(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/3894 E. , 2009/6541 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Kadastro Mah.Sıf.) Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25/12/2007 gün ve 2007/17238- 16854 sayılı …
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/3894 E. , 2009/6541 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Kadastro Mah.Sıf.) Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25/12/2007 gün ve 2007/17238- 16854 sayılı bozma kararında özetle; "... İLÇESİ, ... MAHALLESİ, 804 sayılı parsel 62466 m2 yüzölçümü ile Hazine adına tapuda kayıtlı iken, 48071 m2 bölümünün 803 ve 841 sayılı parseller ile birlikte birleştirilip daha sonra ifraz edildiği, 48071 m2 bölümün 16128 ada 13 parsel içinde kaldığı, geri kalan 14011 m2 bölümün ise halen 804 parsel numarası ve tarla niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu ve tapu kaydı üzerinde TRT Genel Müdürlüğü yararına 99 yıllığına intifa hakkının bulunduğu, ... 804 sayılı parsele komşu 841 parsel sayılı 16.011 m2 yüzölçümlü taşınmazın da mahkemenin 2001/793 sayılı dosyasında Hazine tarafından aynı nedenle dava konusu edildiği ve Dairenin 2007/17239 sayısında kayıtlı olan dosyanın aynı gün temyiz incelemesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. 6831 Sayılı Yasanın Beşinci Fasılını oluşturan Ağaçlandırma ve İmar İşleri başlıklı birinci bölümünün 57. maddesinde “Orman sahasını artırmak maksadıyla ... Devlete ait olup orman yetişme muhiti şartları bakımından elverişli olan yerlerde; köy tüzelkişilikleri ve diğer gerçek ve tüzelkişiler tarafından Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülecek planlara göre ağaçlandırma yapılabilir. Köy, kasaba ve şehirler civarında Devlete veya diğer kamu tüzelkişilerine ait arazilerde de gerekli şartlar bulunduğu ve ilgili kuruluşların talebi olduğu veya muvafakatları alındığı takdirde bu kuruluşlarca tesis edilmek ve bakılmak şartıyla orman idaresince ağaçlandırmalar yapılabilir. Bu yerler için lüzumlu fidan ile ağaçlandırma planları ve ağaçlandırma ile ilgili yardımlar bedelsiz sağlanabilir. Ağaçlandırılan sahayı orman halinde koruyup idame ettirmeyenlerden izin hakları geri alınır. İmar ihya çalışması yapılacak bozuk koru ve bozuk baltalık ormanlarda da bu fıkra hükümleri uygulanır. Mülkiyeti hazinede kalmak üzere bu ağaçlandırma sonucu meydana gelecek ormandan faydalanma usulü, bu yasada yer alan hususi ormanlara ait hükümlere göre yürütülür. .... uygulama usul ve esasları ... Orman ve Köyişleri Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikte gösterilir.” Yasanın 59. maddesinin birinci fıkrasında “57’nci maddenin ikinci fıkrasında yazılı yerlerdeki ağaçlandırılmış sahalar, ilgili kamu kuruluşuna teslim edilir ve bunlar hakkında bu yasanın hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlara ilişkin hükümleri uygulanır. Kendi arazilerinde ağaçlandırma yapmak isteyen gerçek kişilerle özel hukuk tüzelkişilere, sahipleri tarafından talep edildiği takdirde; plan ve proje yapımında ve bunların uygulamalarında, orman idaresince teknik yardım yapılabilir, plan ve projeleri Orman Genel Müdürlüğünce tasdik edilmiş sahaların fidan ihtiyaçları parasız karşılanır. Bunlar hakkında hususi ormanlara ilişkin hükümler uygulanır.” Aynı Yasanın 63. maddesinin 3. fıkrasında da “...Ağaçlandırma planları ve ağaçlama bilgisine ait türlü yardımlar, orman idaresince parasız yapılır. Plana göre ve müddeti içinde ağaçlandırılan sahalar ağaçlamaya başlanan yıldan itibaren beş yıl sonunda bu ağaçlamayı yapana parasız temlik olunur.” hükümleri bulunmaktadır. Tüm bu yasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu gerek özel mülkiyete ait gerekse kamuya ait taşınmazlarda ağaçlandırma faaliyetinin, yalnızca Orman Yönetimi tarafından yapılması gerekmediği gibi, özel ve tüzel kişilikler tarafından da yasada belirlenmiş koşullar çerçevesinde (11.03.1989 tarih ve 20105 nolu Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ağaçlandırma Yönetmeliğinde düzenlenen kurallara göre) ağaçlandırma yapılabileceği anlaşılmaktadır. Hukuk Genel Kurulunun 03.06.1998 gün ve 1998/8-347 - 394 sayılı ve 12.12.2001 gün 2001/20-1118-2001/1156 sayılı kararlarında açıklandığı gibi, Hazinenin, tapulu taşınmazını orman yetiştirmek üzere 178 sayılı K.H.K.nin 13/d maddesi uyarınca tahsis etmesi halinde, o taşınmaz Hazinenin özel mülkü olmaktan çıkar ve kamu malı niteliğine dönüşür. Somut olayda; davacı Hazine adına tapuda kayıtlı olan ve Orman Genel Müdürlüğünce ağaçlandırılması sonucu fiilen orman haline gelmesi nedeniyle orman kadastro sınırları içine alınan taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılması istenmektedir. Çekişmeli taşınmaz orman kadastro tutanaklarına göre (TRT Devlet Ormanı) ismiyle Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığı ve amme müessesesi ormanı olduğu iddiasıyla süresinde açılmış orman kadastrosuna itiraz davası bulunmadığı anlaşılmaktadır. Uzman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın tamamının, emekle yetiştirilmiş 8-10 yaşlarında karaçam, sedir ve yapraklı türlerden oluşan orman ağaçlarıyla kaplı olduğu bildirilmiştir. İşte bu nedenledir ki, aynı yasanın 1/I maddesinde yazılı “Tabii olarak yetişen ve emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır” hükmü gereğince, kamu hizmeti kavramı içinde ağaçlandırılan taşınmaz orman sınırı içine alınmıştır. Bu tür yerlerin öncesinin orman olmasına gerek kalmadan orman sayılan yerlerden olarak kabulü gerekir. O halde; Hazinenin tapulu taşınmazı üzerinde kamu hizmeti amacıyla ağaçlandırılan taşınmazın, orman kadastrosu sırasında Devlet ormanı olarak sınırlandırılmış olması yasaya uygundur. Bu aşamadan sonra ,yani üzerinde emekle orman tesis edilmesinden sonra çekişmeli taşınmaz, Hazinenin özel mülkü olarak kabul edilemez. Ağaçlandırılan biribirine bitişik Hazineye ait arazinin toplam yüzölçümünün üç hektardan büyük olduğu görülmektedir. Mahkemece, anılan yönler gözetilerek davacı Hazinenin Orman Yönetimi aleyhine açtığı orman kadastrosunun iptaline ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır." gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir. Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 14/04/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.