Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 9/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı BilişimSistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK mülga madde ile görevli, Başsavcılık) suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, yasaklanan bilgileri temin etme ve yasaklanan bilgileri açıklama ve kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarından yürütülen bir soruşturma kapsamında 30/5/2012 tarihinde gözaltına alınmış; İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin 1/6/2012 tarihli kararı ile tutuklanmıştır. Başsavcılık 6/1/2013 tarihli iddianameyle aralarında başvurucunun da bulunduğu birçok şüpheli hakkında devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme,suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etme ve hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme suçlarındanİzmir Ağır Ceza Mahkemesine (TMKmülga maddesi ile görevli) kamu davası açmış ve yargılamaya Mahkemenin E.2013/9 sayılı dosyası üzerinden başlanmıştır. Ayrıca Başsavcılık 13/2/2014 tarihli iddianameyle aralarında başvurucunun da bulunduğu birçok şüpheli hakkında çeşitli suçlardan kamu davası açmıştır. Açılan bu dava dosyası daha önceki dosya ile birleştirilmiş ve yargılamayaE.2013/9 sayılı dosya üzerinden devam olunmuştur. Kanun değişikliği nedeniyle dava dosyası İzmir Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiş ve yargılamaya anılan E.2014/100 sayılı dosyası üzerinden devam olunmuştur. Başvurucu 8/5/2013 tarihinde yapılan duruşmada ilk savunmasını yapmıştır.Başvurucu soruşturma ve kovuşturma aşamasında birçok kez tahliye talebinde bulunmuş ancak başvurucunun tahliye talepleri Mahkemece reddedilmiştir. Başvurucu son olarak İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin 9/5/2014 tarihli tutukluğun devamı kararına itiraz etmiş başvurucunun itirazı İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin 15/5/2014 tarihli kararı ile kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu 9/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Mahkeme 4/7/2014 tarihli duruşmada başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Mahkeme 26/2/2016 tarihli duruşmada ise suçun işlenmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle başvurucunun tüm suçlardan beraatine karar vermiş, temyiz üzerine karar Yargıtay Ceza Diaresinin 21/10/2016 tarihli ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. UYAP sisteminden yapılan incelemede başvurucun 23/11/2016 tarihinde Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde başvuru konusu tutuklama nedeniyle uğradığı zararın tazmini için maddi ve manevi tazminat davası açtığı görülmektedir. Mahkeme 6/4/2017 tarihli kararı ile başvurucunun maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebini ise kısmen kabul ederek başvurucuya 000 TL ödenmesine karar vermiştir. Karara karşı başvurucu ve Maliye Hazinesi istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Yine UYAP sisteminden yapılan incelemeye göre bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla tazminat davası istinaf kanun yolu incelemesinde derdesttir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir. (2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır."