Başvuru, bir sosyal güvenlik ödemesinin değer kaybına uğratılarak ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, bir sosyal güvenlik ödemesinin değer kaybına uğratılarak ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 28/12/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1/9/1970 ile 16/3/1988 tarihleri arasında Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) T. Emekli Sandığına tabi memur (subay) olarak görev yapmıştır. TSK'dan istifa ederek serbest avukatlık yapan başvurucu, Sosyal Sigortalar Kurumundan (SSK) 1/6/1996 tarihinde emekli olmuştur. Başvurucu, Anayasa Mahkemesinin 5/2/2009 tarihli ve E.2005/40, K.2009/17 sayılı kararından sonra 30/7/2010 tarihli dilekçesiyle Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK), Emekli Sandığına tabi olarak çalıştığı dönemler için emekli ikramiyesi ödenmesi talebinde bulunmuştur. SGK 24/9/2010 tarihli yazıyla talebi reddetmiştir. Başvurucu, SGK'nın işleminin iptali ve 000 TL tazminat ödenmesi talebiyle 30/11/2010 tarihinde dava açmıştır. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 17/10/2012 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Mahkeme 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamındaki Emekli Sandığından kendi isteğiyle (istifa ederek) ayrılan kişilere bu kapsamda geçen hizmetleri nedeniyle emekli ikramiyesi ödenmesinin mümkün olmadığı sonucuna varmıştır. Hüküm başvurucu tarafından temyiz edilmiştir. Danıştay Onbirinci Dairesi (Daire) 24/5/2013 tarihli karar ile temyiz incelemesine konu kararın verildiği tarih itibarıyla,tek hâkim tarafından çözümlenmesi gereken davalardaki parasal üst sınırın altında kaldığından idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından karar verilmek üzere hükmü bozmuştur. Davalı SGK karar düzeltme isteğinde bulunmuştur. Daire 19/3/2014 tarihinde önceki bozma kararını ortadan kaldırarak hükmün esasını incelemiştir. Bu inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince T. Emekli Sandığına tabi sürelerin toplamı üzerinden ilk defa emekli aylığının bağlandığı tarihte geçerli olan katsayılar dikkate alınmak suretiyle emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiğine işaret ederek ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur. Bozma kararı üzerine Mahkeme 16/2/2015 tarihli kararıyla, farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle emekliye ayrılanlara T. Emekli Sandığına tabi hizmetleri nedeniyle ikramiye ödenmesini engelleyen hükümler iptal edildiğinden tesis edilen işlemin hukuka uygun olmadığını belirtmiştir. Mahkeme bu tespit üzerine başvurucuya ilk defa emekliye ayrıldığı tarihteki katsayılar üzerinden hesaplanan 364,86 TL emekli ikramiyesinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar vermiştir. Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Başvurucu temyiz dilekçesinde özellikle emekli olunan tarihteki katsayılar üzerinden hesap yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Daire 9/5/2016 tarihinde hükmü onamış ve 12/12/2016 tarihinde de karar düzeltme isteğini reddetmiştir. Nihai karar başvurucu vekiline 22/12/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 28/12/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Ferda Yeşiltepe (GK), B. No: 2014/7621, 25/7/2017, §§ 17-