Başvuru, faaliyetin katma değer vergisinden istisna tutulmasına rağmen tarhiyat yapılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, faaliyetin katma değer vergisinden istisna tutulmasına rağmen tarhiyat yapılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 25/8/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin belirgin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Uyuşmazlığın Arka Planı Başvurucu, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı Halide Edip Adıvar Ortaokulu Okul Aile Birliği (Birlik) ile yapmış olduğu sözleşme uyarınca okulda bulunan kantinin işletmecisidir. Başvurucu ve Birlik arasında yapılan sözleşmenin maddesinde toplam kira bedelinin hangi oranlarda Mal Müdürlüğü, İl ve İlçe Millî Eğitim Müdürlükleri ile Birlik hesabına yatırılacağı açıkça düzenlenmiştir. Ankara Vergi Dairesinin talebi üzerine başvurucu 2017/2 dönemi için 3/3/2017 tarihinde katma değer vergisi (KDV) beyannamesini vermiştir. Başvurucu 16/3/2017 tarihinde ihtirazi kaydını içeren düzeltme beyannamesini sunmuştur. Ankara Vergi Dairesi, 2017 yılı Şubat ayı dönemi için sunmuş olduğu beyanname uyarınca 3/3/2017 tarihinde başvurucuya toplam 222,70 TL KDV tahakkukunda bulunmuştur.B. Bireysel Başvuruya Konu Yargılama Süreci Başvurucu 25/3/2017 tarihinde yapılan tahakkuk işleminin iptali için Ankara Vergi Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Başvurucu; dava dilekçesinde, sürdürmüş olduğu faaliyetin KDV istisnalarından birini oluşturduğunu, idarenin yapmış olduğu işlemin kanuni bir dayanağının bulunmadığını ve bu hususun yargı kararlarıyla birçok kez ortaya konulduğunu iddia etmiştir. Mahkeme 29/6/2017 tarihinde, istinaf yolu kapalı olmak üzere davanın reddine karar vermiştir. Mahkeme kararının gerekçesinde; başvurucunun 3/3/2017 tarihli beyannameyi ihtirazi kayıt koymaksızın verdiği, KDV'nin bu beyanname uyarınca tarh edildiği, pişmanlık hükümlerine göre ihtirazi kayıt konulmak amacıyla pişmanlık beyannamesi düzenlenmeyeceği ve mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları hususlarına yer verilmiştir. Nihai karar 27/7/2017 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu 25/8/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.