DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3050 E. , 2024/800 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3050 Karar No : 2024/800 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI): ... Mimarlar Odası VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALI): ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. Murat Yıldız İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 19/06/2023 tarih ve E:2023/657, K:2023/6214 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak isten…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3050 E. , 2024/800 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3050 Karar No : 2024/800 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI): ... Mimarlar Odası VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALI): ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. Murat Yıldız İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 19/06/2023 tarih ve E:2023/657, K:2023/6214 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 30/09/2017 tarih ve 30196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirilen asıl Yönetmelik'in 5. maddesinin 8. fıkrası, 20. maddesinin 8. fıkrasının (b) bendi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (b), (ç) (e), (ğ), (h), (i), (j), (k) ve (l) bentlerinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 19/06/2023 tarih ve E:2023/657, K:2023/6214 sayılı kararıyla Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/11/2022 tarih ve E:2021/2950, K:2022/3121 sayılı kısmen bozma kararına uyularak; Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 24. maddesinin 1. fıkrası, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 1, 2 ve 3. maddeleri ile 5. maddesinin son fıkrası, 44. maddesinin (I) fıkrasının (b), (f) ve (i) bentlerine yer verilerek, 1- Dava konusu Yönetmelik'in 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendi yönünden; Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinde; "(8) 22 nci maddeyle veya ilgili idarelerin imar yönetmelikleri ile getirilebilecek emsal harici tüm alanların toplamı; parselin toplam emsale esas alanının %30’unu aşamaz. Ancak... binaların bodrum katlarında yapılan; a) Zorunlu otopark alanlarının 2 katı, ... c) Konut kullanımlı bağımsız bölüm net alanının % 10’unu, ticari kullanımlı bağımsız bölüm net alanının % 50’sini aşmayan depo amaçlı eklentiler, ... bu hesaba dâhil edilmeksizin emsal haricidir." düzenlemelerine yer verildiği, Yukarıda belirtilen düzenlemelerde yer verilen, bodrum katlarında yapılan zorunlu otopark alanlarının 2 katı ile depo amaçlı eklentilerin nüfus yoğunluğunu artırmadığı, artan yapı yoğunluğunun ise sağladığı kamu yararı ile kıyaslandığında kabul edilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, bu kullanımların emsal hesabı dışında tutulmasında hukuka aykırılık görülmediği, Kaldı ki, zorunlu otopark alanlarının sadece 2 katı ve depo amaçlı eklentilerin konut kullanımlı bağımsız bölüm net alanının %10’unu, ticari kullanımlı bağımsız bölüm net alanının ise %50’sini aşmayan kısmı öngörülmek suretiyle söz konusu alanların emsal haricinde değerlendirilecek kısımlarına sınırlama getirildiği, bu haliyle imar mevzuatına aykırı bir yönünün de bulunmadığı, Bu nedenle, Yönetmelik'in 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Nitekim, 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin aynı düzenlemeleri içeren 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendine ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2022 tarih ve E:2021/2813, K:2022/2138 sayılı kararının da bu yönde olduğu, 2- Dava konusu Yönetmelik'in 5. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendi yönünden; Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendinde; "(8) 22 nci maddeyle veya ilgili idarelerin imar yönetmelikleri ile getirilebilecek emsal harici tüm alanların toplamı; parselin toplam emsale esas alanının %30’unu aşamaz. Ancak... binaların bodrum katlarında yapılan; ... e) Ticari amaç içermeyen, ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanlarının ve çocuk bakım ünitelerinin toplam 100 m2'si, bu hesaba dâhil edilmeksizin emsal haricidir." düzenlemelerine yer verildiği, Bir yapıda "ticari amaç içermeyen, ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanlarının ve çocuk bakım ünitelerinin" bulunmasının, teknik ve sosyal altyapı alanlarına yük getirmekten ziyade faydasının bulunduğu, söz konusu kulanımların nüfus yoğunluğunu arttırdığından bahsedilemeyeceği, artan yapı yoğunluğunun ise sağladığı kamu yararı ile kıyaslandığında kabul edilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, bu haliyle "ticari amaç içermeyen, bodrum veya zemin kattaki ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanlarının ve çocuk bakım ünitelerinin" katlar alanı hesabına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 3- Dava konusu Yönetmelik'in 22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi yönünden; Dava konusu Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, "(1) 5 inci maddenin sekizinci fıkrasında belirtilen esaslar dâhilinde; ... (ğ) bendi "Ticari amaç içermeyen, bodrum veya zemin kattaki ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanlarının ve çocuk bakım ünitelerinin toplam 75 m²’si, iken "..... bodrum veya zemin kattaki..... toplam 75 m²’si," ibaresinin çıkarıldığı, "Ticari amaç içermeyen, ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanları ve çocuk bakım üniteleri, ... katlar alanına dâhil edilmez." düzenlemelerine yer verildiği, Bir yapıda "ticari amaç içermeyen, ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanlarının ve çocuk bakım ünitelerinin" bulunmasının, teknik ve sosyal altyapı alanlarına yük getirmekten ziyade faydasının bulunduğu, söz konusu kulanımların nüfus yoğunluğunu arttırdığından bahsedilemeyeceği, artan yapı yoğunluğunun ise sağladığı kamu yararı ile kıyaslandığında kabul edilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, bu haliyle "ticari amaç içermeyen, bodrum veya zemin kattaki ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanlarının ve çocuk bakım ünitelerinin" katlar alanı hesabına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, 4- Dava konusu Yönetmelik'in 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki "silolar" ibaresi yönünden; Dava konusu Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "(1) 5 inci maddenin sekizinci fıkrasında belirtilen esaslar dâhilinde; ... (i) Bina veya tesise ait olan ısıtma, soğutma, tesisat alanı, su sarnıcı, havalandırma sistemleri ve enerji verimliliği sistemlerinin bulunduğu alanlar, arıtma tesisi, gri su toplama havuzu, yakıt ve su depoları, silolar, trafolar, jeneratör, ısı merkezi, enerji odası, kömürlük, eşanjör ve hidrofor bölümleri, ... katlar alanına dâhil edilmez." düzenlemelerine yer verildiği, Dava konusu Yönetmelik'te "Silo" ibaresine ilişkin bir tanımın yer almadığı, Türk Dil Kurumu sözlüğünde ise "Silo"nun, tahıl vb. ürünlerin korunduğu, saklandığı veya depolandığı, genellikle silindir biçiminde ambar olarak tanımlandığı, Planlı alanlarda uygulama işlemlerine yön vermek için kabul edilen bu Yönetmelik'te, emsal hesabına dahil edilmeyeceği öngörülen siloların, niceliği ve niteliğine yönelik herhangi bir ayrıntıya yer verilmediğinden, bu bölümlerle kırsal yaşamın hüküm sürdüğü alanlarda köy ürünlerinin saklandığı depoların mı yoksa fabrikalara ya da ticari amaçla kurulan işletmelere ait depoların mı kastedildiğinin anlaşılamadığı, bu haliyle hangi amaca hizmet edeceği muğlak bırakılan siloların, mekansal alanlara getireceği yapı ve/veya nüfus yoğunluğunun da değerlendirilme imkanının bulunmadığı, Bu durumda, eksik düzenleme nedeniyle uygulamaya elverişsiz olduğu anlaşılan "silolar" ibaresinde, imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı, Nitekim, 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin aynı ibareyi içeren 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki "silolar" ibaresinin iptali yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin 03/02/2021 tarih ve E:2017/4840, K:2021/1114 sayılı kararının, anılan ibare yönünden Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2022 tarih ve E:2021/2813, K:2022/2138 sayılı kararıyla onandığı gerekçesiyle, 30/09/2017 tarih ve 30196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değiştirilen asıl Yönetmelik'in 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendi, 5. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki "silolar" ibaresinin ise iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Yönetmelik'in 5. maddesinin 8. fıkrasında emsale dahil edilmeyen kullanım alanlarının teknik ve sosyal altyapı alanlarına yük getirici bir yönünün bulunup bulunmadığı veya nüfus yoğunluğunu artırıp artırmayacağı hususunun şehircilik ve planlama bilimi açısından değerlendirilmeye muhtaç olduğu, ancak bu konuda dosyada herhangi bir uzman görüşünün bulunmadığı, bu düzenlemenin kentlerimizin genel sorunlarından biri olan açık alan yoksunluğu ve yapılar arasındaki yetersiz boşluğun arkasındaki en önemli nedenlerden birinin artarak devamı anlamına geleceği, düzenlemede emsal harici alanlar emsale dahil alanların %30'u ile sınırlandırılmış gibi görünmekle birlikte hemen ardından emsale dahil edilmeyecek bölümler sıralanarak artış sağlandığı, fiiliyatta bu alanların çoğu zaman bağımsız kullanım alanlarına dahil edildiği, bu durumun ise daha fazla yoğunluğa yol açtığı, Yönetmeliğin 22. maddesine ilişkin olarak daha önce Daire tarafından yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, yapı inşaat alanlarının giderek artan bölümlerinin yönetmelik değişikliği veya plan notları/hükümleriyle emsal harici bırakılmasının planlama ve şehircilik ilkeleri bakımından da savunulamayacağı, bu durumun imar planlarıyla oluşacak yapı stokunun kentsel altyapı ile ilişkisini belirsiz hale getirdiği, İmar Kanunu'nun 5. maddesinde yapı yoğunluğunun nazım imar planı ve uygulama imar planı ile belirlenmesi öngörülmüş olmasına karşın dava konusu edilen Yönetmelik maddesiyle imar planında belirlenen emsalin çok üzerinde inşaat yapılmasına olanak tanınmasının nazım ve uygulama imar planlarının yapı yoğunluğunu belirleme işlevlerinin yönetmelikle ortadan kaldırılması anlamına geleceği, 22. maddenin iptali talep edilen tüm hükümleri bakımından iptal kararı verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, Daire kararında belirtildiği üzere 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin aynı ibareyi içeren 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki "silolar" ibaresinin iptali yolundaki Danıştay Altıncı Dairenin 03/02/2021 tarih ve E:2017/4840, K:2021/1114 sayılı kararının, anılan ibare yönünden Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2022 tarih ve E:2021/2813, K:2022/2138 sayılı kararıyla onandığı ve söz konusu "silolar" ibaresinin anılan kararlar doğrultusunda Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nden çıkarıldığı, bu nedenle anılan ibarenin iptaline karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın redde ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Yönetmelik'in 5. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendi ile 22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi yönünden; ticari amaç içermeyen, ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanları ve çocuk bakım ünitelerinin, nitelikleri gereği kapalı alan kullanımı sağladığı ve mekansal alanlarda yapı yoğunluğu artışına sebebiyet verdiği açık olup anılan alanların toplam emsalin % 30'unu aşmamak kaydıyla emsal harici tutulmasında ve bu alanların 100 m2'sinin bu hesaba dahi dahil edilmeksizin emsal harici tutulmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu nedenle, Daire kararının bu düzenlemeler yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Daire kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uygun olan diğer kısımlarının ise onanması gerekmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yönetmelik'in 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendi ve 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki "silolar" ibaresi yönünden: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır. Danıştay Altıncı Dairesinin 19/06/2023 tarih ve E:2023/657, K:2023/6214 sayılı kararının yukarıda belirtilen düzenlemelere ilişkin kısımları; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/11/2022 tarih ve E:2021/2950, K:2022/3121 sayılı kısmen bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır. Yönetmelik'in 5. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendi ve 22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi yönünden: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın yukarıda belirtilen düzenlemelere ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2.Yönetmelik'in 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendi, 5. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendine ilişkin kısmı yönünden davanın reddi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki "silolar" ibaresinin iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 19/06/2023 tarih ve E:2023/657, K:2023/6214 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 16/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.