T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1094 KARAR NO: 2025/1387 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 28/01/2025 NUMARASI: 2024/594 Esas - 2025/70 Karar DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1094 KARAR NO: 2025/1387 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 28/01/2025 NUMARASI: 2024/594 Esas - 2025/70 Karar DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun sürücüsü olduğu ve Hedef Araç Kiralama ve Servis Anonim Şirketi'ne ait ... plaka sayılı araç ile ... adına kayıtlı ve ...'nin sürücüsü olduğu ... plakalı araç arasında 11/05/2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, mezkur kazada müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, ... plakalı aracın sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin, davalı ... Sigorta Anonim Şirketine herhangi bir borcu bulunmadığını, bu hususun tespiti amacıyla menfi tespit davası yoluna gitme zorunluluğu hasıl olduğunu, menfi tespit davasının kabulüne, İstanbul 18. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davacı müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle İİK md. 72/5 uyarınca alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin ... plakalı aracın kasko sigortacısı olduğunu, davacının sürücüsü olduğu araç ile kasko sigortasınca koruması kapsamında bulunan aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, müvekkili Sigorta şirketinin kasko sigortalısının hasarını giderdiğini ve zararı veren 3. kişiye karşı (davacıya) halefiyet ilkesi uyarınca haksız fiil hükümleri çerçevesinde icra takibi başlattığını, 29/08/2024 tarihinde ise tramer kayıtlarında hata olduğunun tespit edilmesi üzerine müvekkili sigorta şirketinin talebi üzerine icra dosyasına her iki borçlu yönünden de takipten feragat edildiğine ve dosyadaki tüm hacizlerin kaldırılmasına yönelik talep sunulup haciz kaldırma masrafı ve tahsil harcının ödendiğini, 04/09/2024 tarihinde icra dairesinin işlem yapmadığı görülünce tekrardan feragat talebi sunulduğunu, davacı her ne kadar arabuluculuk başvurusundan sonra feragat edildiğini belirtse de arabuluculuk davet mektubunun ilk kez 04/09/2024 tarihinde taraflarına ulaşmış olup müvekkilinin ise 29/08/2024 tarihinde yani arabuluculuk başvurusundan haberdar olmadan evvel icra dosyasında feragat talebinde bulunduğunu, bu nedenle korunmaya değer hukuki bir yararın bulunması dava şartı olup hukuki yarar bulunmaksızın ikame edilen huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek lehlerine dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, tarafların yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; menfi tespit davası ile takibin ispatı yükünün davalı şirkete ait olduğunu, ispat külfetinin işbu davada davalı tarafın üzerinde olduğunu, böyle bir borcun varlığını ve tarafı olduğunu ispatlamakla yükümlü olduğunu, işbu davanın açılmasında hukuki yararlarının mevcut olduğunu, taraflarınca arabuluculuk sürecine başvuru yapıldıktan sonra davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin icra takibinden vazgeçtiğini, iş bu maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle başkaca bir icra takibi açılacağı korku ve baskısı altında icra takibinin açılmasının akabinde itirazın iptali davasının açılmasının beklemesinin hukuk düzenince beklenilemeyeceğini, işbu davanın açılmasında hukuki yararlarının mevcut olduğunu, taraflarınca müvekkilinin ilgili maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş.'ye herhangi bir borcunun bulunmadığını, menfi tespit davası açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, menfi tespit davasının kabulü gerektiğini, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davalı kasko sigorta şirketine borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dava, Trafik kazasından kaynaklı İstanbul 18. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına borçlu olmadığına ilişkin açılmış menfi tespit davasıdır. Davacı tarafça davacı asil ...'nun sürücüsü olduğu ve ... Araç Kiralama ve Servis Anonim Şirketi'ne ait ... plaka sayılı araç ile davacı ... adına kayıtlı ve davacı dışı ...'nin sürücüsü olduğu, ... plakalı araç arasında 11/05/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davacı yanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacı yanın davalı ... Sigorta Anonim Şirketine herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; Davalı söz konusu kaza nedeni ile davacının kusursuz olduğunu belirlemiş ve başlattığı ilamsız icra takibinden davadan önce vazgeçme/ feragat ettiğinden davacı borçlu yönünden takip bir tehdit oluşturmayacağı anlaşılmakla davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından Mahkemece hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.18/09/2025