8. Hukuk Dairesi 2012/13286 E. , 2013/13630 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.09.2010 gün ve 378/357 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili ile davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, dava konusu 440 ada 3 parselin 3621 s…
**8. Hukuk Dairesi 2012/13286 E. , 2013/13630 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.09.2010 gün ve 378/357 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... vekili ile davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... vekili, dava konusu 440 ada 3 parselin 3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını açıklayarak tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, taşınmazın kıyı kenar çizgisi kapsamında kalmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece önceki kararda, hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmiş, ... vekilinin temyizi üzerine Yüksek Yargıtay 1.Hukuk Dairesince, hak düşürücü süreye yönelik temyiz itirazlarının reddine, yargılama giderleri konusundaki hataya işaret edilerek bozma sevk edilmiş, mahkemece bozmaya uyularak yeniden hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine, 545.82 TL. yargılama gideri, 1000 TL. avukatlık ücretinin davalı Belediyeden alınmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, mahkemenin kararı 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2. maddesi ile 3402 sayılı Kanunun 12.maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlede; "Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dâhil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3.maddesi ile aynı Kanuna eklenen geçici 10.maddesinde ise; “Bu Kanunun 12.maddesinin 3. fıkrası hükmü Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle bu yasanın yürürlük tarihinden sonra Hazinenin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır. Ne var ki, yerel mahkeme kararının temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 gün ve 2009/31 E. 2011/77 K. sayılı kararıyla; “25.02.2009 gün ve 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2.maddesiyle 21.06.1987 günlü 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12.maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen cümlenin ve 3.maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen Geçici 10. maddenin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline” karar verilmiş ve bu iptal kararı 23.07.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır.