Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... Bilişim Sistemleri Anonim Şirketi ile davalı şirket ... ve Ankara ...İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasının borçlularından olan ... Sağlık Ürünleri İnşaat Anonim Şirketi arasında 11.08.2014 tarihinde bir eser sözleşmesi akdedildiğini, İşbu sözleşme ile yüklenici konumunda bulunan müvekkilinin taahhüt etmiş olduğu işin "SGK Yenimahalle Hizmet Sunum Genel Müdürlüğü Hizmet Binası ve Bilgi İşlem Merkezi Yapım İşi" projesi kapsamındaki Biy
DAVACI : ... - (T.C Kimlik No: ... )VEKİLİ : Av. ... -...İSTİNAF EDEN DAVALI : ... - (T.C Kimlik No: ... )VEKİLİ : Av. ... - ...DAVA : Menfi TespitİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : 16/11/2021YAZIM TARİHİ : 16/11/2021Davacı tarafından davalı aleyhine Konya Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 23/05/2019 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalının Konya ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile keşidecisi ... ile ... olan 02/01/2014 keşide, 02/01/2016 vade ve 17.000,00 TL bedelli bonaya dayalı olarak, lehtar/ciranta konumunda olan müvekkili ... ile bononun keşidecisi olan ... ve .......... aleyhine kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi başlattığını, bonunun keşidecisi olan dava dışı ...'in müvekkilinin eski kocası olduğunu, tarafların evli olduğu dönemde ...'in müvekkiline bir kağıda imza attırdığını, bu imzanın dava konusu bononun arka yüzünde bulunan imza olup olmadığı hususlarının tereddütlü olduğunu, müvekilinin hiçbir şekilde bir bono ciro etmediğini, müvekkili ile dava dışı ve bonunun keşidecesi ...'in, Konya ...Aile Mahkemesi'nin...esas, ... sayılı kararı ile boşandıklarını ve bu boşanmanın 2017 yılında kesinleştiğini, icra takibinden sonra alacaklı ve vekili tarafından telefonla aranarak '' eski eşi ... aleyhine hükmedilen tazminat ve nafaka alacağından feragat etmesi, aksi halde bu takip nedeniyle hacze gelineceği'' yönününde tehditlere maruz kaldığını, müvekkilinin ise böyle bir senetten dolayı kimseden alacaklı olmadığını, kimseye borçlu olmadığını, bu nedenle kendisi lehine hükmedilen tazminat ve alacağından vazgeçmeyeceğini beyan ettiğini, davalı ile bono keşidecileri arasında işbirliği mevcut olup, bu bononun hile ile oluşturulduğunu ve müvekkilinin hak etmiş olduğu tazminatlardan vazgeçirmek adına böyle bir bono oluşturularak icra takibine konulduğunu, söz konusu bono protesto edilmediği için hamilin lehtar/ciranta konumunda olan müvekkiline müracaat hakkının bulunmadığını kaldı ki hamilin cirantaya müracaat hakkının vadeden itibaren 1 yılda zamanaşımına uğrayacağını, hamilin 1 yıllık süre dolduktan sonra takip başlatmış olması nedeniyle zamanaşımı itirazında bulunduklarını beyan ederek müvekkilinin 02/01/2014 keşide,02/01/2016 vade tarihli 17.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.