Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... A.Ş. bünyesinde 05/09/2009 - 20/05/2015 tarihleri arasında çalıştığını, 20/05/2015 tarihinde iş akdini haklı nedenle feshettiğini, devamında ise işçilik alacaklarının tahsili amacıyla şirkete ihtarname gönderdiğini, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine de İstanbul 15. İş Mahkemesi'nde 2015/286 Esas sayılı işçilik alacaklarının tahsili davasını açtığını, İstanbul 15. İş Mahkemesi'nin 2015/286 Esas sayılı dosyasının14/02/2019 tarihinde karara çıktığını ve taraflarınca 30/04/2019 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasından, borçlu şirketin bilinen adresine tebligat çıkartıldığını ancak 13/05/2019 tarihi itibariyle aynı adreste bulunduğunu beyan eden ... A.Ş. tarafından tebligat adresinde hata olduğu gerekçesiyle tebligatın iade edildiğini, ne şekilde haberdar olduğunu bilmemekle birlikte, şirket tasfiye memuru tarafından davalı şirketin 06/11/2018 tarihinde tasfiyeye girdiği ve ticaret sicilinden terkin edildiği beyanının icra dosyasına sunulduğunu, bununla birlikte icra takibinin iptali için Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2019/234 Esas sayılı dosya ile dava açıldığını, davanın derdest olduğunu, İstanbul 15. İş Mahkemesi'nin 2015/286 Esas sayılı dosyasının 14/02/2019 tarihinde, yani şirketin tasfiye sürecinden önce karara çıktığını ancak şirketin 06/11/2018 tarihinde tasfiyeye girdiğini, şirket yetkililerinin ya da tasfiye memurunun, şirketin davalı sıfatını haiz olduğu yargılamaya bu durumun bilgisini vermemiş olmalarının, müvekkiline atfedilebilecek bir kusur olmadığını, icra takibi sırasında da müvekkilinin bu hususu araştırma yükümlülüğünün söz konusu olmadığını, Türk Ticaret Kanunu’nun “Tasfiyenin amacı” başlıklı 291. maddesi uyarınca tasfiye memurlarının şirketin tüm davalarını takip etme sorumluluğu olmasına rağmen, tasfiye sürecinden önce açılan müvekkilinin işçilik alacakları davasının takip edilmediğini, müvekkili lehine hükmedilen işçilik alacağının tahsilinin şirketin yeniden tecili dışında başka bir yolla gerçekleştirmek söz konusu olmadığı için iş bu davanın açılmasında hukuki yararın söz konusu olduğunu beyanla ... A.Ş.'nin ihyasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.