Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1504 E. , 2024/5839 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/1504 Karar No : 2024/5839 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1504 E. , 2024/5839 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/1504 Karar No : 2024/5839 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının ortağı olduğu şirketteki hisselerini devretmesi nedeniyle oluşan değer artış kazancını beyan dışı bıraktığından bahisle adına 2014 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece, davacının, 23/12/2013 tarihinde nominal bedel üzerinden 9.500,00-TL'ye aldığı şirket hissesini 16/07/2014 tarihli hisse satış sözleşmesiyle 1.400.000,00-TL'ye satışından elde ettiği değer artış kazancını beyan dışı bıraktığı iddia edilmiş ise de davacı ile hisseyi devralan şahsın hisse devrinin ivazsız yapıldığı yönünde beyanda bulundukları, öte yandan, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda atfı yapılan ... adına düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden yapılan gelir vergisi tarhiyatı, Mahkemelerinin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararıyla kaldırıldığından dava konusu tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raoruna dayanılarak yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Eksik incelemeye dayanılarak yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının adına düzenlenen vergi inceleme raporunda, 23/12/2013 tarihinde düzenlenen sözleşmelerle iki kişiden 38 adet şirket hissesini toplamda 9.500.000-TL'ye aldığı, söz konusu hisseleri 16/07/2014 tarihinde tanzim edilen sözleşmeye dayanarak 1.400.000-TL'ye sattığı, alış ve satış tarihleri arasındaki artış oranı % 10'un altında kaldığından maliyet bedeli üzerinden endeksleme yapılmayarak 1.390.500 olan değer artış kazancını beyan dışı bıraktığı sonucuna varılmıştır. Sözü edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiştir. 193 sayılı Kanun'un mükerrer 80. maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde ise, iktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70. maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tâbi çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artış kazancı sayılacağı, aynı maddenin ikinci fıkrasında, maddede geçen "elden çıkarma" deyiminin, maddede yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade edeceği hükme bağlanmış, 70. maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (4) numaralı bentlerinde belirtilen mal ve hakların içinde arazi ve bina ile gayrimenkul olarak tescil edilen haklara yer verilmiştir. Aynı Kanunun mükerrer 81. maddesinde, mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedelinin, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edileceği, şu kadar ki, bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olmasının şart olduğu kural altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlık konusu olayda, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda sadece şirket hisselerinin alış ve satış sözleşmelerinde belirtilen miktarlar arsındaki farkın esas alındığı, alış ve satış tarihleri gözönünde bulundurulduğunda, ortaya çıkan değer artış oranının çok yüksek ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumda, gerçek alış ve satış değerleri konusunda başkaca hiç bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak belirlenen matrah üzerinden salınan cezalı verginin hukuka aykırı düştüğü neticesine varıldığından yazılı gerekçeyle kaldırılmasına ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiştir. Davacı tarafından şirket hissesinin alım satım bedelinin farklı bir bedel olduğu yolunda kanıta dayalı bir iddia ileri sürülmediğinden, vergi inceleme raporuna dayanılarak şirket hissesinin alım ve satım bedelleri esas alınarak yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin kabulü Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire Kararına katılmıyoruz.