Başvuru, bir kişinin kamu görevlilerince kasten öldürülmesi ve bu olayla ilgili etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, bir kişinin kamu görevlilerince kasten öldürülmesi ve bu olayla ilgili etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/12/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuşlardır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Hediye Düşkün'ün eşi, diğer başvurucuların babası A., 18/5/1994 günü saat 00-30 sıralarında, uzun namlulu otomatik silah taşıyan -birisi hücum yelekli ve telsizli- iki kişi tarafından Şırnak ili Cizre ilçesinde bulunan evinden alınıp beyaz renkli bir otomobile bindirilmiş ve bilinmeyen bir yere götürülmüştür. A.nin cesedi Nusaybin İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerince 20/5/1994 günü saat 30 sıralarında Söğütlü köyü Sayar mezrası civarındaki E-90 kara yolu kenarındabulunmuştur. Ceset üzerinde cesedin kime ait olduğunu tespite imkân veren herhangi bir belge bulunmamıştır.A. Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığınca Yürütülen Soruşturma Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı) olayla ilgili resen soruşturma başlatmış ve ivedilikle ölü muayenesi işlemi yapmıştır. İşlem sonunda, ölü muayenesi yapılan kişinin üç gün kadar önce öldüğü, ölüm sebebinin ateşli silah yaralanmasına bağlı harabiyet olduğu ve kesin ölüm sebebi ile ölüm zamanının tespit edilmesi nedeniyle klasik otopsi işlemine gerek bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Ölü muayenesi işleminden sonra ceset koku nedeniyle gömülmüştür. A.nin annesi R. 25/5/1994 tarihinde Girmeli Jandarma Karakol Komutanlığına müracaat etmiş ve 18/5/1994 günü saat 00 sıralarında Şırnak ili Cizre ilçesindeki evlerinin önüne beyaz renkli bir otomobil geldiğini, otomobildeniki kişi indiğini, bunlarda uzun namlulu otomatik silahlar bulunduğunu, bu kişilerden birisinin hücum yelekli ve telsizli olduğunu, oğlu A.nin bu kişilerce alınıp götürüldüğünü beyan etmiştir. Ayrıca R., A.nin eşkâlini vermiş ve ona ait kıyafetleri tarif etmiştir. Bunun üzerine cesetten çıkarılan kıyafetler R.ye gösterilmiş; R. kıyafetlerin A.ye ait olduğunu teşhis etmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı 27/5/1994 tarihinde, ölene ait fotoğrafları göstererek R.ye teşhis işlemi yaptırmıştır. R., fotoğraflardaki kişiyi oğlu A. olarak teşhis etmiştir. İfadesine başvurulan R., A.nin Şırnak ili Merkez ilçesi Damlarca köyünün muhtarı olduğunu, güvenlik güçlerinin uyarıları üzerine güvenlik güçleri ile terör örgütü mensupları arasında yaşanacak çatışmalardan zarar görmemeleri için Cizre'ye taşındıklarını, 18/4/1994 günü saat 30 sıralarında evlerine gelen üzerlerinde terör örgütü mensuplarınca giyilen kıyafet bulunan silahlı iki kişinin A.yi zorla beyaz bir otomobile bindirip götürdüklerini, devlet yanlısı olması nedeniyle A.nin terör örgütü mensuplarınca cezalandırıldığını ifade etmiştir. Birkaç soruşturma işleminden sonra Cumhuriyet Başsavcılığı, eylemin yasa dışı terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirildiği ve bu nedenle soruşturma görevinin Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına (DGM Cumhuriyet Başsavcılığı) ait olduğu gerekçesiyle 1/6/1994 tarihinde görevsizlik kararı vermiş ve soruşturma dosyasınıDGM Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. DGM Cumhuriyet Başsavcılığı, suç faillerinin zamanaşımı süresi doluncaya kadar aranması amacıyla 27/5/2004 tarihinde daimî arama kararı vermiştir. Daimî arama kararı uyarınca kolluk görevlilerince zaman zaman düzenlenen, faillerin tespit edilemediğine ve faillerin kimliğinin tespitine çalışıldığına ilişkin tutanaklar DGM Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun maddesi gereği kurulan mahkemeler ile cumhuriyet başsavcılıklarının görevlerine son verildiğinden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (TMK madde ile görevli)11/3/2014 tarihinde yetkisizlik kararı vermiş ve soruşturma evraklarını Cumhuriyet Başsavcılığa göndermiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı, dava zamanaşımı süresinin yirmi yıl olduğu ve bu sürenin 20/5/2014 tarihinde dolduğu gerekçesiyle 18/7/2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Başvurucular diğer itirazları yanında, var olduğunu iddia ettikleri Jandarma İstihbarat Terörle Mücadelenin (JİTEM) mensuplarınca A.nin götürüldüğünü de ileri sürüpkovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etmişlerdir. Bahse konu itiraz, Mardin Sulh Ceza Hâkimliğinin 10/11/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar başvurucular tarafından 1/12/2014 tarihinde öğrenilmiş olup başvuru 26/12/2014 tarihinde yapılmıştır. B. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca Yürütülen Soruşturma Başvurucu Hediye Düşkün 26/3/2009 tarihinde Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına bir dilekçe vermiş ve o güne kadar korkudan eşinin ölümüyle ilgili herhangi bir başvuru yapamadığını bildirmiş ve eşinin öldürülmesiyle ilgili şikâyetiniifade etmiştir. Aynı gün Sor. 2009/430 sayılı soruşturma kapsamında ifadesi alınan başvurucu Hediye Düşkün; olay günü eşi, eşinin annesi ve eniştesi ile birlikte evde olduklarını, eşinin kimliği kontrol edilerek iki kişi tarafından beyaz renkli bir arabaya bindirilip götürüldüğünü, bu kişilerden birinde uzun namlulu, otomatik bir silah ve tabanca bulunduğunu, diğer şahısta ise silah bulunmadığını, götürüldükten üç gün sonra eşinin cesedinin bulunduğunu ifade etmiştir. İfade sırasında başvurucu Hediye Düşkün'e Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğünden temin edilen ve her birine ayrı numara verilen dokuz resim gösterilmiştir. Başvurucu Hediye Düşkün, eşini götüren kişilerin resimlerdeki kişilerden herhangi birisi olmadığını söylemiştir. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı 19/3/2010 tarihinde, başvurucu Hediye Düşkün'ün ifadesinde geçen kişilerden T.nin tanık sıfatıyla ifadesini almıştır. T., olay günü başvurucuların evlerinin önüne beyaz renkli bir aracın geldiğini, bir kişinin araçta durduğunu, uzun namlulu, otomatik bir silah ile tabanca taşıyan bir başka şahsın ise kimlik kontrolü yaptığını, bu kişilerin A.yi araca bindirip götürdüklerini ve bahse konu şahısları görse teşhis edemeyeceğini beyan etmiştir. 8/12/2011 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına bir müzekkere yazan Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı, A.nin öldürülmesi ile ilgili bilgi ve belge istemiştir. Söz konusu bilgi ve belgeler Cumhuriyet Başsavcılığınca 18/1/2012 tarihinde gönderilmiştir. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı, Sor. 2009/430 sayılı soruşturmaya konu suçları soruşturma görevinin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına (TMK madde ile görevli) ait olduğu gerekçesiyle 6/2/2013 tarihinde görevsizlik kararı vermiştir. Görevsizlik kararında suç vasfı "örgüt faaliyeti kapsamında kasten öldürme" olarak belirtilmiştir. 6526 sayılı Kanun uyarınca 3713 sayılı Kanun'un maddesi gereği kurulan mahkemeler ile cumhuriyet başsavcılıklarının görevlerine son verildiği gerekçesiyleDiyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (TMK madde ile görevli) 20/3/2014 tarihinde yetkisizlik kararı vermiş ve soruşturma evraklarını Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. Başvurucular vekilleri aracılığıyla verdikleri 18/8/2014 havale tarihli dilekçe ile Cizre Cumhuriyet Başsavcılığından soruşturma dosyasının fotokopisini almışlardır. Başvuru tarihi itibarıyla Cizre Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma derdest olup başvurucular, inceleme tarihine kadar soruşturmanın akıbetiyle ilgili Anayasa Mahkemesine herhangi bir bilgi vermemiştir.