Başvuru, uzman jandarma çavuşlukta geçirilen sürenin astsubay rütbe bekleme süresinden sayılmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı yönünden reddedilmesinin, karar düzeltme talebinin reddi nedeniyle para cezası verilmesinin, iki dereceli yargılanma hakkı tanınmaması ile yargılamanın bağımsız ve tarafsız mahkemede yapılmamasının eşitlik ilkesini ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; uzman jandarma çavuşlukta geçirilen sürenin astsubay rütbe bekleme süresinden sayılmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın süre aşımı yönünden reddedilmesinin, karar düzeltme talebinin reddi nedeniyle para cezası verilmesinin, iki dereceli yargılanma hakkı tanınmaması ile yargılamanın bağımsız ve tarafsız mahkemede yapılmamasının eşitlik ilkesini ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 3/3/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 20/10/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 18/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuruya ilişkin görüş sunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 30/8/2002 tarihinde Uzman Jandarma Okulundan mezun olduktan sonra uzman jandarma çavuş olarak nasbedilmiş, daha sonra astsubaylığa geçiş sınavında başarılı olmuş ve eğitimini tamamlamasının ardından 30/8/2010 tarihinde astsubay çavuş rütbesiyle mezun olmuştur. Başvurucunun rütbesi 30/8/2013 tarihi itibarıyla astsubay kıdemli çavuş rütbesine yükseltilmiştir. Başvurucu, uzman jandarma çavuşlukta geçen sürenin astsubay rütbe bekleme süresinden sayılarak 30/8/2012 tarihi itibarıyla astsubay kıdemli çavuş rütbesine yükseltilmesi gerekirken 30/8/2013 tarihi itibarıyla astsubay kıdemli çavuş rütbesine yükseltilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açmıştır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) Birinci Dairesinin 24/9/2013 tarihli ve E.2013/949, K.2013/921 sayılı kararıyla dava süre aşımı yönünden reddedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Belirtilen mevzuat ve açıklamalar ışığında dava konusu işlem değerlendirildiğinde: davacı vekili, uzman jandarma statüsünde iken, astsubaylığa geçiş sınavını kazanarak gördüğü eğitimi müteakip 2010 tarihinde astsubay çavuşluğa naspedilen davacının, uzman jandarma çavuşlukta geçen hizmet sürelerinin astsubay bekleme süresinden sayılması gerektiğini iddia ederek aksi yönde tesis edilen işlemin iptali isteminde bulunmak suretiyle dava konusu etmiş ve dava açma süresinin davacının Astsb. Kd. Çvş. rütbesine yükseltildiği 2013 tarihi itibarıyla başladığının kabul edilmesi gerektiğini ve buna göre davanın süresi içerisinde açıldığını öne sürmüş ise de; davacı 2010 tarihi itibariyle Astsb. Çvş. nasbedildiğinden, bir an için astsubay çavuşluk nasıp kararnamesinin davacıya tebliğ edilmediği düşünülse dahi, eğer iddia ettiği gibi uzman jandarma çavuşlukta geçen hizmet sürelerinin astsubay rütbe bekleme süresinden sayılması gerekiyorsa, davacı vekilince dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacının 2012 tarihi Astsb. Kd. Çvş. rütbesine yükseltilmesi gerekeceğinden, davacının 2012 tarihi itibarıyla Astsb. Kd. Çvş. Rütbesine yükseltilmemesi suretiyle uzman jandarma çavuşlukta geçen hizmet sürelerinin astsubay rütbe bekleme süresinden sayılmaması yönünde tesis edilen idarenin menfi işlemine 2012 tarihi itibarıyla muttali olduğu, bu nedenle davacı yönündendava açma süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, buna göre; 2012 tarihini takip eden günden itibaren 1602 sayılı AYİM Kanunu'nun 40'ncı maddesinde belirtilen 60 günlük dava açma süresi içinde anılan işlemin iptali istemiyle doğrudan dava açması ya da bu süre içerisinde aynı Kanun'un 35/a maddesi uyarınca ihtiyari idari başvuruda bulunarak sonuçlarına göre hareket etmesi gereken davacının, dava açma ve ihtiyari müracaat süresini geçirdikten sonra 2013 tarihinde vekili aracılığıyla açmış olduğu iş bu davada süre aşımı bulunduğu değerlendirilmekle, davanın süre aşımı nedeniyle reddi cihetine gidilmiştir." Başvurucunun bu karara karşı karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 4/2/2014 tarihli ve E.2014/156, K.2014/74 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Ret kararında ayrıca 218 TL para cezasının başvurucudan alınmasına karar verilmiştir. Karar düzeltme isteminin reddine dair karar, başvurucuya 17/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu 3/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun “İhtiyari müracaat ve idari makamların sükûtu” kenar başlıklı maddesi şöyledir:"a) İhtiyari müracaat: Kesin işlem yapmaya yetkili makamlarca tesis edilen idari işlemlerin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması; üst makamdan, yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açmak için belli olan süre içinde istenebilir. Bu müracaat işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde cevap verilmez ise, istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddi üzerine dava açma süresi başlar ve müracaat tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılır. b) İdari makamların sükûtu: İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir eylem veya işlemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Bu halde yetkili makamlar en çok altmış gün içinde bir cevap verirler. Bu süre içinde cevap verilmez ise, istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bitiminden itibaren idari dava açma süresi içinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açabilirler. Dava açılmayan haller ile davanın altmış günlük süre geçtikten sonra açılması sebebiyle dilekçenin reddi halinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra cevap verilirse, bunun tebliğinden itibaren dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. Müracaatçıya kayıt tarihi ve sayısını gösterir imzalı ve mühürlü pulsuz bir alındı kâğıdı verilir." 1602 sayılı Kanun’un "Dava açma süresi" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde altmış gündür. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlardaki hükümlere göre ilan yolu ile bildirim yapılan hallerde, özel kanunda aksine hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihinden itibaren onbeş gün sonra başlar." AYİM’in 5/12/1983 tarihli ve E.1983/1, K.1983/17 sayılı içtihadı birleştirme kararında aşağıdaki ilkeler benimsenerek kararda şu ifadelere yer verilmiştir:"-İdarece tebliği zorunlu ve tebliğ edilmeden uygulama imkânı bulunmayan işlemlerde, tebliğ suretiyle yazılı bildirimin yapılması şartı aranmalıdır.-İdarenin teb1iğle kendi kendini sınırlayarak bağladığı ve fakat tebliğ edilmeden uygulama imkânı bulunmayan işlemlerde, gene tebliğ suretiyle yazılı bildirimin yapılması şartı aranmalıdır.-İhtiyari başvuru yoluna gidilmesi, yazılı bildirimin yapıldığının bir karinesidir. Uyuşmaz1ık konusu idari işlem tarihi belirtilerek imza karşılığı tebliğ edilmemiş yahut Tebligat Kanunu’na göre geçerli bir tebligat yapı1mamışsa, bu takdirde ihtiyari başvuru tarihi yazılı bildirim tarihi olarak kabul edilmelidir.Sayılan hallerin dışındaki işlemlerde ise işlemin uygulanması, bu uygulama i1e kişinin statüsünde bir değişiklik olması ve bu değişikliğin kişi tarafından bilinmesi halinde, uygulama tarihi yazılı bildirim tarihi olarak kabul edilmelidir.Yukarıda sıralanan esaslara göre öğrenme (muttali olma) hususunun yazılı bildirim olarak kabulü, ancak istisnai hallere inhisar etmekte ve istisnalar dışındaki hallerde yazılı bildirimin tebliğ suretiyle yerine getirilmesi zorunlu olmaktadır."