5. Ceza Dairesi 2011/1472 E. , 2011/4873 K. "" Çocuğun basit cinsel istismarı (üç kez) ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (iki kez) suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; eyleminin ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu ve atılı diğer suçtan mahkümiyetine dair, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.05.2010 gün ve 2008/441 Esas, 2010/148 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca…
**5. Ceza Dairesi 2011/1472 E. , 2011/4873 K.** **"İçtihat Metni"** Çocuğun basit cinsel istismarı (üç kez) ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (iki kez) suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; eyleminin ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu ve atılı diğer suçtan mahkümiyetine dair, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.05.2010 gün ve 2008/441 Esas, 2010/148 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğü’nün 17.12.2008 tarihli raporunda mağdurelerin olay nedeniyle beden ve ruh sağlığının bozulmadığının belirtilmesine karşılık, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun 12.06.2009 tarihli oy çokluğu ile verilen raporunda ruh sağlıklarının bozulduğunun saptandığı nazara alınıp, raporlar arasındaki esasa müessir bu çelişkinin giderilmesi için dava dosyasının, kurulca gerek görüldüğü takdirde mağdurelerin de 4810 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 15-c maddesine göre, aynı Yasanın 15 ve 23/A maddeleri gereği usulüne uygun olarak teşekkül ettirilecek Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek mağdurelerin beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konularında açıklayıcı rapor alınması ve oluşacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Suçların niteliğine etkisi itibariyle mağdurelerin onaylı nüfus kayıt örneğinin getirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; Sanığın, mağdureleri torununun odasını göstereceğini söyleyerek hile ile içeri aldığı oluşa uygun kabul edilmesine karşın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK.nun 109/2. maddesi yerine 109/1. maddesi ile uygulama yapılması, İddianame ve C.Savcısının esas hakkında mütaalasında yer almadığı halde CMK.nun 226. maddesi hükmüne aykırı olarak ek savunma verilmeden sanık hakkında TCK.nun 103/6. maddesinin uygulanması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.