3. Hukuk Dairesi 2023/5902 E. , 2024/4124 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 1994/202 E., 2015/81 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından ha…
**3. Hukuk Dairesi 2023/5902 E. , 2024/4124 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 1994/202 E., 2015/81 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün ... Deresinde 1969-1970 yıllarında ıslah çalışmaları yaptığını, bu çalışmadan önce dere yatağının ekli krokide açıkça görülebildiğini, 1987 yılında bölgede kadastro çalışmalarının yapıldığını, ancak değişebilir sınır bulunmasına, bu durumda sınıra değil de miktara itibar edilmesi gerekirken uyulmayarak şahıs tapularının genişletildiğini, 20.05.1982 tarihinde kadastronun kesinleştiğini, yapılan çalışmalar ile eski dere yatağına rastlayan kısımların tespit edildiğini, bu kısımların 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 636 ncı maddesi uyarınca devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacaklarını, bir an için kazanılabileceği mümkün olsa bile 1982 yılına kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin de geçmediğini, dava konusu 140 nolu parsel, 204 nolu parsel ve 185 nolu parselin davalılar tarafından satıldığını ileri sürerek; bu satımdan dereye isabet eden kısımların metrekare birim fiyatı ile çarpılması sonucunda 1,060,475.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili; taşınmazların satıldığını, davalının tazminat isteyebilmesi için öncelikle ilk malikleriyle son maliklerine tapu iptali ve olmadığı takdirde bedelinin iadesine ilişkin dava açılması gerektiğini, öncelikle davanın usulden reddini, ayrıca taşınmazların özel mülkiyete tabi olduğunu, bedelin fahiş olduğunu ve faize itiraz ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI