Başvuru, savunmanın ana dilde yapılamaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası hakkındadır.
Başvuru, savunmanın ana dilde yapılamaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası hakkındadır. Başvuru, 17/6/2013 tarihinde yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde, başvuruda Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 12/12/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Erzurum Ağır Ceza Mahkemesinin 29/12/2011 tarihli kararı ile başvurucunun “terör örgütü propagandası yapma, silahlı terör örgütüne üye olma, görevi yaptırmamak için direnme” suçlarından hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde susma hakkını kullanmıştır. Temyiz üzerine, Erzurum Ağır Ceza Mahkemesinin 29/12/2011 tarihli ve E.2011/159, K.2011/364 sayılı kararı, Yargıtay Ceza Dairesinin 13/7/2012 tarihli ilamı ile bozulmuştur. UYAP üzerinden yapılan araştırmada, bozma kararı üzerine yargılanmasına devam olunan başvurucunun, 29/6/2012 tarihli celsede “anlaşılmayan bir dille” konuştuğu tutanağa geçirilmiştir. Duruşma tutanağında yer alan ifadeler şöyledir: “... SANIK; İLHAN BAYAR, (TC….), … oğlu, … doğumlu, Ağrı ili, Doğubayazıt ilçesi, Karaca nüfusa kayıtlı. … Doğubayazıt/AĞRI ikamet eder. (Halen Başka Suçtan Erzurum H Tipi Cezaevinde Tutuklu.), Sanığın duruşma dili dışında heyetimizce anlaşılamayan bir dil ile konuştuğu anlaşıldı. ... Sanıktan soruldu: Sanığın duruşma dili dışında heyetimizce anlaşılamayan bir dil ile konuştuğu anlaşıldı. SANIK İLHAN BAYAR SAVUNMASINDA: Sanığın duruşma dili dışında heyetimizce anlaşılamayan bir dil ile konuştuğu anlaşıldı. Sanığa dosyada mevcut beyanları okundu, soruldu: Sanığın duruşma dili dışında heyetimizce anlaşılamayan bir dil ile konuştuğu anlaşıldı. Sanığa dosyada mevcut bilirkişi raporu, diğer belge ve tutanaklar okunarak soruldu: Sanığın duruşma dili dışında heyetimizce anlaşılamayan bir dil ile konuştuğu anlaşıldı. Sanığa dosyada mevcut adli sicil ve nüfus kaydı okundu, soruldu: Sorulan soruya yine mahkeme heyetince anlaşılamayan bir dille cevap verdiği anlaşılmıştır. İddia Makamından soruldu: Aşamadaki tüm savunmalarını, hem sözlü hem yazılı savunmalarını Türkçe yapması, eğitim durumu dikkate alınarak kendisini savunmak ve meramını ifade edebilmek için yeterli derecede Türkçe bildiği ve yargılamanın yüzyüzeliği ilkesi gereğince beyanını Türkçe yapmasının sanığın da lehine olacağı düşünüldüğünde; duruşma dilinde olmayan bir dille beyanda bulunma talebinin reddine karar verilmesi kamu adına talep olunur, dedi. G. D: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-e ve CMK’nın maddesinde düzenlenen bir tercümanın yardımından yararlanma hakkının sanığın mahkemenin kullandığı dili anlamadığı veya konuşamadığı durumlarda gerekli olacağı, dosya kapsamına göre Türk vatandaşı olup, Türkiye'de doğan Türkçe dilinde yeterli eğitimi gören ve soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde alınan ifadelerinde Türkçe olarak ifade veren sanığın kovuşturma aşamasında Türkçe dilini anlamak ve konuşmakta bir engelinin bulunmaması ve meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bildiğinin anlaşılması karşısında Mahkeme heyetince anlaşılamayan bir dil ile beyanda bulunma ve tercüman talebinin reddine karar verildi, tefhimle açık yargılamaya devam olundu. Sanıktan mahkemenin anladığı dilde beyanda bulunup bulunmayacağı hususu tekrar soruldu: Sorulan soruya yine mahkeme heyetince anlaşılamayan bir dille cevap verdiği anlaşılmıştır. ... Sanık İlhan Bayar'dan esas hakkındaki mütalaaya karşı savunması soruldu: Sanığın duruşma dili dışında heyetimizce anlaşılamayan bir dil ile konuştuğu anlaşıldı. ...” Bozma üzerine yargılanmasına devam edilen başvurucunun, Erzurum Ağır Ceza Mahkemesinin 4/10/2012 tarihli ve E.2012/151, K.2012/1069 sayılı kararıyla müsnet suçlardan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Başvurucu ve vekilinin temyizi üzerine, Erzurum Ağır Ceza Mahkemesinin 4/10/2012 tarihli kararı, Yargıtay Ceza Dairesinin 28/3/2013 tarihli kararı ile onanmıştır. Başvurucu, onama kararını 27/5/2013 tarihinde öğrendiğini beyan etmiştir. Bireysel başvuru 17/6/2013 tarihinde yapılmıştır.B. İlgili Hukuk 4/12/2014 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “Tercüman bulundurulacak hâller” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:“(1) Sanık veya mağdur, meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa; mahkeme tarafından atanan tercüman aracılığıyla duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktalar tercüme edilir.…. (4) (Ek fıkra: 24/01/2013-6411 S.K./ mad) Ayrıca sanık;a) İddianamenin okunması,b) Esas hakkındaki mütalaanın verilmesi,üzerine sözlü savunmasını, kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde yapabilir. Bu durumda tercüme hizmetleri, beşinci fıkra uyarınca oluşturulan listeden, sanığın seçeceği tercüman tarafından yerine getirilir. Bu tercümanın giderleri Devlet Hazinesince karşılanmaz. Bu imkân, yargılamanın sürüncemede bırakılması amacına yönelik olarak kötüye kullanılamaz.”