9. Ceza Dairesi 2023/5935 E. , 2023/5382 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/289 E., 2023/340 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı
**9. Ceza Dairesi 2023/5935 E. , 2023/5382 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/289 E., 2023/340 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.09.2021 tarihli iddianamesi ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/200 Esas, 2022/42 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve birinci fıkrasının birinci cümlesi delaletiyle aynı fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/761 Esas, 2022/912 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/143 Esas, 2022/312 Karar sayılı kararıyla sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.03.2023 tarihli ve 2023/289 Esas, 2023/340 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, gerekçenin delil değerlendirmesi ve delil-fiil bağının kurulması bakımından yetersiz olduğuna, adli yargılanma ilkesi, suçsuzluk karinesi ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, etkili ceza soruşturması ve kovuşturmasının yapılmadığına, mağdurenin beyanları arasında çelişkiler olduğuna ve beyanların hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, usulüne uygun alınmış bir mağdure beyanı olmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle de kararın bozulması gerektiğine, dosya kapsamında sanığın cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. İddia, mütalaa, sanık savunması, mağdure beyanları, katılan anlatımları, mağdureye ait alınan doktor raporları, katılan ... ile sanık arasında husumet bulunmadığına dair 23.08.2021 tarihli araştırma tutanağı, olay yeri görgü tespit tutanağı, mağdurenin olay anında gerçekleşen eylemleri net şekilde ifade edebildiği, özel bölgeleri tanımlayabildiği, yaş ve dönem itibarıyla olayı kurgulayabilecek ve yalan söyleyebilecek yeterlilikte olmadığı bundan dolayı ifadelerinin yalan olması ihtimalinin son derece düşük olduğu ve gerçeklik payının yüksek olduğuna dair düzenlenen sosyal inceleme raporu, sanığa ilişkin nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı uyarınca; sanık ile mağdurenin ailesinin aynı köyde ikamet ettikleri, katılan ...'nin kızı olan beş yaşındaki mağdurenin tırnaklarını kesmeye çalıştığı sırada tırnak kestirmekten hoşlanmayan mağdurenin annesinden kaçıştığı sırada annesinin mağdureyi kucağına alıp "Gel göbüşünü öpeyim" demesinin ardından mağdurenin annesine "... dede benim ayıp yerlerimden öpüyordu" demesi üzerine suça konu olayın ortaya çıktığı, mağdurenin yaşadığı olayları öncelikle annesine anlattığı, mağdurenin anlatımlarına göre sanığın köylerindeki değirmenin önünde kimse bulunmadığı sırada parmağıyla mağdurenin bacak arasıyla oynadığı, ancak parmağını çiş yaptığı bölgeye sokmadığı, bacak arasını bir kez öpüp kısa bir süre de yaladığı, mağdureyi kucağına oturtarak karnından çektiği, ileri geri sürtünme şeklinde mağdureyi hareket ettirdiği, diğer elini de mağdurenin pantolonunun içine sokup ovaladığı, kucağına oturttuğunda mağdurenin bir sertlik hissettiği, sanığın mağdureye çikolata verdiği, mağdurenin sanığı elbiselerini çıkartmış bir şekilde görmediği, sanığın canını acıtmadan mağdurenin bacak arasını sevdiği, sanığın bir seferinde de kendi evinin mutfağında mağdurenin elbisesini indirip yine özel bölgesini ovaladığı, mağdureye dair sosyal inceleme raporunda yer alan özel bölgeleri tanımlayabildiği, yaş ve dönem itibarıyla olayı kurgulayabilecek ve yalan söyleyebilecek yeterlilikte olmadığı, bundan dolayı ifadelerinin yalan olması ihtimalinin son derece düşük olduğu ve gerçeklik payının yüksek olduğuna dair tespitler yapıldığı, mağdurenin olay tarihinde henüz beş, halen de altı yaşında olduğu, ancak buna rağmen kendisine yönelen eylemleri yer belirterek ve birbirinden ayırarak anlatmış olması hususu gözetilerek beyanlarına Mahkemece itibar edildiği belirtilmiş, mağdurenin yaşının küçük oluşu, yaşadığı olayı gıdıklanma, sevilme olarak zannederek olayı anlattığı ancak bunun öyle olmadığını anlaması üzerine ilerleyen aşamalarda yaşananları tekrar anlatması istendiğinde kovuşturma aşamasında, bozma öncesi ve sonrasında kendisini her aşamada daha çok kapatmasına neden olduğu, aşamalarda olaya dair daha az anlatımda bulunduğunun gözlendiği, nitekim bozma kararı doğrultusunda 29.09.2022 tarihli celsede psikolog eşliğinde beyanlarına başvurulduğu aşamada suça konu olayla ilgili sorular sorulduğunda mağdurenin sorulan sorulara zorlukla yanıt verdiği, sonraki süreçte kendisini tamamen iletişime kapattığının görüldüğü, mağdurenin bu beyanında görevli psikoloğa model üzerinden özel bölgelerini gösterdiği, dışarda, boş bir alanda, kısa boylu ve beyaz saçlı ... isimli şahsın yanına geldiğini, yine model üzerinde gösterdiği ön özel bölgesine sanığın kıyafet üzerinden dokunduğunu, sanığın kendisine birçok kez dokunduğunu, kendisini kucağına oturttuğunu, kendisine şeker verdiğini, sanık kendisine dokunduğunda canının yanmadığını, yine model üzerinde göstererek sanığın ön özel bölgesini dondurma gibi yaladığını, sanığın kucağında kendisini ileri geri hareket ettirdiğini ifade ettiği, 23.08.2021 günü kolluk tarafından tanzim edilen tutanakta köy yerinde sanık ve katılanlar arasında herhangi bir husumetin arazi anlaşmazlığının, kan davasının olup olmadığına dair araştırma yaptırıldığı, herhangi bir anlaşmazlığın veya husumetin olmadığının tespit edildiği, yapılan değerlendirmede sanığın üzerine atılı isnat yönünden dosya kapsamındaki deliller arasında en kuvvetli delil niteliğinde bulunan mağdure anlatımlarına Yargıtay'ın da bu tip cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarda mağdur beyanını esas alma yönünde oturmuş içtihatları da dikkate alınarak üstünlük tanındığı, sanığın aşamalarda yaptığı savunmalarında mağdureyi torunu gibi sevdiği, ona karşı cinsel eyleminin olmadığı, uzun süredir iktidarsız olduğu, mağdure evlerine geldiğinde ona gofret ya da benzeri şeyler verdiği ancak mağdure beyanında geçen olayların yaşanmadığını belirterek inkara dayalı savunmada bulunmuş ise de sanık ile mağdurenin ailesi arasında husumet bulunduğu ve sanığa iftira atıldığına dair savunmanın soruşturma aşamasında tanzim olunan 23.08.2021 tarihli araştırma tutanağıyla aileler arasında husumet bulunmadığının belirlenmesi karşısında suçtan kurtulmaya yönelik beyanlar olduğu kanaatine varıldığı, ayrıca sanığın mağdurenin kendi evlerine geldiğinde ona gofret ve benzeri şeyler verdiğine dair anlatımlarının da mağdure tarafla aralarında husumet bulunduğu ve iftira atıldığına yönelik savunmasıyla çelişki oluşturduğu, katılan tarafın sanık aleyhine iftira atmasını gerektirecek bir husumet bulunmadığı anlaşılmış ise de böyle bir ihtimalin varlığı halinde ailenin mağdure dışında yaşı büyük çocuklarının da bulunduğu anlaşılmakla henüz beş yaşında olan çocuklarını bu isnatlarda kullanmalarının hayatın olağan akışı içerisinde beklenmeyeceğinin değerlendirildiği, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın mağdurenin anlatımlarını mağdure eve geldiğinde ona gofret ve benzeri şeyler verdiğine yönelik anlatımları ile doğrulamış olması, taraflar arasında sanığa suç isnat edilmesini gerektirir husumet bulunmadığına ilişkin oluşan kanaat, mağdurenin yaşı gözetildiğinde eylemleri yer belirterek ve birbirinden ayırarak anlatmış olması ve soruşturma aşamasında alınan sosyal inceleme raporunda mağdurenin ifadelerinin yalan olması ihtimalinin son derece düşük olduğu ve gerçeklik payının yüksek olduğuna dair tespit gözetildiğinde sanığın inkara dayalı savunmasının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek itibar edilmemiş; sanığın değirmenin önünde mağdurenin bacak arası ile parmağıyla oynayıp, öpüp yalayarak aynı zamanda elini de mağdurenin pantolonunun içine sokup cinsel organını ovalayarak üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği ve mağdure sanığın evine geldiğinde evinin mutfağında mağdurenin elbisesini indirip onun cinsel organını ovalayarak istismarda bulunduğu anlaşıldığından sanığın cezalandırılması gerektiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir. 2. İsnada esas alınan mağdure beyanlarında sanığın eylemlerini değirmen önünde ve kendi evinin mutfağında birden fazla kere gerçekleştirdiği anlaşıldığından sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır. 3. Mağdurenin yaşı, eylemleri oyun olarak değerlendirdiği, ancak sonrasında eylemleri anlatmakta çekinerek içine kapanır hale gelmesi, mağdurenin ailesinin sanığa gösterdiği yakınlığa rağmen sanığın eylemi gerçekleştirme konusundaki ısrarı ve eylemini birden fazla gerçekleştirmesi gözetildiğinde ahlaki ve kişilik yapısının olumsuz olarak değerlendirilmesi, inkara dayalı savunması ve gözlemlenen pişmanlığının bulunmaması gözetildiğinde sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığı belirtilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemekle, katılan mağdure yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden bahisle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, kararda hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.03.2023 tarihli ve 2023/289 Esas, 2023/340 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde karar verildi.