4. Hukuk Dairesi 2010/3753 E. , 2011/2143 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 06/11/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminatın geri alınması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin kabulüne dair verilen 31/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi …
**4. Hukuk Dairesi 2010/3753 E. , 2011/2143 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 06/11/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminatın geri alınması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin kabulüne dair verilen 31/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece, atiye terk edilen maddi tazminat istemi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin ise bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir. Davacı, davalılar tarafından dövülmesi nedeniyle ağır yaralandığından tazminat isteminde bulunmuş, davalılar ise, daha önce kendilerinden haraç istenerek evlerinin kurşunlandığını, davacının ısrarcı tavrı üzerine başlayan olayda kendilerini savunduklarını ileri sürmüşlerdir. Ceza mahkemesi kararından; olay gecesi davacının alkollü olarak davalılardan ...'a yaklaşarak “Sen de iyi para var, sen kulübe çok yardım yaptın.” gibi sözler söylemesi üzerine aralarında başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, olayı görüp gelen diğer davalı ... ile birlikte davacıyı hayati tehlike geçirecek, iki kaburga kemiği kırığı oluşacak biçimde yaraladıkları anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.