20. Hukuk Dairesi 2015/11775 E. , 2017/1387 K. "" MAHKEMESİ : Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Köklüdere köyünde bulunan ... ada ..., ... ada ... ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar, sırasıyla 3336,23 m², 13…
**20. Hukuk Dairesi 2015/11775 E. , 2017/1387 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Köklüdere köyünde bulunan ... ada ..., ... ada ... ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar, sırasıyla 3336,23 m², 1301,53 m² ve 1397,89 m² yüzölçümleri ve tarla niteliğinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davalılar adına tespit edilmiştir. Orman Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek dava açmış; Hazine, Orman Yönetimi yanında davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu ... ada ... sayılı parselin bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 932,86 m² yüzölçümündeki bölümü ile ... ada ... ve ... ada ... sayılı parsellerin tamamının tespit tutanaklarının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından hakkında sicil oluşturulmayan ... ada ... parselin krokide (A) harfli bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiş ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.03.2011 tarih ve 2011/1765-2325 sayılı kararı ile davacı Orman Yönetimi ile davalı Hazinenin temyiz itirazları kabul edilerek hüküm temyize konu olan bölüm yönünden bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece çekişmeli ... ada ... parsel sayılı taşınmazın kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalı yararına kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yoluyla toprak kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Dosya arasında bulunan tarım bilirkişi raporundan taşınmazın % 4 ilâ 15 eğimli bir yapıda olup, üzerinde 8 - 10 adet karaçam fidanı, 1 adet ardıç ve dağınık halde kuşburnu çalı gruplarının bulunduğu, toprağının 20 - 25 seneden beri sürülüp ekilmediği, bu nedenle doğal çayır otları ile kaplı olduğu anlaşılmaktadır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar ise taşınmazın 5 - 6 yıldan beri sürülüp ekilmediği, komşular tarafından otunun biçildiğinden söz etmişlerdir. Bu durumda, taşınmazın terk edilmiş olup olmadığı anlaşılamadığı gibi, ekonomik amacına uygun bir zilyetliğin var olup olmadığı konusunda da duraksama oluşmaktadır. Kaldı ki, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımları yeterli ve kanı uyandırıcı da değildir. Ayrıca, kabule göre ise, tespitin iptaline karar verilmesi gerekirken, tespit tutanağının iptaline karar verilmiş olması ve parselin kalan bölümü hakkında sicil oluşturulmamasının da doğru olmadığı”na gereğine değinilmiştir.