17. Hukuk Dairesi 2014/10221 E. , 2014/11396 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/12/2011 NUMARASI : 2011/637-2011/719 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü -K A R A R- Davacı vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın ne…
**17. Hukuk Dairesi 2014/10221 E. , 2014/11396 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/12/2011 NUMARASI : 2011/637-2011/719 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü -K A R A R- Davacı vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kazada müvekkilinin yaralandığını, bu nedenle zarar gördüğünü ileri sürerek, toplam 10.500.00 TL tazminatın faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetki ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, davanın reddini istemiştir. Mahkemece,kazanın 13.06.2004 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafından davalı aleyhine 03.02.2009 tarihinde dava açıldığı, davacı tarafın ceza dosyasına müdahil olarak katılmadığı, açılan ceza davasında da şahsi şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle ceza davasının düşürüldüğü ve böylece iki yıllık süre geçtikten sonra davanın açıldığı yine davalı idare vekilinin de süresi içinde önce yetki itirazında aynı zamanda da zamanaşımı itirazında bulunduğu,gerekçesiyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava trafik kazası nedeni ile Borçlar Kanunu'nun 45. maddesi (6098 sayılı BK m. 53) gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Çekişmelerin bir an önce sonuçlandırılmayıp uzun süre askıda bırakılmasının toplumun barış ve huzurunu bozacağı düşünülerek yargı yoluyla hak aramaya konulan zaman sınırı olarak öngörülen zamanaşımı kurumu bir maddi hukuk kurumu değildir. Bir borcu doğuran, değiştiren, ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarakdüzenlenmiştir. BK'nın 60. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanışımı süresi ile olağan üstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 794).