9. Ceza Dairesi 2022/14558 E. , 2023/1977 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdure vekilinin gerekçe içermeyen süre tutum dilekçesi verdiği ve usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı da gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Mu…
**9. Ceza Dairesi 2022/14558 E. , 2023/1977 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdure vekilinin gerekçe içermeyen süre tutum dilekçesi verdiği ve usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı da gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği katılan ... vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği katılan mağdure vekilinin temyiz istemi dışında temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan ... vekilinin duruşmalı inceleme talebinin hükmün niteliğine göre 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2020/260 Esas, 2020/498 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü maddesinin (c) bendi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2021/132 Esas ve 2021/944 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiin Temyiz İsteği Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektirirken aynı fıkranın (e) bendi uyarınca beraate hükmedilmesinin hukuka aykırı olması nedeniyle kararın düzeltilerek onanması talebine ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Mağdurenin çocuk izleme merkezinde alınan ifadesinin tutarlı ve hayal dünyasından uzak olduğuna, istismar olayını gayet açık ve kurgudan uzak bir şekilde ifade ettiğine, çocuk ile babası arasında husumet bulunmadığına, babasına iftira atmasını gerektirir bir husus bulunmadığına, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. D. Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteği Mağdurenin babasının eylemlerini gayet açık, tutarlı ve teferruatlı bir şekilde ifade ettiğine, çocuk ile babası arasında herhangi bir husumet bulunmadığına, çocuğun babasına iftira atmasını gerektirecek herhangi bir sebep bulunmadığına, mağdurenin yaşlarındaki çocukların cinsel istismar ve cinsel eylemler konusunda bu denli bilgili olabilmesinin imkansız olduğuna, sosyal hizmet uzmanının çocuğun yönlendirilmediğini beyan ettiğine, çocuğun yaşının küçüklüğü ve psikolojik durumu da dikkate alındığında istismar olayını anlatırken tutarsız ve karmaşık anlatmasının gayet normal olup çocuğun beyanı değerlendirilirken ayrıntılarda değil genel olay örgüsünde tutarlılık aranması gerektiğine, katılanın ilk başvurusunda sadece darp iddiasıyla başvurmasının sanığa yönelik suçlamanın ciddiyetinden dolayı kimseyi zan altında bırakmamak olduğuna ve ... Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan mütalaada çocuğun ifadelerine güvenilebileceği kanaatinin bildirildiğine ve çocukla tekrar görüşülmesi neticesinde cinsel istismara uğradığı kanaatine varıldığına, pornografik sitelerde her türlü ensest ilişkilerin olduğu videolar bulunduğuna, sanığın pornografik içerikli sitelere girdiğine, suç isnadı öncesinde tanık ..., katılan ve sanık arasında husumetin bulunmadığına, katılan ...'nun boşanmak istese sanığın gay ve porno sitelerinden yaptığı paylaşım ve internet gezintilerinden haysiyetsiz yaşam sürme veya evlilik birliğini sarsma gerekçesiyle çok rahat bir şekilde boşanabileceğine, tanık anneannenin cinsel istismar konusunu açması üzerine sanığın kimin yapmış olabileceği yönünde konuşmayı beklemeden ''ben miyim?'' diye söylemiş olmasının telaşa kapıldığını gösterdiğine, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın suç işlememiş olsa bu şekilde bir tepki vermeyeceğine, yine evde sanığın mağdureyi havaya kaldırıp yere çarptıktan sonra ''Ben sana demedim mi bunları kimseye anlatma'' şeklindeki ifadesinin de sanığın açık bir şekilde ikrarı olarak kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mağdurenin olay tarihinde 3 yıl 11 aylık olduğu, olay tarihinden 22 gün önce ... ... ... isimli kardeşi olduğu, mağdurenin annesi ...'nun babası ... ile ilgili cinsel içerikli anlatımları olduğunu belirtmesi ve cinsel istismar şüphesi ile mağdurenin uzmanlar tarafından değerlendirilmesini talep etmesi üzerine ... Üniversitesi ... ... Çocuk Hastanesi Müdürlüğünce söz konusu adli olgunun yetkili makamlara bildirilmesi amacı ile 01.06.2020 günü Adli Olgu Bildirim Formu düzenlendiği ve olayın bu şekilde kolluğa intikal ettiği, mağdurenin 02.06.2020 tarihinde çocuk izlem merkezinde alınan ifadesinde "3 yaşındayım. Annem bebek doğurdu. Ben ... okuluna gidiyorum, derslerimi öğreniyorum. ...'ta annem babam ve anneannem ile yaşıyorum. Bir kere evde kavga çıkmıştı. Büyükbabamın gözleri büyük ve kızgındı. Dün gece babam annemle, anneannemle, kardeşimle ve benimle kavga ediyordu. Ben çığlık attım ve onları babamdan kurtardım. Babam anneannemin kafasını bükmüştü, bebeği de balkondan atacaktı. Babamın adı ..., annemin adı ...'dur. Biz genelde dövüşmeden anlaşıyoruz. Babamla minimini bir kuş, kurbağa oyunu bir de evcilik oynuyoruz. Oyuncaklarımı çıkartıyoruz, takla atıyoruz. Ben özel bölgelerimi okulda öğrendim. Özel bölgelerim popom ve pipişimdir. Anatomik kadın resmi gösterildi soruldu: Kadın cinsel olganını "pipiş" olarak tarifleyip işaretledi. Kalça kısmını "popo" olarak tarifleyip işaretledi. İfadeye devam olundu. Benim özel bölgelerime babam dokunuyor. Babam dili ile pipişimin tadına bakıyor. Bunu birden fazla kez 4-5 kez yaptı, dışarıda otoparkta idik. Babam kotunu açıp kendi pipişini çıkardı, benim pipişime de elledi. Babam pipişimin tadına dili ile bakarken kıyafetlerimi çıkarıyor. Babam üstümü soydu popoma baktı, popomu dili ile yaladı. Bu evde iken oldu. Anneannem ve annem de evdelerdi, onlar beni çıplak görünce annem beni kaynar suda yıkar diye korkup saklandım. Babam ve anneannem ile tabletten pipiş ve popoya baktık. Annem de yanımızda idi, o da baktı. Babamı kıyafetleri yokken gördüm, şortu ve kotu üstünde yoktu, babamın pipişi ve poposu görünüyordu. Babamın pipişine elim ile dokundum. Babamın ağzına kaka yaptım. Anatomik erkek resmi gösterildi soruldu: Resimdeki erkeğe "babam" dedi. Erkek cinsel organını "pipiş" olarak tarifledi ve işaretledi. Kalça kısmını "popo" olarak tarifledi ve işaretledi. İfadeye devam olundu. Babam, poposundan benim ağzıma kaka yaptı, anneme söyledim, annem onu uyardı..." şeklindeki beyanı ile mâruz kaldığı cinsel istismar eylemini teferruatlı bir biçimde anlattığı, mağdure ...'nın ifade CD'sinin yargılama sırasında izlenip incelendiğinde, mağdureyle gerçekleştirilen adlî görüşmenin temel unsurlar açısından tutarlı olduğu, Adli Görüşmecinin sorduğu soruları anlama, kavrama ve kendisini ifade etme hususlarının normal sınırlar içerisinde gerçekleştiği hususunun rahatlıkla izlenebildiği, mağdûrenin mâruz kaldığı dava konusu fiile ve görüşme sırasında kendisine gösterilen anatomik kadın ve erkek resimlerine ve bu resimlerdeki özel bölgelere ilişkin tarif ve anlatımlarının ve bu anlatımlara verdiği duygusal tepkilerin birbirleri ile uyumlu ve istikrarlı olduğu, görüşme süresince kendisine yöneltilen sorulara açık, anlaşılır ve samimi yanıtlar verdiği; kezâ, görüşme sırasındaki tarif ve anlatımlarının mantıksal çerçeve, karşılıklı etkileşimlerin aktarılması ve sebep-sonuç ilişkileri bakımından değerlendirildiğinde göze çarpan ve dikkat çeken bir uyumsuzluk, yönlendirilmişlik ve/veya ezberletilmişlik intibâını uyandıracak herhangi bir olguya rastlanmadığının açık biçimde gözlemlendiği, mağdûrenin bu anlatımlarının suçun sübûtu yönünden şüpheden arınmış kesin kanıtı olarak kabûl edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki iddia olunan suça konu olaya ilişkin olarak devam eden eylemler kapsamında sanık hakkında darp ve tehdit iddiaları yönünden yürütülen soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/81220 soruşturma sayılı dosyasında darp, cebir, mala zarar verme eylemlerinden kaynaklı olarak adli raporların alındığı, soruşturmanın halen derdest olduğu, katılan ile sanığın 23.4.2020 gününde, yâni suça konu olayın vukûundan 22 gün önce ... ikinci çocukları (mağdure ...'nın kardeşi) ... ... ile ilgili olarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Koruma Birimi tarafından düzenlenen 20.5.2020 günlü Olgu Bildirim Raporu ve ekleri incelendiğinde, 23.4.2020 günü ... ... ... isimli bebeğin bir gün sonra taburcu edilmesi üzerine bu kez Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde 12.5.2020 tarihinde yüksek ateş nedeniyle annesi refakatinde tekrar yatışının yapıldığı ve yatışının 7. gününde, yâni 19.5.2020 tarihinde adı geçen bebeğin (mağdurenin kardeşinin) annesi katılan ... ile birlikte evlerine izinli gönderildiği açıklamasına yer verildiği ve bu durumda, anılan bu resmî belge ile, katılanın şikayetçi sıfatıyla kollukta verdiği 2.6.2020 günlü ifadesinde geçen "... olay sırasında kendisinin hastanede kalmakta olduğu ve bu olay üzerine 18.5.2020 tarihinde kızını pedegogla görüştürmek için randevu alıp 19.5.2020 günü hastaneden izin alarak eve geldiği" yolundaki hazırlık beyanının doğrulandığı, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, sanığa ait olup içerisinde 0505 \*\*\* \*\* \*\* numaralı simkart takılı bulunan \*\*\*... IMEI numaralı ... marka S8 model siyah cep telefonunu imajı içerisindeki resimler klasöründe toplam 100438 (yüz bin dört yüz otuz sekiz) adet resim olduğunun tesbit edildiği, "Skyp Preview" isimli uygulamadan gelen skyp uzantılı resimler ile adı geçen uygulamanın sanığa ait cep telefonunda yüklü "Uygulamalar" kısmında kayıtlı olduğu bildirilen ekran resimleri ve buna ilişkin görseller incelendiğinde cinsel organları da görünür şekilde bazı çıplak erkek resimlerinin bulunduğu, söz konusu çıplak erkek resimlerinin kaynak bilgisi incelendiğinde ise skyp isimli sosyal medya platformundan gelen resimler olduğunun tesbit edildiği bilgisine yer verildiği, dava konusu somut olayda mağdure ile annesi, anneannesi ve sanık arasında mağdûrenin, annesinin ve / veya anneannesinin sanığa suç isnâdında bulunmalarını gerektirir şekilde dosyaya yansıyan herhangi bir sebep ve önceye dayalı herhangi bir husûmet ve hukukî bir nizâ / ihtilaf (örneğin, suç tarihinden önce katılan anne tarafından ikâme olunan herhangi bir boşanma davası) bulunmadığı; sanığın eşinin ve kayınvalidesinin kendisini suçlayıcı beyanlarının abartı ve yalan dolu olup, mağdure çocuğun beyanlarının ezbere, yönlendirmeye ve kurguya dayalı olduğu ve hülâsa, iftiraya uğradığı yolundaki savunmasının, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, katılan annenin öz kızı, tanık anneanne ...'nın da torunu olan yaşı küçük mağdûrenin namus ve iffetini ortaya atmaları pahasına başlı başına sanığa suç isnâdını gerektirir bir sebep ve bir olgu olarak telâkkî edilemeyeceği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının derdest olduğu anlaşılan 2020/81220 soruşturma sayılı dosyasının konusunu teşkil eden darp, cebir ve mala zarar verme eylemleri kapsamında katılanın kolluğa ilk olarak darp iddiasıyla başvurması ve bu başvurusunda cinsel istismar iddiasında hiç bulunmamış olması vâkıâsının, sanığa yönelik suçlamanın ciddiyetinden dolayı kimseyi zan altında bırakmamak adına önce mağdureyi pedegogun görmesi amacıyla çocuğuyla ilgili bu olay henüz netleşmediğinden emniyette bu konuyu açmaksızın sadece darp sebebiyle şikayetçi olduğu yolundaki hareket tarzının, sosyal yaşamın gerçeklerine ve hayatın olağan akışına uygun, makûl ve isâbetli bir davranış biçimi olarak kabûl edilmesi gerektiği, böylece, -kadın ve erkek cinsel organını "pipiş", kalça kısmını ise "popo" olarak tarifleyen- mağdûrenin öz babası olan sanık tarafından (katılan annenin 23.4.2020 gününde ... çocuklarının 12.5.2020 gününde bazı sağlık sorunları nedeniyle hastaneye yatırılmasıyla başlayan refâkat sürecinde müşterek hânede olmadığı 12.5.2020 ilâ mağdûrenin olayı anneannesine anlattığı 15.5.2020 tarihleri arasında) müteaddit defalar vücudunun özel bölgelerine dokunma, dili ile cinsel organını yalama (kendi deyişi ile pipişinin tadına bakma), babasının cinsel organını (kendi deyişi ile pipişini) çıkarıp gösterme ve cinsel organına (kendi deyişi ile babasının pipişine) elleme, mağdûrenin cinsel organını yalarken (kendi ifade tarzı ile pipişinin tadına dili ile bakarken) kıyafetlerini çıkarma, mağdûrenin üstünü soyup anüsünü (kendi tarifi ile poposunu) yalama ve babasının kendi cinsel organına (kendi deyişi ile pipişine) elletme sûretiyle zincirleme biçimde cinsel istismar eylemine mâruz kaldığı kabul edilerek sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince ''Her ne kadar ilk derece mahkemesince sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ise de mağdur çocuğun anlatımlarında iddia konusu olayların yanında olaydan bir yıl önce dedesinin cinsel organını gördüğü ve dokunduğu, sanığın ağzına kaka yaptığı, kendisinin de onun ağzına kaka yaptığı, annesi ve babası ile birlikte tabletten pipisi ve poposu görünen videolar izledikleri, babasının çıplakken banyoya gittiği annesinin onun üzerine kaynar su döktüğü, kendisi çıplak gezdiğinde annesinin kendisini kaynar suda yıkadığı ve bu yüzden korkup saklandığı, babasının poposunu yaladığı sırada annesi ve anneannesinin evde olduğu gibi tutarsız anlatımlarda bulunduğu, 19.05.2020 tarihli yaralama ve tehdit olayıyla ilgili karakolda ifadeleri alındığı halde katılan ... ile tanık ...'nın iddia konusu cinsel istismar eylemleriyle ilgili anlatımda bulunmadıkları, katılan ...'nun iddia konusu olayın olduğu 15.05.2020 tarihi ile 19.05.2020 tarihi aralığında hastanede refakatçi olarak bulunduğu sırada resmi kurumların telefonla ulaşma imkanı varken başvurusu bulunmadığı, kendi beyanında cinsel istismar olayının netleşmesini beklediğini belirttiği, katılan ... beyanları ve sanık savunmalarında mağdur çocuğun sanık tarafından tuvalete götürüldüğü, altının değiştirildiği hususunun sabit olduğu, mağdurun ÇİM beyanında babasının özel bölgelerine dokunma ve pipişinin tadına bakma eylemlerini 4-5 kez dışarıda otoparkta yaptığını, babasının kotunu açıp pipişini çıkardığını ve pipişine dokunduğunu belirttiği dolayısıyla bu dokunmaların katılan ...'nun rızası ve bilgisi dahilinde sanık tarafından mağdurun tuvalete götürülmesi olayıyla ilgili olduğunun açık olduğu, mağdur çocuğun ÇİM beyanı sırasında hazır olan uzman ... \*\*\*\*\*'ın ilk derece mahkemesi duruşmasında mağdurun yaş grubundaki çocukların cinsellik ile ilgili bilgilerinin bulunmadığı, tat almanın sadece ağız yoluyla olduğunu bildikleri, mağdurun babasının pipişinin tadına bakması şeklindeki anlatımı o yaş grubundan beklenmeyecek bir anlatım olduğu, mağdurun yaşı ile uyumlu olmayacak şekilde cinsel konularda bilgi sahibi olduğuna dair kanaate ulaştığını, mağdurun yaşı itibariyle doğru ya da yalan söylediği konusundaki ayrımın bir psikiyatrist tarafından yapılması gerektiğini beyan etmesi, her ne kadar sanığın incelenen cep telefonunda gay ilişkilerini gösteren görüntüler tespit edilmiş ise de söz konusu görüntülerin iddia konusu suçla ilgisinin bulunmaması, Ankara 18. Aile Mahkemesinin 2020/683 esas sayılı dosyasında davacı ... \*\*\*\*\* \*\*\*\*\* tarafından davalı ... \*\*\*\*\*' karşı açılan boşanma davasında Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/260 esas sayılı dosyasına konu bu olaya da dayanılması hususları birlikte değerlendirildiğinde olayın derhal adli makamlara intikal ettirilmeyip yaklaşık 2 hafta sonra intikal ettirilmesi, bu süreç içerisinde katılan ... tanık ... ve sanık arasında mağdur çocuğunda bulunduğu ortamda sözlü ve fiili şiddet içeren olayların yaşanması, mağdurun yaşı itibariyle mahremiyet algısının oluşmamış olması, hangi davranışın yanlış hangi davranışın doğru olduğu konusunda zaten bir algısı oluşmamış iken bulunduğu ortamdaki tartışmalar ve şiddet olaylarının etkisiyle oluşma sürecindeki algısının da bozulduğu, 19.05.2020 tarihinde böyle bir vahim iddia varken ve kolluk birimlerine ulaşılmışken şikayetçi olunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, katılan ... ile boşanma davası ve Ankara C. Başsavcılığının soruşturmasına konu olaylar nedeniyle husumet bulunduğu, tanık ...'nın ...'nun annesi olması ve sanık ile aralarında soruşturmaya konu olay nedeniyle husumet bulunması karşısında beyanlarının nesnel olarak değerlendirilemeyeceği, hususları birlikte değerlendirildiğinde mahkumiyete yeterli şüpheden uzak somut kesin deliller bulunmadığından ilk derece mahkemesi mahkumiyet hükmü kaldırılarak...'' 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyizi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçesinde dosyaya özgülenen herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Katılan ... Vekili ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan ... vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış olup bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden Dosya kapsamı itibariyle yüklenen eyleminin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olmadığının ve kesin, somut, inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında mahkemece sanık hakkında 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca verilen beraat kararlarında hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafii, Katılan Bakanlık vekili ve Katılan Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2021/132 Esas ve 2021/944 Karar sayılı kararında katılan ... vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.