Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... ... ... % ..., ... % ..., ... ... A.Ş % ... olduğu, davalı şirketin ..., işletme ve ticaret faaliyetleri yaptığını, ortakların payları oranında eşit hak ve menfaat temin etmek gayesiyle kurulduğu, gelinen noktada hakim ortak ... ... A.Ş ve onun yetkilisi ... ...'ın suiistimali doğrultusunda adeta bir sömürge ve şahsi mal varlığı haline getirildiği, davacının ... vatandaşı olduğu, ülkemizin dilini ve yasalarını bilmediği, davalı şirketi uzun yıllar ...
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ... Vergi Dairesinin ... vergi sicil numarasında kayıtlı ... unvanlı şirket ortaklarından biri olarak gözükmekte olduğunu, müvekkillerinden ...'un, davalı şirkette yer alan 250 payı,nın şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla birlikte 12.500-TL bedelle noterde yapılan Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi'nin müvekkili tarafından devredilmiş olduğunu, bu devrin ... 57. Noterliği'nde 23/09/2016 tarihli ve ... sayılı yevmiyede de belirtilmiş olduğunu, aynı şekilde müvekkillerinden ...'ın, davalı şirkette yer alan 250 payını, şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla birlikte 12.500-TL bedelle noterde yapılan Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi'nde müvekkili tarafından devredilmiş olduğunu, bu devrin, ... 57. Noterliği'nde 23/09/2016 tarihli ve ... sayılı yevmiyede de belirtilmiş olduğunu, TTK’nın 595. maddesi kapsamında, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapmış olup ve tarafların imzalarının noterce onanmış olduğunu, müvekkillerinin, davalı şirketin noterde düzenlenen limited şirket pay devri sözleşmesinin şirketin Genel Kurulu tarafından onaylanmasının gerçekleşeceği noktasında iyiniyetli olarak şüphe duymamış olup bu konuda bilgilendirilmemiş olduğunu, ancak devir işleminin Genel Kurulu tarafından onaylanması gerekirken bu işlemin gerçekleşmediğini yakın bir zamanda, e- devlet üzerinden başka bir iş dolayısıyla yaptıkları araştırmada hala şirkette aktif olarak şirket ortaklarından biri olduklarını fark etmiş olduklarını, bu yüzden, Genel Kurul'un toplanmasını ve ivedilikle pay devri sözleşmesinin onayının yapıldığı tarihin dikkate alınıp, Genel Kurul kararı alındıktan sonra ilgili kurumlara gönderilmesini ayrı ayrı talep etmiş olduklarını, ilgili ihtarnamelerin müvekkili ... tarafından .... Noterliği'nde 27/12/2019 tarihli ve ... sayılı yevmiye ile talep edilmiş olduğunu, ayrıca müvekkili ...'ın .... ... Noterliği'nde 11/02/2020 tarihli ve ... sayılı yevmiye ile davalı şirketten talepte bulunulmuş olduğunu, müvekkillerinin yapmış olduğu noter ihtarı sonrasında, şirketin sicilde kayıtlı gösterilen adreslerde faaliyette olmadığının tespit edildiğini, bu nedenle müvekkillerinin TTK gereğince haklı sebeplerle şirketin ortaklığından ayrılmak istemekte olduklarını, Limited şirket faaliyeti tamamen durmuş olup, şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde olmadığına müşahade etmiş olduğunu, Limited şirketin ortaklık mevcudu kalmamış olduğunu, şirket ortaklığından ayrılmak isteyen müvekkillerinin diğer ortağa bir türlü ulaşamamakta olduklarını, “TTK’nın 638’inci maddesinin ikinci fıkrasında “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.” şeklinde olduğunu, müvekkillerinin yapmış oldukları “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinin Genel Kurul Tarafından Onanması Talepli” noter ihtarında TTK m. 595/7’te, “Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır.” şeklindeki ifade dikkate alındığında, belirtilen süreye dikkat edilmiş olduğunu ve bunlara benzer hallerin ortaklıktan çıkmak için haklı sebep olarak nitelendirilmesi kanaatinde olduklarını, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkillerinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasını ve limited şirket pay devri sözleşmesinin sicile işlemesi amacıyla hüküm kurulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.