8. Hukuk Dairesi 2019/2346 E. , 2019/4544 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin (Kıyı Kanunu Gereğince Açılan) Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, tapuda davalı adına kayıtlı 1454 parsel sayılı taşınmazın b…
**8. Hukuk Dairesi 2019/2346 E. , 2019/4544 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin (Kıyı Kanunu Gereğince Açılan) Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, tapuda davalı adına kayıtlı 1454 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını açıklayarak, bu kısmın tapu kaydının iptaline ve terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 1454 parselin bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaretlenen toplam 259,26 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Dava, davalı adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan bölümü bakımından tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılması isteğine ilişkindir. Hemen belirtilmelidir ki; 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun "kıyı kenar çizgisini" belirleme yöntemine ilişkin 5 ve 9. maddelerinin uygulanmasına yorum getiren ve görülmekte olan davalarda dikkate alınması zorunlu bulunan 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında "Kural olarak, mülkiyet hukuku yönünden kıyı kenar çizgisi belirlenmesi görevinin idari yargıya ait olduğu; ancak 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca idare tarafından kıyı kenar çizgisi belirlenmiş ve yazılı bildirime rağmen yasal süresinde idari yargıya başvurulmaması nedeniyle yargı yolunun kapanmış olması veya idare tarafından verilip kesinleşmiş karar bulunması durumlarında, bunlara uygun şekilde kıyı kenar çizgisinin adli yargı tarafından saptanması gerektiğine" işaret edilmiştir. 13.03.1972 tarihli ve 1970/7 -1972/4 Esas ve Karar no ile 28.11.1997 tarihli ve 1996/5-1997/3 Esas-Karar nolu Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarında kıyı, kıyı çizgisi ve kıyı kenar çizgisi kavramlarının bilimsel tanımlamaları yapılmış, hukuksal özellikleri ve işlevi belirlenmiştir. 3621 sayılı Kanun'un 5. ve 9. maddelerine göre de kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi zorunludur. Uzman bilirkişilerin, Yasa'nın ve İçtihadı Birleştirme Kararlarının emredici hükümleri dışında, hiçbir bilimsel incelemeye, araştırmaya ve verilere dayanmaksızın belirlenen kıyı kenar çizgisine itibar etmek doğru değildir. Değinilen İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamı ve 3621 sayılı Kanun'un 5. ve 9. maddelerinde öngörüldüğü biçimde üç jeolog ya da jeoloji mühendisinden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu ve tapu fen memuru aracılığıyla yerinde keşif yapılması, 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararı doğrultusunda bilimsel verilerden de yararlanılarak kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi zorunludur.