Ceza Genel Kurulu 2017/59 E. , 2018/534 K. "" Kararı veren Yargıtay Dairesi : 13. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 637-110 Hırsızlık suçundan sanık ...'nun beraatine ilişkin Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16.06.2009 tarihli ve 204-549 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 13. Ceza Dairesince 06.06.2013 tarih ve 8554-17587 sayı ile; "...Müştekinin, sanığı olay günü fotoğraftan teşhisi ile, usulün…
**Ceza Genel Kurulu 2017/59 E. , 2018/534 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı veren Yargıtay Dairesi : 13. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 637-110 Hırsızlık suçundan sanık ...'nun beraatine ilişkin Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16.06.2009 tarihli ve 204-549 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 13. Ceza Dairesince 06.06.2013 tarih ve 8554-17587 sayı ile; "...Müştekinin, sanığı olay günü fotoğraftan teşhisi ile, usulüne uygun canlı teşhisi ve buna ilişkin beyanı ile sanığı tanımayan müştekinin sanık hakkında iftirada bulunmayı gerektirir herhangi bir nedeni de bulunmaması karşısında, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunduğu gözetilmeden, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilerek yazılı şekilde hırsızlık suçundan beraatine karar verilmesi” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesi ise 27.02.2014 tarih ve 637-110 sayı ile; "...Sanığın atılı suçu işlediği konusunda 1944 doğumlu ve olay tarihi itibarıyla yaklaşık 70 yaşında olan katılanın soyut iddiasından başka delil bulunmamaktadır. Katılan olay tarihinde cebinde 250,00 TL parasının olduğunu, dolmuşa bindiğini, dolmuştan inince pantalonun ön cebini kontrol ettiğinde parasının yerinde olmadığını anlayıp dolmuştan indiğini, şüphelendiği şahsın araçta yanına oturan kişi olduğunu, bu kişinin başka bir araca binerek gittiğini, aracı durdurup şahsı minibüsten aşağıya çektiğini, ancak elinden kurtularak kaçtığını, bu kişinin de sanık olduğunu fotoğraflardan ve aynı zamanda canlı olarak teşhis ettiğini beyan etmiştir. Katılan sanığın yalnızca yanına oturduğunu, indikten sonra şüphelendiğini beyan etmiştir. Oturduklarında sanığın cebine doğru hamle yaptığını veya başka bir eylemde bulunduğunu belirtmemiştir. Bu hâliyle sanığın suç işlediği konusunda şüpheden başka delil yoktur. Bu konuda katılanın soyut iddiası söz konusudur. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar vermek gerektiğinden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Kaldı ki, Yargıtay bozma ilamında katılanın sanık hakkında iftirada bulunmasını gerektirir bir nedeninin olmaması, fotoğraftan ve canlı teşhis ettiği belirtilerek mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine karar verilmesi belirtilmiş ise de, bu değerlendirme de yerinde görülmemiştir. Böyle olması durumunda sanığın yerinde her kim olursa olsun şikâyetçinin teşhisini yeterli görüp mahkûm etmek yoluna gidilecektir ki bu ceza hukukunun evrensel ilkeleri ile bağdaşmaz." gerekçesiyle bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın beraatine karar vermiştir.