10. Hukuk Dairesi 2023/6578 E. , 2023/8233 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1445 E., 2022/2134 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/367 E., 2020/85 K. Taraflar arasındaki rücuan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzeri…
**10. Hukuk Dairesi 2023/6578 E. , 2023/8233 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1445 E., 2022/2134 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/367 E., 2020/85 K. Taraflar arasındaki rücuan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde sigortalı ...'nın davalı ...'na ait yer altı maden ocağında çalışmakta iken 27.11.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, bu kazanın davalının işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarının gerektirdiği önlemleri almamış olması nedeniyle meydana geldiğini, vefat eden sigortalının hak sahiplerine müvekkili Kurumca 556.978,46 TL ilk peşin değerli gelir bağlandığını, 531,00 TL cenaze yardımı yapıldığını belirterek, toplam 567.509,46 TL'ye ulaşan Kurum zararından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, gelirler için 10.000,00 TL, cenaze masrafı için 50,00 TL olmak üzere toplam 10.050,00 TL'sinin gelirlerin onay, masrafın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde müvekkili Kurumun kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulü ile davalının % 100 kusurlu olduğu anlaşılmakla, davacının davalıdan sigortalının eşi ...'a bağlanan bağlanan gelirden kaynaklı isteyebileceği alacağının 439.363,95 TL, sigortalının kızı ...'a bağlanan bağlanan gelirden kaynaklı isteyebileceği alacağının 127.614,51 TL ve yapılan cenaze masraflarından kaynaklı isteyebileceği alacağının 531,00 TL olduğu anlaşılmakla birlikte taleple bağlı kalınarak, 1.Sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı alacak olarak 10.000,00 TL'nin gelirin onay tarihinden itibaren, 2.Kurum tarafından yapılan cenaze masraflarından kaynaklı alacak olarak 50,00 TL'nin sarf tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, kusur raporunda, denetim ve nezaret görevinin gerektiği şekilde yapılmadığı belirtilerek işverene kusur verildiğini, vefat eden işçinin gerekli eğitimleri aldığını ve kurslardan geçtiğini, işverene kusur verilmesinin hatalı olduğunu, hesap raporunda, faizin olay tarihinden başlatılması halinde zararın olay tarihi itibariyle sermayeleştirilmesi (iskonto edilmesi) gerektiğini, fiili gün ortalaması tespitinde sadece fiilen çalışılan günlerin esas alınması gerektiğini, izinli ya da istirahatli geçen ve tatil olan günlerin de fiili gün ortalaması tespitinde dikkate alınmasının hatalı olduğunu, müteveffanın 50-60 yaş arası yılın tamamını düzenli olarak asgari ücretli işte çalışarak geçireceği varsayımının ülke gerçeklerine uygun olmadığını, belirterek mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğu iddiasıyla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan cenaze yardımı ödemesi nedeniyle oluşan davacı Kurum zararının davalı işverenden rücuan tahsili talebine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 5510 sayılı Kanun'un “İş Kazası ve Meslek Hastalığı İle Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı 21 inci maddesine göre; iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile işveren davalının, Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür. Diğer taraftan 5510 sayılı Kanun'un 76/4 üncü fıkrasında "iş kazası ve meslek hastalığı işverenin kasdı veya genel sağlık sigortalısının iş sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucu olmuşsa kurumca yapılan sağlık hizmeti giderleri işverene tazmin ettirilir. İşverenin sorumluluğunda kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" hükmü mevcuttur. Anılan madde ile de aynı şekilde işverenin, Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür. Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, tazminat davasında verilen kararın güçlü delil oluşturduğu hususu ile ceza davasında belirlenen maddi olguların bağlayıcı olacağı hususu da gözetilmek suretiyle sigortalı ile davalının ve varsa dava dışı kişilerin kusur oran ve aidiyetleri konusunda rapor alınması gereklidir. Bu yasal düzenlemeler uyarınca iş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; maddi olayın özellikleri dikkate alınarak, ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır. Diğer taraftan, tarafları ve konusu farklı olan sigortalının açtığı tazminat dosyasında verilen karar, rücuan tazminat davalarında kesin hüküm teşkil etmez. Dolayısıyla o dosyada alınan kusur raporu da eldeki davada kesin delil teşkil etmeyecektir. Şayet, kesinleşmiş ise ancak, güçlü delil teşkil edebilir. Nitekim bu husus, Yargıtay'ın yerleşmiş ve kökleşmiş görüşleri ile de kabul edilmiş bulunmaktadır. 3. Değerlendirme 1.Eldeki davada, verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu iş kazası nedeniyle sigortalının hak sahipleri tarafından davalı işverene karşı açılan tazminat dava dosyası kapsamında hükme esas alınan kusur raporunda, davalı işverenin %70, kazalının %15,kazada vefat eden diğer işçi ...'in %15 oranında kusurlu olduklarının belirlendiği, dosya kapsamında hükme esas olmak üzere alınan kusur raporunda ise davalı işverenin %100 kusurlu bulunduğu,anılan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ve değerlendirme sonucu karar verildiği anlaşılmaktadır. 2.Bu sebeple Mahkemece, anılan tazminat dosyası ile işbu dosya kapsamında alınan kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken hatalı kusur raporuna dayanılarak hüküm tesisi hatalıdır. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.