9. Ceza Dairesi 2023/4115 E. , 2023/3116 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve y
**9. Ceza Dairesi 2023/4115 E. , 2023/3116 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2021/454 Esas, 2022/261 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/1409 Esas, 2022/1363 Karar sayılı kararında ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Temyiz İsteminde Özetle Cinsel yönden mağdure ile rızası dışında birlikte olmadığını, mağdurenin cinsel suç yönünden gerçeklerin ortaya çıkması için muayeneyi kabul etmediğini, hukuk ve yasaya aykırı kararın bozulmasını ve beraatini talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; ''Katılanın ve sanığın beyanları incelendiğinde; cinsel ilişki konusunda herhangi bir tereddütün olmadığı ancak yaşanan cinsel ilişkinin rızaya dayalı olup olmadığı hususunda farklı beyanlarda bulundukları anlaşılmıştır. Katılanın gerek soruşturma gerekse yargılama aşamasında yaşadığı olayı ayrıntısıyla anlattığı, katılanın olay günü sanığın kendisini arabadan indirdiği sırada yere düştüğünü ancak sanığın buna aldırış etmeden kendisini yere yatırdığı ve kollarını tutarak kendisi ile cinsel ilişkiye girdiğini beyan ettiği, olay yaşandıktan sonra aynı gün hemen katılanın hastaneye gittiği, orada bulunan arkadaşlarına başından geçen olayı anlattıktan sonra doktora muayene olduğu ve katılanda yapılan muayene sonucu düzenlenen adli raporda katılanda; Hastada olay sonucunda; sol ön kolda ve sol kolda, sağ kalçada ekimoz (cilt-cilt altı kanama), sol göğüs yarısında ekimoz, kaburgalarda hassasiyeti, pelvik ağrı olarak tanımlanan klinik bulgu ve lezyonlar, sağ kolda, sol kolda, sol ön kolda, sol el bileğinde, boyunda hassasiyet meydana geldiği, eldeki tıbbi bulgular değerlendirildiğinde meydana gelen lezyon ve klinik bulguların; a) Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, vücutta kemik kırığına neden olmadığının belirtildiği, katılanın bahsettiği sanığın, kendisine fiziksel zorlamalarda bulunduğuna dair beyanın söz konusu bu rapor ile desteklendiği, katılanın yaşadığı bu cinsel saldırı olayını sanığın yanından ayrılır ayrılmaz çalışmış olduğu Çeşme Devlet Hastanesine giderek hemen iş arkadaşlarına anlattığı, katılanın iş arkadaşı olan ... \*\*\* isimli şahsın yargılama aşamasında tanık sıfatıyla alınan beyanlarında özetle; olay günü katılanın mesai saatinde işe gelmediğini, kendisinin de sormak için telefon ile katılanı aradığı ancak telefonu kapalı olduğu için ulaşamadığını, daha sonra katılanın vefat eden arkadaşları ... \*\*\*'ı aradığını öğrendiğini, sonra katılanı odasına çağırdığını ve saat 10:15 civarında katılanın odasına geldiğini, katılanın, kendisine; "ismini söylemediği bir şahsın hastaneye getireceğini söyleyerek başka bir yere götürdüğünü, orada zorla alıkoyduğunu, cep telefonunu aldığını" ağlayarak anlattığını, bu sırada katılanın halinin perişan olduğunu ve ağladığını ancak kendisinin bizzat kendi gözüyle bir şey görmediğini, katılanın, kendisine bir şahsın saldırdığını söylediğini ancak cinsel bir eylemini anlatmadığını, kendisinin de bunun üzerine katılanı acile yönlendirdiğini beyan ettiği, bu kapsamda yargılama aşamasında beyanları alınan tanık ...'in beyanlarının katılanın beyanları ile aynı doğrultuda olduğu, katılanın başından geçen bu cinsel saldırı olayını hemen arkadaşlarına anlattığı ve aynı gün hemen sanıktan şikayetçi olduğu, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarının dosyadaki adli rapor ve tanık beyanı ile desteklendiği, katılanın, sanık ile öncesinde rızaen cinsel birliktelik yaşadığını söylemesine rağmen olay tarihinde sanığın, kendisi ile zorla cinsel ilişkiye girdiğini beyan etmiş olması karşısında katılanın beyanlarında samimi olduğu anlaşıldığından katılanın beyanlarına itibar edilmesi gerektiği yönünde mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmuştur. Her ne kadar sanık, katılan ile katılanın rızası ile söz konusu cinsel birlikteliğin yaşandığını bu nedenle de üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş ise de; sanığın, katılan ile Ilıca plajında konuştuğu daha sonra ise katılanı arabaya bindirerek ıssız bir yere götürmesi, sanığın cinsel ilişki öncesi yaşanan olaylara ilişkin beyanları ile bu olaylar çerçevesinde cinsel ilişki aşamasına nasıl gelindiğine ilişkin beyanlarının gerçekçi ve inandırıcı olmadığının anlaşılmış olması karşısında sanığın, temelinde kendisini suçtan kurtarmaya yönelik, çelişkili beyanlarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Tüm bu açıklamalara göre; Sanığın hayatın olağan akışına uygun olmayan, çelişkili savunmaları, olay tarihinde katılanın yaşadığı cinsel saldırıyı aynı gün hemen iş arkadaşlarına anlattığı, katılan hakkında düzenlenen doktor raporları, tanık beyanları ve dosyadaki diğer deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sanığın, katılanı istemediği halde ıssız bir yere götürdüğü, burada sanığın, katılanı arabadan indirerek pantolonunu yırttığı ve alt kıyafetlerini çıkartarak yere yatırdığı, bu sırada sanığın, katılanın kollarını tutarak kendi cinsel organını katılanın cinsel organına (vajinasına) sokmak suretiyle zorla cinsel ilişkiye girdiği böylelikle sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği anlaşıldığından atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiş'' şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 10.10.2022 tarihli ve 2022/1409 Esas, 2022/1363 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.