başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir a uyuşmazlığın arka planı başvurucu muğlanın bodrum ilçesine bağlı bitez beldesindeki ada parsel sayılı taşınmazın hisseli malikidir başvuru numarası karar tarihi bu taşınmaz numaralı kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulunun tarihli kararı ile derece doğal sit alanı olarak belirlenmiştir başvurucu tarihinde numaralı kültür ve tabiat varlıklarını koruma kuruluna başvurarak taşınmazıyla ilgili alınmış herhangi bir kar
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir a uyuşmazlığın arka planı başvurucu muğlanın bodrum ilçesine bağlı bitez beldesindeki ada parsel sayılı taşınmazın hisseli malikidir başvuru numarası karar tarihi bu taşınmaz numaralı kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulunun tarihli kararı ile derece doğal sit alanı olarak belirlenmiştir başvurucu tarihinde numaralı kültür ve tabiat varlıklarını koruma kuruluna başvurarak taşınmazıyla ilgili alınmış herhangi bir karar olup olmadığını sormuş aynı günlü işlemle tarihli karar kendisine verilmiştir başvurucu bu kez taşınmazı için alınmış olan sit kararının kaldırılması istemiyle tarihinde başvuruda bulunmuş başvuru tarihli işlemle reddedilmiştir b tarihli koruma bölge kurulu kararına karşı açılan davası başvurucu daha sonra sit kararının tekrar gözden geçirilmesi istemiyle muğla kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kuruluna koruma bölge kurulu tarihinde başvuruda bulunmuş talep reddedilmiştir başvurucu koruma bölge kurulunun tarihli kararının iptali istemiyle kültür ve turizm bakanlığı aleyhine muğla mahkemesinde mahkeme dava açmıştır mahkeme tarihinde davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar vermiş bu karar danıştay altıncı dairesince tarihinde onanmıştır c tarihli koruma bölge kurulu kararına karşı açılan davası başvurucu tarihinde ise günün şartlarının değiştiğini belirterek anılan taşınmazın doğal sit alanından çıkarılması talebiyle kültür ve turizm bakanlığına bir başvuru daha yapmıştır koruma bölge kurulu söz konusu parselde derece doğal sit özelliğinin devam ettiği hususuna vurgu yaparak tarihinde başvurunun reddine karar vermiştir başvurucu koruma bölge kurulunun tarihli kararının iptali istemiyle kültür ve turizm bakanlığı aleyhine mahkeme nezdinde dava açmıştır mahkemece tarihinde mahallinde teknik bilirkişilerle birlikte keşif yapılmıştır mimarlığı bölümü biri de coğrafya bölümü öğretim üyesi olan üç akademisyenden oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen ve tarihinde mahkemeye sunulan raporda bölgenin derece doğal sit alanı tanımına uygun özelliklere sahip olmadığı ve parselin sit derecesinin değiştirilerek derece doğal sit alanı kapsamına alınması durumunda doğal sit bütünlüğünün etkilenmeyeceği görüşü ifade edilmiştir mahkeme tarihinde bilirkişi raporundaki görüşe istinaden dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulüne karar vermiş ve idari işlemin iptaline hükmetmiştir karar danıştay dairesince daire tarihinde onanmış karar düzeltme istemi de aynı dairece tarihinde reddedilmiştir başvuru numarası karar tarihi d tarihli koruma bölge kurulu kararına karşı açılan davası koruma bölge kurulu tarihinde mezkur taşınmazda tespit edilen kült alanına ait kaya kütlelerinin anıt eser olarak tescil edilmesine ve çevresinde metrelik koruma alanı bırakılmasına karar vermiştir başvurucu koruma bölge kurulunun tarihli kararının iptali istemiyle kültür ve turizm bakanlığı aleyhine aynı mahkeme nezdinde bir dava daha açmıştır mahkeme tarihinde bilirkişi raporundaki görüşe istinaden taşınmaz üzerinde ve çevresinde arkeolojik bulguya rastlanmadığı ve kaya kütlelerinin anıt eser olarak değerlendirilemeyeceği gerekçelerine yer vererek davanın kabulüne karar vermiş ve dava konusu idari işlemin iptaline hükmetmiştir karar danıştay dairesince tarihinde onanmıştır bu karara karşı karar düzeltme talebinde bulunulmuş olup dava hâlen derdesttir e tam yargı davası süreci başvurucu bu defa koruma bölge kurulunun ve tarihli kararlarına ilişkin tesis edilen işlemlerin yargı kararları ile iptal edildiğinden bahisle maddi ve manevi tazminat talebiyle aynı mahkemede tarihinde çevre ve şehircilik bakanlığı aleyhine tam yargı davası açmıştır mahkeme tarihinde davanın reddine karar vermiştir kararın gerekçesinde koruma bölge kurulunun anılan kararlarıyla ilgili olarak iptal kararları verilmiş ise de idari işlemlerin tesis edildikleri anda hukuka uygunluk karinesinden yararlandığı belirtilmiştir mahkeme hukuka aykırılığın ancak yargı kararlarıyla ortaya konulabileceğini kabul etmekle birlikte idarelerin hukuka ve mevzuata aykırı bulunarak iptal edilen her işleminin tazmin sorumluluğu yaratmayacağını ancak açık bir şekilde kişisel husumet veya siyasi saiklerle işlem tesis edilmesi durumunda tazmin sorumluluğunun gündeme gelebileceği hususuna vurgu yapmıştır diğer taraftan mahkeme iptal kararı verilen dava dosyasındaki bilirkişi raporunda taşınmazın derece doğal sit özelliklerini gösterdiğinin ortaya konulduğunu bunun da idarenin başvurucunun iddia ettiği gibi zarar kastı ile hareket etmediğinin kanıtı olduğunu ifade etmiştir mahkeme başvurucunun mağdur edilmesi ya da doğrudan başvurucuya yönelik ağır bir durumun varlığından söz edilemeyeceğini belirterek maddi tazminat ödemesini gerektiren şartların oluşmadığı sonucuna varmıştır mahkeme ayrıca kişilik haklarına doğrudan bir saldırı ve başvurucunun anılan işlem nedeniyle acı ve üzüntüye düştüğünden veya şeref ve haysiyetinin incindiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle manevi tazminatın da ödenmemesine karar vermiştir karar dairece tarihinde onanmış karar düzeltme istemi de aynı dairenin tarihli kararıyla reddedilmiştir nihai karar tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur başvuru numarası karar tarihi iv hukuk a ulusal hukuk tarihli ve sayılı kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununun ve kısaltmalar kenar başlıklı maddesinin ilgili bölümü şöyledir kültür varlıkları tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim kültür din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklardır sit tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup yaşadıkları devirlerin sosyal ekonomik mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır doğal tabii sit jeolojik devirlere ait olup ender bulunmaları nedeniyle olağanüstü özelliklere sahip yer üstünde yer altında veya su altında bulunan korunması gerekli alanlardır sayılı kanunun müdahale ve kullanma yasağı kenar başlıklı maddesi şöyledir koruma yüksek kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez esaslı onarım inşaat tesisat sondaj kısmen veya tamamen yıkma yakma kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır sayılı kanunun ve tescil kenar başlıklı maddesinin ilgili bölümü şöyledir korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti kültür ve turizm bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur tespit ve tescil ile ilgili usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir sayılı kanunun bölge kurullarının görev yetki ve çalışma şekli kenar başlıklı maddesinin ilgili bölümü şöyledir koruma bölge kurulları koruma yüksek kurulunun ilke kararları çerçevesinde olmak kaydıyla aşağıdaki işleri yapmakla görevli ve yetkilidir b korunması gerekli kültür varlıklarının gruplandırılmasını yapmak c sit alanlarının tescilinden itibaren üç ay içinde geçiş dönemi yapı şartlarını belirlemek başvuru numarası karar tarihi tarihli ve sayılı resmî gazetede yayımlanan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının tespit ve tescili hakkında yönetmelik ve tanımlar kenar başlıklı maddesinin ilgili bölümü şöyledir tabii sit ilginç özellik ve güzelliklere sahip olan ve ender bulunan korunması gerekli alanları ve taşınmaz tabiat varlıklarını eder değerlendirme kıstasları kenar başlıklı maddesinin ilgili bölümü şöyledir taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarından korunması gereklilerinin tespitinde aşağıdaki hususlar gözönünde bulundurulur j tarihi sitler için yazılı bilgi ve tarihi araştırmalar sonucunda önemli tarihi olayların cereyan ettiği hususunun sabit olması tarihli ve sayılı arkeolojik sitler koruma ve kullanma koşulları ile kararının ilgili bölümleri şöyledir arkeolojik sit varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski yer altında yer üstünde ve su altındaki ürünlerini yaşadıkları devirlerin sosyal ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlardır derece arkeolojik sit korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır tarihli ve sayılı kültür ve tabiat varlıklarını koruma yüksek kurulunun doğal tabii sitler koruma ve kullanma koşulları ile kararının kararı ilgili bölümleri şöyledir doğal tabii sit jeolojik devirlerle tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli yer üstünde yer altında veya su altında bulunan korunması gerekli alanlardır bu alanlarda yapılacak tespit çalışmalarında alanın özelliğine göre ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınması esastır derece doğal tabii sit bilimsel muhafaza açısından evrensel değeri olan ilginç özellik ve güzelliklere sahip olması ve ender bulunması nedeniyle kamu yararı açısından mutlaka korunması gerekli olan korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak alanlardır bu alanlarda bitki örtüsü topografya silüet etkisini bozabilecek tahribata yönelik hiçbir eylemde bulunulamayacağına ancak a kesin yapı yasağı olmakla birlikte resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu olan alanlarda teknik altyapı hizmetleri kanalizasyon açık otopark telesiyej teleferik içme suyu enerji nakil hattı telefon hattı doğalgaz hattı gsm baz istasyonu ve benzeri uygulamalarının koruma bölge kurulunun uygun göreceği şekliyle yapılabileceğine başvuru numarası karar tarihi b ölçekli çevre düzeni planı veya ölçekli nazım planı doğrultusunda hazırlanacak projesine göre ilgili koruma kurulundan izin almak koşulu ile halka açık rekreasyon amaçlı günübirlik tesisler lokanta büfe kafeterya soyunma kabinleri wc gezi yolu açık otopark ve benzeri ile alanın ve çevrenin özelliklerinden kaynaklanan faaliyetlerin korunması ve geliştirilmesi amacına yönelik yapıların iskele balıkçı barınağı bekçi kulübesi ve benzeri yapılabileceğine c alanın doğal bitki dokusunu değiştirmeden orman genel müdürlüğünün ilgili biriminden alınacak uygun görüş doğrultusunda koruma kurulunca ağaçlandırmaya izin verilebileceğine ç kar ve rüzgar devrikleri doğal afetlerden etkilenmiş hastalanmış veya kıymet ağacı olmayan ağaçlar ile ormanların bakımı ve doğal dengenin korunmasını sağlamak amacıyla orman genel müdürlüğünün ilgili biriminden alınacak teknik rapor doğrultusunda ağaç kesimine koruma kurulunca izin verilebileceğine d orman alanlarında yangın için gerekli koruma önlemlerinin ilgili kuruluşlarca alınmasına e taş toprak kum alınmamasına kireç taş tuğla mermer kum maden vb ocakların açılmamasına toprak curuf çöp sanayi atığı ve benzeri malzemenin dökülmemesine ancak sit kararı ilanından önce ruhsat almış olan işletmelerde sahanın rehabilite edilerek yasal süresi içinde işlerinin tasfiyesine f doğal dengenin devamlılığının sağlanması amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri doğrultusunda alanın özelliğinden kaynaklanan faaliyetlerin koruma kurulu izni doğrultusunda sürdürülebileceğine g bu alanların korunmasını sağlamak amacına yönelik her türlü bilgi verici uyarı levhalarının konulmasına bu alanlardaki koruma önlemlerinin ilgili kuruluş ve yerel yönetimlerce alınmasına mevcut tescilli ve tescilsiz yapıların bakım ve onarımlarının yürürlükteki ilke kararları doğrultusunda yapılabileceğine derece doğal tabii sit doğal yapının korunması ve geliştirilmesi yanında kamu yararı gözönüne alınarak kullanıma açılabilecek alanlardır bu alanlarda turizm yatırım ve turizm işletme belgeli turistik tesisler ile hizmete yönelik yapılar dışında herhangi bir yapılaşmaya gidilemeyeceğine a kullanıma açılacak bölgelerde geçici dönem yapılanma koşullarının ilgili kurumların görüşleri alınarak koruma kurullarınca belirlenmesine bu belirlemede varsa çevre düzeni planı veya nazım plan kararları ile arazinin topografya peyzaj silüet vb karakteristiklerinin gözönünde tutulmasına ancak hazırlanacak koruma amaçlı planı kriterlerini etkileyebilecek nitelik ve yoğunluktaki uygulamalara koruma amaçlı planı yaptırılmadan izin verilemeyeceğine b taş toprak kum alınmamasına kireç taş tuğla mermer kum maden vb ocakların açılmamasına toprak curuf çöp sanayi artığı ve benzeri malzemenin dökülmemesine ancak sit kararı ilanından önce ruhsat almış olan işletmelerde sahanın rehabilite edilerek yasal süresi içinde işlerinin tasfiyesine başvuru numarası karar tarihi c doğal dengenin devamlılığının sağlanması amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri doğrultusunda alanın özelliğinden kaynaklanan faaliyetlerin koruma kurulu izni doğrultusunda sürdürülebileceğine ç mevcut tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilmesinin yanısıra koruma kurulundan izin almak koşuluyla yeni tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin yapılabileceğine karar verildi b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesine sözleşme ek nolu protokolün mülkiyetin korunması kenar başlıklı maddesi şöyledir her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez ve kararına konu olayda başvurucuların taşınmazlarının imar planı çerçevesinde kamulaştırılması öngörülerek on iki ve yirmi beş yıl süren inşaat yasakları uygulanmıştır avrupa hakları mahkemesi bu taşınmazlar henüz kamulaştırılmadığından mülkten yoksun bırakmanın söz konusu olmadığını gerçek anlamda bir kamulaştırmanın olmadığı ve dolayısıyla mülkiyetin devredilmediği bu gibi durumlarda görünenin arkasına bakılması ve şikâyet edilen hususta gerçek durumun ne olduğunun araştırılması gerektiğini belirtmiştir bu bağlamda getirilen kamulaştırma tedbirlerinin taşınmazlar üzerindeki sınırlandırıcı etkilerinden söz etmiş ve bu tedbirlerin taşınmazların değerinde olumsuz etkiye yol açtığını başvurucuların taşınmazlarından dilediği gibi yararlanmaları veya kullanmalarının önemli ölçüde kısıtlandığını vurgulamıştır bu gibi kamulaştırma izinlerinin genel kamulaştırma sürecinin ilk aşaması olması nedeniyle kontrol amacı da gütmediğini belirterek müdahaleyi mülkiyetten barışçıl yararlanma ilkesine ilişkin birinci kural çerçevesinde incelemiştir sonuç olarak kamulaştırma tedbirlerinin uygulandığı sürenin uzunluğu ve bu süre içinde getirilen kısıtlamalar nedeniyle başvuruculara şahsi olarak aşırı bir külfet yüklendiği kanaatiyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna varmıştır ve b no v