Başvurucu, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla 5/7/2006 tarihinde İstanbul 7. İş Mahkemesinde açtığı davanın makul sürede tamamlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla 5/7/2006 tarihinde İstanbul İş Mahkemesinde açtığı davanın makul sürede tamamlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 19/3/2013 tarihinde İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 22/5/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 17/9/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve başvurunun bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 25/10/2013 tarihli görüş yazısı, 6/11/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu, Adalet Bakanlığı görüşüne karşı beyanlarını 19/11/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 11/11/2004 tarihinde iş akdinin feshedilmesi üzerine 5/7/2006 tarihinde İstanbul İş Mahkemesinde açtığı davada; 1/6/1997-11/11/2004 tarihleri arasında Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. adlı şirkette gazeteci olarak çalıştığını ve iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürmüş, çalıştığı döneme ait eksik ödenen ve haksız fesihten doğan işçilik alacaklarının ödenmesini talep etmiştir. Mahkeme, 6/11/2008 tarih ve E.2006/598, K.2008/559 sayılı kararıyla; başvurucunun 1/5/1998 – 30/11/1999 ve 1/8/2003 – 11/11/2004 tarihleri arasında davalı işverenin yanında çalıştığının anlaşıldığını ve davalı işverenin haklı nedenle feshi kanıtlayamadığını belirterek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Mahkeme, başvurucuya ödenecek kıdem tazminatını, başvurucunun 13/6/1952 tarih ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’a tabi olarak çalışmaya başladığı 1/1/1996 tarihinden başlayarak iş akdinin feshedildiği tarihe kadar olan dönem için hesaplayarak hüküm kurmuştur. Tarafların temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 1/4/2010 tarih ve E.2009/10954, K.2010/9139 sayılı ilamıyla; fazla çalışma saatleri ve ödemelerinin hesaplanmasında tanık ifadesinin dikkate alınmadığı, ayrıca kıdem tazminatının başvurucunun davalı yanında fiilen çalıştığı sürenin dikkate alınarak hesaplanması gerektiği belirtilerek ilk derece Mahkemesinin kararı bozulmuştur. Bozma kararı sonrasında Mahkeme, 12/10/2010 tarih ve E.2010/608, K.2010/625 sayılı kararıyla; kıdem tazminatına yönelik bozma gerekçesine iştirak edilmediğinden önceki kararda direnilmesine, fazla mesai alacağına ilişkin bozma kararına uyularak talebin reddine, bu iki husus dışında hüküm altına alınan alacak kalemleri yönünden bozma bulunmadığından bu alacak kalemlerinin bozma dışı kaldığının belirlenerek aynen kabul edilmelerine karar vermiştir. Davalı şirketin temyizi üzerine, direnme kararı nedeniyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun önüne giden dosyada, 9/2/2011 tarih ve E.2010/9–713, K.2011/51 sayılı ilamla; kıdem tazminatının başvurucunun 5953 sayılı Kanun’a tabi olarak çalışmaya başladığı tarihten itibaren hesaplanması gereğine işaret eden direnme kararının gerekçesinin uygun olduğu ancak bu tarihten feshe kadar geçen süreden mahsup edilmesi gereken, 5953 sayılı Kanun’a tabi olarak çalışılmayan dönemlerin bulunup bulunmadığının belirlenerek varsa kıdem tazminatı hesabından düşülmesi gerektiği belirtilerek, bu hususun incelenmesi için dosyanın Yargıtay Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi, 7/7/2011 tarih ve E.2011/20720, K.2011/23212 sayılı ilamıyla, davacının yüksek öğrenimi nedeniyle çalışmasına ara verdiğinin dosya içeriğinden anlaşıldığı, bu ara verme sürelerinin tespiti ile bu miktarın toplam süreden indirilerek kıdem tazminatının hesaplanması gerektiğini belirterek bozma kararı vermiştir. İstanbul İş Mahkemesi, bozma kararına uyarak, 9/10/2012 tarih ve E.2011/870, K.2012/588 sayılı kararıyla; alınan yeni bilirkişi raporu doğrultusunda, kıdem tazminatını yeniden hesaplayarak davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir. Kararın taraflarca temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 17/1/2013 tarih ve E.2012/39607, K.2013/1775 sayılı ilamıyla hüküm onanarak aynı tarihte kesinleşmiştir. Bu karar başvurucuya 20/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 19/3/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi ve maddesinin (1) numaralı fıkrası, 30/1/1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası, maddesinin birinci fıkrası ve maddesi, 5953 sayılı Kanun’un maddesi, maddesinin ikinci fıkrası ve ek maddesinin birinci fıkrası.