4. Hukuk Dairesi 2009/10772 E. , 2010/6997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... Haber Ajansı Basın ve Yay. AŞ aleyhine 14/12/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 13/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi
**4. Hukuk Dairesi 2009/10772 E. , 2010/6997 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... Haber Ajansı Basın ve Yay. AŞ aleyhine 14/12/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 13/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/06/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Davacı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan ..., gazetecilerin soruları üzerine, davaya konu yazı ile ilgili iki konuda özetle, "Taksim Mescit camiinin fıçı görünümlü minaresinin bulunduğu yere daha uygun, abartısız ve belkide ahşap olmak üzere bir estetik minare yapılması konusunda çalışma yapıldığını" "Belediye'ye ait tesislerde alkollü içki servisi yapılmasına yönelik yasadan kaynaklanan kısıtlamalar vardır." demiştir. Davalı köşe yazarı ise, diğer davalı gazetedeki köşe yazısında; "mescitlerde minare olmaz." "kamuya ait tesislerde alkollü içki servisinin yapılmasına yasadan kaynaklanan kısıtlamalar vardır, demek yeterli değildir. Yasanın adını söylemek gerekir." dedikten sonra davacı belediye başkanına hitaben "yalan söylemeyeceksin, yalancı duruma düşmeyeceksin, pinokyo olmayacaksın, sonra burnun uzar, dürüst olacaksın, mescitlere minare olmayacağını söyleyeceksin, mescitlerin minaresi olmaz, minareye kılıf uydurma, yalan söyleme, anladın mı ? Pinokyo ..." gibi sözleri kaleme almıştır. Davalı yazar, sanki davacı "minaresi olmayan mescide minare yapacağız" yasal engel olmadığı halde, "Belediyeye ait tesislerde alkollü içki servisi yapılmasına yasal engel var" demiş gibi beyanları kabul ederek davacı ile ilgili yukarıda belirtilen sözleri sarfetmiştir. Davacının basına yansıyan sözleri ile davalı yazarın öyle söylenmediği halde söylenmiş gibi senaryolaştırdığı gerçeğe aykırı beyanlar üzerinden değerlendirme yapıp davacıya hakaret edip, suçlaması eleştiri kabul edilemez. Davalı yazar adeta davacıya hakaret etmek ve onu suçlamak için davacının beyanlarına yanlış anlam vermek suretiyle kılıf uydurmuştur. Davalı yazar, diğer davalı gazetede yayınlanan köşe yazısında açıkça davacıya hakaret edip, toplum önünde gerçeğe aykırı olarak onu suçlamak suretiyle davacının kişilik haklarına saldırıda bulunmuştur. Davanın reddi yerine davacı lehine uygun bir tazminata karar verilmesi düşüncesinde olduğumdan aksi yöndeki karar ve düşüncelere katılmıyorum. 10/06/2010