(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/1150 E. , 2013/2926 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafın…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/1150 E. , 2013/2926 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 6570 Sayılı Yasanın 7/e maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının yerleşik içtihatlar uyarınca kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içerisinde açılması zorunludur. İki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracının bir kira yılı içerisinde iki haklı ihtara sebebiyet vermiş olması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde iki haklı ihtar oluşmaz. Kira sözleşmesinde muacceliyet koşulunun bulunması halinde muaccel (istenebilir) hale gelen kiranın tek ihtarla istenmesi gerektiğinden bu kira parasının bölünüp değişik ihtarlarla istenerek iki haklı ihtara konu yapılması mümkün değildir. Olayımıza gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan yazılı kira sözleşmesi 01.06.2002 başlangıç tarihli ve bir yıl sürelidir. Sözleşmede aylık kiraların peşin ve her ayın 1 ile 5'i arası ödeneceği, özel şartların 3.maddesinde ise "kira yılı içinde herhangi bir ayın kirasının ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, o kira yılının kalan aylara ait kira bedellerinin muacceliyet kesbedeceği" kararlaştırılmıştır. Davacı 07.02.2011 keşide ve 09.02.2011 tebliğ tarihli ihtarname ile Ocak-Şubat 2011 aylar kiralarının ödenmesini istemiş, 08.03.2011 keşide, 10.03.2011 tebliğ tarihli ihtarname ile de Mart 2011 ayı kira bedelini talep etmiştir. İlk ihtarın keşide edildiği tarihte, sözleşmedeki muacceliyet şartı gereğince, ikinci ihtara konu edilen ay kirası da muaccel hale gelmesine rağmen, davacı tarafından bir ihtara konu olabilecek kira paralarını bölerek iki ayrı ihtara konu etmesi doğru değildir. Her ne kadar TBK.nun 346.maddesi uyarınca sözleşmelerdeki "muacceliyet koşulu" geçersiz kabul edilmiş ise de; kural olarak her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğinden, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.