5. Ceza Dairesi 2016/4114 E. , 2018/3922 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri açıklamak HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suç tarihinde, katılan şirket bünyesinde mühendis olarak çalışmakta olan sanığın, şirketin işleyişi, işyerinin kurulması, işyerince üretilen malzemelerin ne şekilde üretildiğine ve kalitelerine ilişk…
**5. Ceza Dairesi 2016/4114 E. , 2018/3922 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri açıklamak HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suç tarihinde, katılan şirket bünyesinde mühendis olarak çalışmakta olan sanığın, şirketin işleyişi, işyerinin kurulması, işyerince üretilen malzemelerin ne şekilde üretildiğine ve kalitelerine ilişkin bilgileri Suriye'de faaliyet gösteren Nadafor isimli şirkete aktardığı gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanık ve müdafiin, verilen bilgilerin ticari sır veya müşteri sırrı niteliğinde olmadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmedikleri, katılan tarafın ise söz konusu bilgilerin ticari sır niteliğinde olduğunu beyan ettikleri, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda ise katılan şirkete ait hangi nitelikteki bilgilerin ticari sır kapsamında değerlendirildiğinin somut verilerle açıklanmadığı gibi hangi bilgilerin paylaşıldığı hususunda da bir açıklık bulunmadığı nazara alındığında, sanığın mesleki tecrübe boyutunu aşan sıfat ve görevi gereği katılan şirkette koruma altında olan ticari sır kapsamında ne tür patent ve üretim bilgilerine sahip olduğu, özellikle şirketin faaliyetine konu malzemenin üretim reçetesi ile şirketin işleyişi ile ilgili bilgilerin ticari sır veya müşteri sırrı niteliğinde olup olmadığı hususlarında konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.