4. Hukuk Dairesi 2024/4447 E. , 2024/5184 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/103 E., 2023/103 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/KİT-2414 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K- 2018/68876 Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyet…
**4. Hukuk Dairesi 2024/4447 E. , 2024/5184 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/103 E., 2023/103 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/KİT-2414 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K- 2018/68876 Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; başvurunun kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin oğlu ve kardeşi olan desteğin davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumuluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı traktörde yolcu olarak bulunduğunu, 03.07.2017 tarihinde gerçekleşen tek taraflı kazada desteğin vefat ettiğini ve müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... için 5.000,00 TL, ...için 45.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel arttırım dilekçesi ile talebini 330.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kaza tarlada gerçekleştiğinden zararın teminat kapsamında olmadığını, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, destek traktörde yolculuk yaptığından belirlenecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, avans faizi istemini kabul etmediklerini, vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın tarlada meydana geldiği, tarlanın karayolu ya da karayolu sayılan yerlerden olmadığı, olayda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanamayacağı gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 04.02.2019 tarihli 2019/İHK-1126 sayılı kararı ile kazanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2 nci maddesi kapsamında karayolunda değil tarlada meydana geldiği, zararın teminat kapsamında olmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 09.03.2022 tarihli 2021/11618 Esas 2022/4310 sayılı kararı ile "...Somut olayda; destek, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalana traktör ile tarla içinde gerçekleşen tek taraflı kazada vefat etmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere; Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. (HGK'nın 28.09.2011 tarihli 2011/17-499 Esas 2011/557 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.) 2918 sayılı KTK'nun 2. maddesi gereğince karayolu bağlantısı olan yerlerde, kazanın meydana geldiği yer karayolu sayılan yerlerdendir. Dosya münderecatında kazanın meydana geldiği tarlanın karayolu ile bağlantısı olduğu görülmektedir. Bu nedenle meydana gelen zarar teminat kapsamındadır. Bu durumda itiraz Hakem Heyetince, zararın teminat kapsamında olduğu kabul edilerek toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçesi ile başvurunun kabulü ile davacı...için 106.793,39 TL, davacı ... için 223.206,61 TL olmak üzere 330.000,00 TL'nin 10.04.2018 tarihinden işletilecek avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bu yönden kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın Karayolları Trafik Kanunu kapsamında karayolunda değil tarlada meydana geldiği, zararın teminat kapsamında olmadığı, olay iş kazası niteliğinde olduğundan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, hesap bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, desteğin nüfus kaydına göre dava açmayan diğer pay sahibi kişi ya da kişilerin tespit edilmesi gerektiğini, müteveffa kendi kusuru ile ölümüne sebep olduğundan sorumluluklarının bulunmadığını, araç sürücüsünün kim olduğu tespit edilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen miktarın 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacılar için hükmedilen toplam tazminat miktarı üzerinden toplam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle hükmün davacılar yararına bozulmasına karar verilmiştir. 3. Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardımın miktarı doğru şekilde belirlenmelidir. Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. Somut olayda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan hesap raporunda müteveffanın annesi ve kardeşi olan destekten yoksun kalanlar yönünden hesaplama yapıldığı ve teminat limitinin tüketildiği; incelenen nüfus kaydına göre müteveffanın babasının kazadan sonra 09.12.2017 tarihinde vefat ettiği ancak babanın ölüm tarihine kadar olan payının değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Davacılar yönünden yapılan hesaplamada dava dışı babanın ölüm tarihine kadar olan payı da değerlendirilerek (usuli kazanılmış haklar değerlendirilerek) tazminat hesaplaması yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hükmün açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. 4. Dava konusu aracın ticari olmayıp zirai araç olması dikkate alındığında, yasal faize hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde avans faize hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir. VII. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin; (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının taraflar yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.