuda bizzat sözel ve yazılı olarak uyarmasına rağmen hiçbir tedbir alınmamasını nasıl yorumlamak gerekir.Eğer SDÜ rektörü İ.H.Ç bu iddiaya hayır diyorsa ne tedbir aldığını açıklasın da biz de fakülte ve MYO önlerinde neler olduğunu anlatalım. ... Şimdi SDÜ rektörüne soruyoruz bunun sebebi ne olabilir acaba......İşbirlikçileri bu görevlere kimler getirdi, atama kararnamelerinde sizin imzanız var mı..."iv. Müştekinin fotoğrafına yer verilen 23/10/2015 tarihli "SDÜ'nün 1 Kasım Sendromu" başlıklı yazının ilgili kısmı: "SDÜ'nün geçici çırak rektörünün 1 Kasım seçim sonuçlarına göre hareket etme fikri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a olan bağlılığında şüphelerin oluşmasına neden oldu.Paralelle mücadelede samimi olan kişinin seçim sonuçlarını beklemeden gereğini yapması gerekirken, seçim sonuçlarını beklemesi, SDÜ rektörünün gerçekte Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bağlılığında şüphelerin oluşmasına neden oldu.Göreve geldiği günden bu yana gerçek anlamda paralelle mücadele konusunda parmağını kıpırdatmayan rektör 1 Kasım seçimlerini mi bekliyor diye halk arasında konuşmalar yapılmaktadır....Geçici rektör geçmişten beri birlikte çalıştığı paralelcilerle paylaştığı birtakım çalışmaların ve projelerin ortaya çıkmasından mı korkuyor......Paralelin eski rektör yardımcılarından birinin zamanında ilkasker üssüyün [başvurucu zaman zaman müşteki ile ilgili böyle bir kısaltma kullanıyor] referansı ile ... Müdürü olduğunu üniversite kamuoyu halen unutmamıştır... Bu kripto paralelcinin halen devletin en üst kurumlarında bilim kurulu olarak görev yaptığını ve yönetimin bu hususta parmağını kıpırdatmadığını biliyor musunuz.SDÜ'deki paralelcilerin mevzilerini güçlendirdiklerini ve üzerilerine gidilmediği için kendilerini kamufle ettiklerini biliyor musunuz...1 kasımdan sonra Türkiye'de çok şey değişecek, ... Paralelciler girecek delik ararken, paralelcilere göz yumanların nerelere gireceğini de hep birlikte göreceğiz"v. 2/11/2015 tarihli "SDÜ'de Paralelcilere Mahkeme Şoku" başlıklı yazının ilgili kısmı: "SDÜ'de paralelci yönetimin mobbing uyguladığı gerekçesiyle açılan mahkemenin açıkça kararında 8 madde halinde saydığı mobbing fiillerinin de sayıldığı karar temyizde onandı. Şimdi ne olacak...Mahkemenin kararı gereği ilgili personele ödenen .. tazminatınparalelci yönetime rücu edilip edilmeyeceği merak konusu.... SDÜ'nün çırak rektörünün bu kararın bozulması için karar düzeltilmesi talebinde bulunduğu bilindiği için, şimdi nasıl bir tavır takınacağımerak konusu..."vi. Müştekinin fotoğrafına yer verilen 6/11/2015 tarihli "SDÜ Rektörü Kendine Gel" başlıklı yazının ilgili kısmı: "SDÜ'nün geçici çırak rektörü, kendi kendisini dekan vekili atayarak, rektörlükten dekan vekilliğine terfi etti. İ.H.Ç.nin spor bilimleri fakültesinde dekan vekili olarak görev yaptığı ortaya çıktı. ... Allahım Ispartanın ve bizim ne günahımız var......bu kadroyu birine mi saklıyorsunuz...başkasını atarsanız o koltuktan kalkmayacağını mı düşünüyorsunuz...dekan vekilliği maaşı alıyor musunuz..."vii. Müştekinin fotoğrafına yer verilen 7/1/2016 tarihli "SDÜ Rektörü Paralelcilerin Aldığı Memurlara Yemin Ettirdi" başlıklı yazının ilgili kısmı: " SDÜ'de paralelci yönetim tarafından açıktan atanarak memuriyete geçirilen K.Y., F.Y., O.A, Ö. gibi isimlerin, paralelle mücadele kapsamında hiçbir araştırma yapılmadan memuriyete kabul edildiği iddia edildi...... Geçmişte alınan personel hakkında devletin ilgili birimlerine hiçbir araştırma yaptırmadan, asaletlerini tasdik etmek, insanın kafasında, paralelcilik acaba beyin arkasında birilerinde devam mı ediyor sorularını gündeme getiriyor..."viii. Müştekinin fotoğrafına yer verilen 16/1/2016 tarihli "SDÜ'nün Bilgisiz Rektörü" başlıklı yazının ilgili kısmı: "SDÜ rektörü 2011'den bu tarafa diplomalar imzalanmadığı için ben imzalıyorum, mesajını basına dağıttı. Fakat ey bire cahil rektör, sen hiç SDÜ mezunlarına verilecek belgelerin düzenlenmesine ilişkin yönergeyi okumaz mısın, her önüne konanı yer misin... ...Diplomalar düzenlenme tarihindeki bilgileri içerir ce o tarihteki yetkililer tarafından imzalanması gerekir.SDÜ'nün çırak rektörü olarak, 2011,2012,2013,2014 mezunlarının diplomalarını imzalama yetkiniz bulunmamaktadır. ...Kamuoyuna ve ilgililere sesleniyoruz:-SDÜ sahipsizdir, SDÜ'de başıbozukluk hakimdir.- Kanunsuzlukların üzeri örtülmektedir. ...-SDÜ'de paralelciler kollanmaktadır ...-SDÜ rektörü sayın Cumhurbaşkanımıza artık zarar vermektedir.-SDÜ rektörü emanete ihanet etmiştir."ix. Müştekinin fotoğrafına yer verilen 19/1/2016 tarihli "SDÜ Rektörü Yalanmı Söylüyor Doğrumu Söylüyor" başlıklı yazının ilgili kısmı: "SDÜ'nün geçici çırak rektörüne soruyoruz, yönerge senato kararı ile değişir. Sizin tüm senato kararlarınız elimizde, eğer gizli oturum yapmadıysanız, siz senato kararı olmadan yönergeyi nasıl değiştirdiniz..."x. Müştekinin fotoğrafına yer verilen 27/1/2016 tarihli "SDÜ REKTÖRÜNE İMAN DERSLERİ" başlıklı yazının ilgili kısmı: "SDÜ'nün yöneticileri abdesti bozan şeyleri, namazı ve orucu bozan şeyleri bizden iyi bilir... İmanı bozan haller neler pekala: 1-Kul hakkı yemek (metresi 90 TL yerine metresi 35 TL yüzelerce metrelik perde almak2-Emeği hiçe saymak (daire başkanının emekli kaynı işe devam ederken, iki çocuğu olan bir genci kış vakti evden çıkarmak)3- işi ehline vermemek (yapı işleri daire başkanlığına mühendis veya teknik olmayan birini atamak)4- adam kayırmak (kadro verilirken adrese teslim ilanlar çıkarmak) ... 8- büyük görünce dalkavukluk etmek ... İmanı bozuk olanın, abdesti olsa namaz için başı secdeye varsa, oruç tutsa ne olur... Kendini adam sanar ahir zaman abdestsizleri,,, paralelin hiçbir baskısına ses çıkarmazken, onlar gidince tüm mücadeleyi ben yaptım der...Şimdi soralım bu kişi kim diye:-Önceki rektörlük seçiminde, cemaatin adayı olan N.yi, destekleyen-Sonraki 2011 rektörlük seçiminde de cemaatin Isparta imamı ile rektörlük seçim platformunu kuran ve başkanlığını yürüten-sonra da paralelin görevden aldığı insanlarla, cemaat arasında arabuluculuk yapıp, cemaat sizinle çalışmak istemiyor bizi fazla zorlamayın diyen kişi kim acaba" şeklindedir. Müşteki, yukarıdaki yazıların tamamı hakkında tekzip metni yayımlatmıştır. Müşteki, başvurucunun hakaret suçundan cezalandırılması talebiyle de 26/2/2016 tarihinde şikâyetçi olmuştur. Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, başvurucunun hakaret suçundan cezalandırılması istemiyle 16/3/2016 tarihli iddianame düzenlenmiştir. Yargılamayı yapan (kapatılan) Isparta Asliye Ceza Mahkemesinin (devredilen Isparta Asliye Ceza Mahkemesinin) (Mahkeme) 10/5/2016 tarihli duruşmasında başvurucu şu şekilde beyanda bulunmuştur:"yazdığımı belirttiğim yazılar şikayetçi İ.H.Ç.nin paralelci olduğuna ilişkin iddia ve yazılara ilişkindir, hakaret olduğu iddia olunan yazılar tarafımca yazılmamıştır, bu yazılar paralel ile ilgili değildir, zaten müştekinin de paralel ile ilgili yazılardan bir şikayeti yoktur, yani ben sadece müştekinin paralelci olduğunu belirten yazıları yazdım hakaret içeren yazıları ben yazmadım." Mahkeme 23/5/2016 tarihinde başvurucunun 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB)karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dava konusu yazılarda bahsi geçen ve sanık tarafından katılanın paralelci olduğuna dair bizzat kendisi tarafından yazıldığını kabul ettiği yazılarda geçen 'dalkavuk', 'imanı olmayan', 'kendini adam sanmak', kelimeleri ile şahsen SDÜ rektörü olan katılanın kastedildiği, bu kelimelerin, yapılmak istenen haber ve verilmek istenen bilgi için gerekli olmayan, katılanı kamuoyu önünde küçük düşürmeye yönelik kişilik haklarına saldırı niteliğinde kelimeler olduğu; yine paralel/paralelci/paralel yönetim sözleriyle de katılanı, terör örgütü olan PDY/FETÖ 'nün mensubu ve bu örgütünamaç ve saiki doğrultusunda hareket ediyormuş gibi farklı göstererek imtiyaz sahibi olduğu haber sitesinin gücünü ve etkisini kullanarak katılanı itibarsızlaştırmaya, küçük düşürmeye yönelik kişilik haklarınasaldırı niteliğinde tanımlamalar olduğu, bu itibarla sanığın üzerine atılıgörevinden dolayıkamu görevlisine hakaret suçunun yasal unsurlarının oluştuğu,suçunun sabit olduğu kabul ve kanaatiyleatılı suçtan cezalandırılmasına,sanıkaynı suçuişleme kararlılığıyladeğişiktarihlerdebu suçu birden fazla işlediğindensarf edilen sözlerin içeriği ve suç kastının yoğunluğu dikkate alınarak TCK'nun maddesi gereğince yapılacak artırımın 2/4 oranında belirlenmesine, ancak koşulları oluştuğundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerekmiştir". İtiraz üzerine Isparta Ağır Ceza Mahkemesi 29/6/2016 tarihinde itirazı kesin olarak reddetmiştir. Nihai karar 25/7/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 23/8/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Hakaret” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır... (2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur."