(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/4108 E. , 2008/5648 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.11.2006 gününde verilen dilekçe ile mülkiyet hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/4108 E. , 2008/5648 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.11.2006 gününde verilen dilekçe ile mülkiyet hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 108 ada 2 ve 125 ada 8 parsel sayılı taşınmazları kadastro çalışmaları sırasında tersimat hatası sonucu davalı adına tespit ve tescil edildiğini, kayıtların iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, 28.05.2007 tarihli oturumda sonuç olarak davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Gerçekten, HUMK.nun 92.maddesi hükmünce kabul; iki taraftan birinin diğerinin neticeyi talebine muvafakat etmesidir. Kuşkusuz, yasanın 95.maddesi gereğince de, kati bir hükmün hukuki neticelerini meydana getirir. Somut uyuşmazlıkta, davacı iddiasını kadastro çalışmaları sırasında yapılan tersimat hatasına dayandırmıştır. Oysa, 28.05.2007 günlü yargılama tutanağına yazılana bakılırsa davalının, davacının iddiasını bu nedenle kabul etmediği, aksine “benim bu yerlerimde borcum karşılığında ihaleye çıktı. İhaleye davacı girmiş ve yerleri almıştır… arazinin sahibi huzurda bulunan davacıdır…” gerekçesiyle kabul ettiği görülmektedir. Davalı, temyiz dilekçesinde kabul beyanının hataya dayandığını gerekçeli kararı aldığında öğrendiğini ileri sürmektedir. Burada, iddia ile davalının kabul beyanı arasında gerekçe farklılığı açıkça ortadadır. Şayet, davalının ileri sürdüğü gibi kabul beyanı hataya dayanmakta ise, hüküm ve sonuç meydana getirmeyeceğinden mahkemece yapılacak iş; kabul beyanının fesihi için dava açmak üzere davacıya uygun bir süre vermek, dava açılırsa sonucunu beklemek ve davanın sonucuna uygun bir hüküm kurmak olmalıdır. Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.05.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.