10. Hukuk Dairesi 2024/5117 E. , 2024/5534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2211 E., 2023/1185 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/983 E., 2021/14 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye
**10. Hukuk Dairesi 2024/5117 E. , 2024/5534 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2211 E., 2023/1185 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/983 E., 2021/14 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı iş yeri sigortalılarından ...’ın 28.09.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiği, hak sahiplerine 386,00 TL cenaze yardımı ve 345.436,86 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlanmak suretiyle toplam 345.822,86 TL Kurum zararının meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olması nedeniyle hakkında 5510 sayılı Kanun'un 21/1 ve 76 ncı maddelerin uygulanması gerektiği, İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/19 Esas 2014/470 Karar sayılı ceza davasında ... Kuseyirli’nin tali kusurlu bulunarak cezalandırılmasına ve HAGB’ne karar verildiği, bu kişi hakkında dava açma haklarını saklı tuttukları iddiasıyla belirsiz olan alacağın tespiti ile 345.822,86 TL Kurum zararından şimdilik 138.329,14 TL’nin onay ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın işveren mali mesuliyet sigortacısı Anadolu Anonim Türk Sigorta şirketine ihbarı gerektiği, İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/19 Esas 2014/470 Karar sayılı ceza davasında ... Kuseyirli’nin tali kusurlu bulunarak cezalandırılmasına ve HAGB’ne karar verildiği, soruşturma safhasında alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde ... işçinin kusurlu olduğunun belirlendiği, ... işçinin eğitimli ve işinde tecrübeli olduğu, davalıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı, iş yerinde işçi ve iş güvenliği tedbirlerinin alındığı, işçilere gerekli eğitim ve ekipmanların verildiği, ... işçini murislerine davalı tarafından kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti olarak 13.12.2013 tarihinde 20.935,00 TL, ayrıca maddi ve manevi tazminatı olarak 187.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacı Kurumun talep ettiği tazminatın fahiş olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; 28.09.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ... ...'nın ailesine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ve cenaze yardımı bakımından davacı Kurumun, ilk peşin sermaye değerli gelirler bakımından rücu edebileceği miktarın 103.746,86 TL olduğu, ilk peşin sermaye değerli gelirler yönünden Kurumun rücu edebileceği miktardan 103.631,06 TL'sinin tahsis tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan, cenaze yardımı ödemesi yönünden 115,80 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesi yönünde karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplam 103.631,06 TL PSD'nin onay ve tahsis tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, toplam 115,80 TL cenaze yardım ödemesinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikten davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigortalının hiç kusuru olmadığı, işverenin iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği bakımından ortamı sağlayamadığı, ortalama insan boyunu aşan istiflemede güvensiz çalışma olduğu, istifleme için uygun yer ve yetiştirilmiş operatör desteği olmadığı ve yeterince teknik eğitim verilmediği, kusuru raporunun yetersiz olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; %70 kusurun fahiş olduğu, kusur nispine göre hüküm kurulmasının yerinde olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olay 28.09.2013 tarihinde meydana gelmiş olup, Mahkemece aldırılan hesap bilirkişisinden alınan hesap raporları doğrultusunda peşin sermaye değerli gelir ve cenaze masrafı yönünden kazalının müterafik kusurunun derecesine göre meydana gelen zararın %10 nun sigortalısının müterafik kusuru (istifleme yerini doğru belirlemediği, üst üste iki takoz koyarak istifi düzeltmeye çalıştığı, riskleri değerlendirmediği gerekçesiyle) nedeniyle Kurum tarafından rücu edilemeyeceği, işverenin olayın oluşundaki ağır ihmali nedeniyle, tek başına oluşan zararın %80 oranında( işçiye istifleme konusunda yeterli eğitim vermediği, istif aralarına yeterli mesafe bırakmadığı, istifleme sırasında işaretçi bulundurmadığı ve çalışmaları yeterince denetlemediği gerekçeleriyle) 3 kişi ...'ın da 5510 sayılı Kanun'un 21/4 üncü maddesi düzenlemesine göre meydana gelen zararın yarısı tutarının, kazanın meydana gelmesine etki eden davranışındaki kusurunun derecesine göre tek başına %10 undan sorumlu (çalışan üzerindeki denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle), olması gerektiği kanaatine varıldığı; talebe konu alacaklarını ayrı ayrı belirtmemiştir ancak tüm ödemenin %40 ının talep edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile toplam 138.174,74 TL PSD'nin onay ve tahsis tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, toplam 154,40 TL cenaze yardım ödemesinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikten davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; olayın oluşunda davalıya atfedilecek kusur bulunmadığı, meydana gelen trafik kazasının oluşumunda kusurları olmadığı, iş güvenliği mevzuatının gerektirdiği tüm tedbirleri aldıkları, sigortalı ve üçüncü kişinin tam kusurunun illiyet bağını kestiği, Bölge Adliye Mahkemesinin kusur ve hesabını kabul etmedikleri iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle oluşan davacı Kurum zararının rücuen tahsiline ilişkin alacak davasıdır. 2.İlgili Hukuk 1. Davaya konu iş kazası 28.09.2013 tarihinde meydana gelmiş olup yasal dayanağı 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin 1 ve 4 üncü fıkrasıdır. 2. 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ilgili 1 inci ve 4 üncü fıkrası şöyledir: "İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. ... İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir. " 3. Değerlendirme 1. 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile işveren davalının, Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür. 2. Kusurun belirlenmesinde ise zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, tazminat davasında verilen kararın güçlü delil oluşturduğu hususu ile ceza davasında belirlenen maddi olguların bağlayıcı olacağı hususu da gözetilmek suretiyle sigortalı ile davalının ve varsa dava dışı kişilerin kusur oran ve aidiyetleri konusunda rapor alınması gereklidir. 3. Bu yasal düzenlemeler uyarınca iş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; maddi olayın özellikleri dikkate alınarak, ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır. 4. Somut olayda; davalı işverene ait çelikten tüp ve boru imalat iş yerinde 2005 yılından beri çalışmakta olan ve tavan vinç operatör belgesi bulunan sigortalının, boy kesme sahasında dilimlenmiş 55x440 cm ebadında ve 8 cam kalınlığında sacları tavan vinci ile istiflediği sırada istiflenen sacların altında bulunan kalasın kayması sonucu sacların altında kalarak öldüğü anlaşılmaktadır. 5. İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan kusur raporunda sigortalıya %70, işverene %30 kusur izafe edilmiştir. Ancak gerek hesap raporunda gerekse İlk Derece Mahkemesi kararında kusur oranları maddi hata ile yer değiştirilerek işveren %70 kusurlu kabul edilip talep hüküm altına alınmıştır. Öte yandan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından re'sen kusur belirlenmiş ve ceza yargılamasında kendisine tali kusur izafe edilen ancak hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dava dışı vardiya amiri üçüncü kişi ... Kuseyirli'ye de %10 kusur izafe edilip davalı işveren sorumluluğu %80 kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ne var ki; dava dışı üçüncü kişi hakkında ceza mahkemesinde verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı gibi iş yerinde yeterlilik belgesi bulunan vinç operatörüne kendi eylemleriyle neden olduğu iş kazası nedeniyle İlk Derece Mahkemesinde alınan kusur raporunda atfedilen kusur miktarı olayın oluşuna uygundur. Dolayısıyla söz konusu kusur raporu esas alınarak hüküm kurulması gerekirken, kusur oranlarında maddi hata ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.