7. Ceza Dairesi 2023/10835 E. , 2024/5118 K. "" MAHKEMESİ : Antalya Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/217 E., 2023/107 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir b…
**7. Ceza Dairesi 2023/10835 E. , 2024/5118 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/217 E., 2023/107 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın yetkilisi olduğu ... adlı iş yerinde Antalya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2015/4338 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada, raflarda dizili ve satışa hazır vaziyette toplam 107 adet bandrolsüz ve korsan basım kitap ele geçirilmiş olup sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Ele geçirilen kitaplar hakkında düzenlenen bilirkişi raporunun dosya arasında mevcut olduğu görülmüştür. Sanık savunmasında, iş yerinin kendisine ait olduğunu, ele geçen kitapları ucuz olduğu için satın aldığını ve iş yerinde sattığını beyan etmiştir. Dairemizin bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Hakkında Kanun’un (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, hükmolunan cezanın, sanık lehine cezada kazanılmış hak teşkil eden bozma öncesi verilen 10 ay hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır. III. KARAR