8. Hukuk Dairesi 2017/9916 E. , 2018/2146 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptal-Tescil, Değer Artış Payı Alacağı ve Katılma Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine, birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, hüküm davacı-birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Asıl davada davacı ... vekili,
**8. Hukuk Dairesi 2017/9916 E. , 2018/2146 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptal-Tescil, Değer Artış Payı Alacağı ve Katılma Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine, birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, hüküm davacı-birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Asıl davada davacı ... vekili, dava konusu 2323 ada 11 parsel sayılı taşınmaz ile 2352 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2/3 hissesi nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere şimdilik 50.000-TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen davada davacı ... vekili, dava konusu taşınmazların davalı eş tarafından muvazaalı şekilde diğer davalıya devredildiğini açıklayarak muvazaalı satışın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 10.000-TL miktar üzerinden iptalini talep etmiştir. Davalılar vekili asıl davanın ve birleşen davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin davanın reddine dair ilk kararı, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairenin 14.10.2015 tarih, 2014/15066 Esas-2015/18348 Karar sayılı kararı ile "...Davacının değer artış payı alacağı ve katılma alacağı davasının yanında birleştirilen Ankara 11.Aile Mahkemesi'nin 2010/1681 Esas-2011/265 Karar sayılı tapu iptal ve tescil davası da bulunmaktadır. Mahkemece değer artış payı alacağı ve katılma alacağı isteği ile ilgili davası incelenip karara bağlanmıştır. Ne var ki, birleştirilen tapu iptal davası hakkında herhangi bir inceleme yapılıp karar verilmiş değildir. Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup; taleplerden her biri hakkındaki hükmünü kararında göstermesi gerekir. (HMK.m.26,297/2). Durum böyleyken; mahkemece, birleştirilen dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olmuş bozmayı gerektirmiştir..." gereğine işaret edilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; tasarrufun iptali yönünden açılan dava bu davadan tefrik edilmiş, mahkememizin 2016/1130 esasına kayıt edilmiş olup o dosya üzerinden 8. Hukuk Dairesinin 24/02/2016 tarihli emsal kararı gereğince mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olmakla; tasarrufun iptali yönünden açılan dava bakımından bu dosya üzerinde karar verilmesine yer olmadığına, arsalar yönünden mal rejimine yönelik açılan davanın yukarıda açıklanan gerekçeye dayalı olarak reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı-birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, kısa kararda “ 1/Tasarrufun iptali yönünden açılan dava bu davadan tefrik edilmiş, mahkememiz esasına kayıt edilmiş olmakla 8. Hukuk Dairesinin emsal kararı gereğince o dosya üzerinden o konu ile ilgili değerlendirme duruşma gününde yapılacağından dava edilen taşınmaza yönelik katkı payı ve katılma alacağı istemi bakımından bozma kararındaki açıklama doğrultusunda gerekli inceleme ve değerlendirilmesi için dosyanın 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine” karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda “1/Tasarrufun iptali yönünden açılan dava bu davadan tefrik edilmiş, mahkememizin 2016/1130 esasına kayıt edilmiş olup o dosya üzerinden 8. Hukuk Dairesinin 24/02/2016 tarihli emsal kararı gereğince mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olmakla; tasarrufun iptali yönünden açılan dava bakımından bu dosya üzerinde karar verilmesine yer olmadığına, 2/Arsalar yönünden mal rejimine yönelik açılan davanın yukarıda açıklanan gerekçeye dayalı olarak reddine” karar verilmiştir. Birleşen muvazaa nedeniyle tapu iptal-tescil davası tefrik edildikten sonra elde kalan değer artış payı alacağı ve katılma alacağına ilişkin davada bozma sonrasında kısa kararda hüküm kurulması gerekirken hüküm kurulmadığı, esasa ilişkin gerekçeli kararda esasa ilişkin red kararı verildiği, bu suretle kısa karar ile gerekçeli karararasında çelişki oluştuğu görülmektedir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki bu çelişki mahkemelere olan güveni sarsmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun 298/2. maddesine göre, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Hükümlerin kurulmasında esas olan kısa karardır. Gerekçeli karar ile kısa kararın uyumlu olması gerekir. Bu konuya ilişkin 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; “1-Kısa kararla gerekçeli kararın aykırı olması bozma nedenidir. 2-Yerel mahkeme bozmadan sonra önceki kısa karara bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir.” denilmiştir. Hüküm, bu nedenle HMK'nun 298/2. maddesine, tarih ve numarası anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olarak tesis edilmiştir. Mahkemece yapılacak iş, önceki karar ile bağlı olmaksızın çelişki giderilmek suretiyle yeni bir karar vermekten ibarettir. SONUÇ: Davacı-birleşen davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2018 tarihinde oybirlğiyle karar verildi.