10. Hukuk Dairesi 2014/16740 E. , 2014/24302 K. "" Mahkemesi : Zonguldak 3. İş Mahkemesi Tarihi : 10.06.2014 No : 2013/700-2014/502 Dava; zararlandırıcı sigorta olayı sonucu yaralanan sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi hükmü gereğince davalı işverenden rücuan alınması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzeri…
**10. Hukuk Dairesi 2014/16740 E. , 2014/24302 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Zonguldak 3. İş Mahkemesi Tarihi : 10.06.2014 No : 2013/700-2014/502 Dava; zararlandırıcı sigorta olayı sonucu yaralanan sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi hükmü gereğince davalı işverenden rücuan alınması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik .. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davalıya ait işyerinde; pano ayak üretim ustası olan sigortalı ve yedek işçi birlikte tahkimat yapma işinde tertip edilmiş, işçiler direk tahkimatını bitirdikten sonra domuz damlarını ayağa doğru ötelemek için söküm yaptıkları sırada domuzdamı direğinin sigortalıya çarpması sonucu iş kazasının gerçekleştiği, mahkemece yapılan yargılamada bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşmesinde %100 oranında kaçınılmazlığın bulunduğunun belirtildiği anlaşılmakta olup, anılan rapora dayanılarak hüküm kurulmuştur. Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun “İşverenin sorumluluğu” başlığını taşıyan 26’ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince, işverenin rücu alacağından sorumluluğu, ancak kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi ya da suç sayılabilir bir davranışının varlığı halinde olanaklıdır. Başka bir anlatımla, işverenin yalnızca, fıkrada öngörülen sınırlı sayıdaki durumlarda sorumluluğu söz konusudur. Anılan fıkraya 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanunun 28’inci maddesiyle eklenen “İşçi ve işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır” cümlesi gereğince, iş kazalarında ilgililerin kusur durumları belirlenirken kaçınılmazlığın da göz önünde bulundurulması ve belirlenen kaçınılmazlık payından işverenin sorumlu tutulmaması gerekmektedir. Kaçınılmazlık olgusundan ise, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda geçerli mevzuat hükümleri çerçevesinde, doğabilecek olası zararlı sonuçların önlenmesi yönünde, duruma ve koşullara göre ilgililerden beklenebilecek tüm özenli ve dikkatli çabaya karşın sigortalıyı bedence veya ruhça arızaya uğratan iş kazasının meydana gelmesi durumunda söz edilebilir. Günümüz teknolojisinde bir takım olayların sonuçlarının kısmen kaçınılmazlık/kötü rastlantılarla açıklanması, alınabilecek önlemler düşünüldüğünde olanaksızdır. Kaçınılmazlık/kötü rastlantı olarak adlandırılan olguların birçoğunun temelinde insan yanılgı ve savsamaları, özen eksikliği bulunduğu bir gerçektir. Unutulmamalıdır ki, her birey, zararlı sonuçların önlenmesi için durum ve koşulların kendisine yüklediği özen ve dikkat yükümünü göstermek zorundadır. Öngörülebilir sonuçlar karşısında kaçınılmazlık/kötü rastlantı yönünde değerlendirme yapılamaz.