3. Hukuk Dairesi 2024/2198 E. , 2025/1404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/54 E., 2021/87 K. DAVA TARİHİ : 27.11.2013 Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA D
**3. Hukuk Dairesi 2024/2198 E. , 2025/1404 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/54 E., 2021/87 K. DAVA TARİHİ : 27.11.2013 Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı şirketin çeşitli kimya ve demir çelik ürünlerinin ithalat ve ihracatını gerçekleştiren şirket, davalı ...'in şirketin gümrük ve diğer resmi makamlardaki işlerini takip eden gümrük müşavirliği yetkilisi ve vekili, davalı ...'in Gebze mal müdürü, davalı ...'in ise muhasebe memuru olduğunu, davalı şirketin gerçekleştireceği gümrük işlemlerine ilişkin teminat olmak ve gümrük beyannamesinden doğacak vergilere veya vadesi geçmiş diğer vergi borçlarına mahsup edilmek ya da vergiden muaf durumlarda ilgili gümrük idaresinin talimatı doğrultusunda iade edilmek üzere 14.08.2007 tarihinde gümrük vezne alındısı ile 134.083,98 TL yatırdığını, davalı şirketin gümrük işlemlerini gerçekleştirmesinden sonra ilgili gümrük idaresinin yazılı talimatı doğrultusunda yatırdığı miktarın iade edilmesi ya da borcundan mahsup edilmesi gerekirken, gümrük idaresinin herhangi bir yazılı talimatı olmamasına rağmen yatırılan miktarın 22.08.2007 tarihli muhasebe işlem fişi ile şirket vekili davalı ... adına düzenlenen çek ile iade edildiğini, daha sonra da 18.09.2007 tarihli muhasebe fişi ile bu miktarın şirketin gümrük vergilerinden mahsup edildiğini, bu şekilde davalı şirket ve vekili sebepsiz zenginleşirken kamunun zarara uğratıldığını, muhasebe işlemlerini gerçekleştiren muhasebe memuru davalı ... ile ödemenin yapılmasını sağlayan mal müdürü davalı ...'in oluşan kamu zararından sorumlu olduklarını, davalılara tebligat çıkartılarak oluşan kamu zararının giderilmesi için rızaen ödeme yapılması istenilmiş ise de davalıların kabul etmediğini ileri sürerek; 134.083,98 TL’nin 18.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen ve müşereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; belirtilen tarihlerde gümrüklerde yapılan tahsilatların mal müdürlüklerince online sistem üzerinden görülebilmesinin mümkün olmadığını, alacaklının gümrüklerdeki saymanlıktan aldığı beyannameyi göstermesi üzerine işlem yapıldığını, daha sonra yeniden talepte bulunulması üzerine önceki işlemle irtibat kurulamadığından talebin yeniden yerine getirilebildiğini, iddia edilen mükerrer ödemenin bu şekilde meydana gelmiş olabileceğini, sorunun davacının yeterli sistem alt yapısını kuramamış olmasından kaynaklandığını, bu nedenle müvekkilinin veya diğer saymanlık personelinin sorumlu tutulamayacağını, mükerrer ödeme yapılan şirketten talepte bulunulması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili; müvekkilinin vekili davalı ...'in şirketi dolaylı olarak temsil ettiğini, parayı kendi adına başkası hesabına çektiğini, çekilen parayı şirkete verdiğinin ispatlanması gerektiğini, idarenin kusuru nedeniyle meydana gelen sonuçtan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ...; gümrük işlemlerinin hızlı yapılması ve maliyetlerin artmasının engellenmesi amacıyla başlangıçta saymanlık ya da malmüdürlüklerine depo edilen bedelden gümrük işlemleri sonucunda gümrük vergi ve resimlerinin ve varsa diğer vergilerin karşılandığını, artan kısımın olması halinde şirkete iade edildiğini, kendisinin o dönemde şirkette bu işleri takip eden sigortalı çalışan olduğunu, mal müdürlüğü yetkilerince kendisine söyleneni yaptığını, mahsup yapılabilmesi için önce çeki tahsil edip parayı mal müdürlüğüne teslim ettiğini, teslim fişini de mükellefe verdiğini, sebepsiz zenginleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.12.2015 tarihli kararıyla; gümrük beyannamesinden doğacak vergilere veya vadesi geçmiş diğer vergi borçlarına mahsup edilmek veya vergiden muaf durumlarda ilgili gümrük idaresinin talimatı doğrultusunda kendilerine iade edilmek üzere 14.08.2007 tarihli ve 0033039 no.lu gümrük vezne alındısı ile 134.083,98 TL yatırıldığı, daha sonra yatırılan 134.083,98 TL'nin önce 22.08.2007 tarihli ve ...yevmiye no.lu muhasebe işlem fişi ile teminat iadesi kapsamında firma adına yetkili vekil ... adına düzenlenen 22.08.2007 tarihli ve 221464 no.lu Ziraat Bankası A.Ş. Gebze Şubesi çeki ile nakit olarak iade edildiğini, daha sonra aynı 134.083,98 TL'nin 18.09.2007 tarihli ve *********** yevmiye no.lu muhasebe işlem fişi ile firmanın gümrük vergilerine mahsup edildiği, böylece davalı şirketin vergi olarak ödediği miktarın doğrudan vergi gelirleri hesabına kaydedilmemesi sonucu, daha sonra emanet hesabına aktarılan paradan yeniden vergi borcuna mahsup edilme işlemi ile 134.083,98 TL haksız zenginleştiğinin sabit olduğu, davalı ...'in şirketin vekili olduğu ve kamu zararı oluşmasına etkisinin bulunmadığı, amirin talimatı olmadığı halde teminatın iadesi veya vergi borcuna mahsup işlemlerin rutin halde uygulandığı, İdarenin ayrı bir gümrük birimi oluşturmaması, işlemi gerçekleştiren personelin belirli aralıklarla hizmet eğitimine alınmaması, özellikle 5018 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi ile sorumlulukları artan davalı mal müdürü ile muhasebe memurunun rutin hale gelen tek hesap üzerinde çalışmalarına her yıl Defterdarlık ve Sayıştay denetimi yoluyla müdahale edilmemesi nedeniyle olayda kusurlu olmadıkları, işlemi tesis eden görevlilerin davranışı ile zarar arasında nedensellik bağı bulunmadığı gerekçesiyle; 134.183,98 TL'nin haksız zenginleşmenin gerçekleştiği 18.09.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı şirketten tahsiline, diğer davalılar Çetin, Cengiz ve Nebahat hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili, davalı ... ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 04.04.2019 tarihli ilamıyla; 5018 sayılı Kanunun 50. maddesi ve Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 256. maddelerinde belirlenen belgeler eklenmeksizin ve usulüne uyulmadan davalı şirket adına vekaleten çalışan Çetin'in talebi üzerine iade yapılarak kamu zararının oluştuğu, muhasebe fişini düzenleyerek imzalayan muhasebe memuru Nebahat ile fişi imzalayıp onaylayarak hatalı ödemenin yapılmasını sağlayan ve Gebze Gümrük Müdürlüğünün tahsilat ve ödeme işlerinden sorumlu olan mal müdürü Cengiz'in kusurlu olduğu, dolayısıyla zarardan davalı şirket yanında davalı ... ile Cengiz'in de sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle, hükmün davacı yararına bozulmasına, davalı şirket ile Cengiz'in temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 134.183,98 TL'nin haksız zenginleşmenin gerçekleştiği 18.09.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı şirket ve Nebahat ile davalı ...'in yargılama sırasında ölmesi üzerine davaya dahil edilen mirasçıları Mete, Selma ve Selahattin Mert'ten tahsiline, diğer davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı ...'in, davalı şirketin vekili olması nedeniyle vekil olarak yaptığı işlerin sonuçlarından sorumlu tutulması gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kurum zararının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece; uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş olmasına, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine imkan bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz talebinin reddi ile usul ve yasaya uygun mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.