Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4350 E. , 2024/4068 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/4350 Karar No:2024/4068 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Dağıtım A.Ş. (E-Tebligat) KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Doğal gaz dağıtım lisansı sahibi …
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4350 E. , 2024/4068 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/4350 Karar No:2024/4068 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Dağıtım A.Ş. (E-Tebligat) KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Doğal gaz dağıtım lisansı sahibi davacı şirketin, Kurul'dan onay alınmaksızın mevzuatta belirtilen orana aykırı şekilde ortaklık yapısında değişiklik meydana geldiğinden bahisle 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun 9. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ihtar edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin, 18/08/2010 tarihinde düzenlenen olağan genel kurulda aldığı karar ile doğrudan ortağa ait sermaye artırımı işlemine bağlı olarak, davacı şirkette doğrudan pay sahibi olan ... Tesisleri İnşaat Ticaret Anonim Şirketi'ne ait payların davacı şirketin sermayesinin yüzde onunun altına (%20'den %2,68'e) düşmesi sonucunu veren şeklindeki hisse devrinin gerçekleştirilmiş olduğu, bu durumun Doğal Gaz Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 42. maddesinin birinci fıkrası hükmüne aykırılık teşkil ettiği değerlendirilerek açılan soruşturma sonucunda, davacı şirketin ortaklık yapısında Kurul'dan onay alınmaksızın mevzuatta belirtilen orana aykırı şekilde hisse devri gerçekleştirildiğinden bahisle dava konusu Kurul kararının tesis edildiği; her ne kadar davacı şirket mevzuata aykırılığı daha sonradan gidermiş olsa da ortaklık yapısında 20/08/2010 tarihinde tescil edilerek mevzuatta belirtilen orana aykırı şekilde değişiklik meydana gelmesinin Kurul'dan onay almaksızın gerçekleştirdiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Doğal Gaz Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 42. maddesinin birinci fıkrasının pay devri ile bir ortağa ait payların tüzel kişiliğin sermayesini %10'un altına düşmesi halinin Kurul onayına tabi olduğunu düzenlendiği, sermaye artırımının ise bir pay devri işlemi olmadığı, soruşturma zamanaşımı süresi dolmasına rağmen soruşturma yapılarak dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararının her yönüyle hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Doğal gaz dağıtım lisansı sahibi davacı şirket tarafından 17/05/2018 tarihli ve ... evrak kayıt sayılı yazı ile, şirketin doğrudan ortaklarının sahibi oldukları payların bir şirkete devredilmesine ilişkin hisse devri işlemine onay verilmesine yönelik olarak davalı idareye yapılan başvuru üzerine yapılan incelemede davacı şirketin halihazırdaki ortaklık yapısı için Kurul'a başvurup onay almadığı tespit edilmiş, bunun üzerine 17/08/2018 tarihinde soruşturma açılarak yapılan inceleme sonucunda, Kurul'dan onay alınmaksızın Doğal Gaz Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 42. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen orana aykırı şekilde davacı şirketin ortaklık yapısında değişiklik meydana geldiği tespit edildiğinden bahisle 4646 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca ihtar edilmesine ve soruşturmanın sonlandırılmasına karar verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun 9. maddesinde, "Kurul, doğal gaz piyasasında faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişilere yapacağı yazılı ihtara rağmen mevzuata aykırı durumlarını devam ettirenlere aşağıdaki yaptırım ve cezaları uygular: (...) b) Bu Kanun hükümlerine ve çıkarılan yönetmelik, talimat ve tebliğlere aykırı hareket edildiğinin saptanması halinde, üçyüzbin Türk Lirası idari para cezası verilir ve otuz gün içinde aykırılığın giderilmesi ihtar edilir." kuralına yer verilmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 20. maddesinde, “(1) Soruşturma zamanaşımının dolması hâlinde kabahatten dolayı kişi hakkında idari para cezasına karar verilemez. (2) Soruşturma zamanaşımı süresi; a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde beş yıldır. (...) (4) Zamanaşımı süresi, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar. (...).” kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinin (b) bendinde açıkça kurala bağlanmış olması nedeniyle 4646 sayılı Kanun uyarınca verilen idari para cezalarına ilişkin soruşturma zamanaşımı süreleri Kabahatler Kanunu hükümlerine tabi olduğu halde, sadece ihtarın uygulandığı ancak idari para cezasının uygulanmadığı fiiller açısından soruşturma zamanaşımına ilişkin gerek Kabahatler Kanunu'nda gerekse 4646 sayılı Kanun'da açık bir kurala yer verilmemiştir. Ancak, idari para cezası dışındaki yaptırımların da birer idari işlem olmaları bakımından idare hukuku esaslarına tabi oldukları, idare hukukunun ilkelerinin uygulama alanı bulacağı unutulmamalıdır. Bir fiile zamanaşımına tabi olmaksızın sonsuz bir soruşturma imkanı sağlanması hukuki belirlilik ve ölçülülük ilkeleriyle bağdaşmayacaktır. Zira, zamanaşımı müessesinin amacının, tek yanlı işlemlerle piyasada faaliyette bulunanlara müdahale görev ve yetkisi bulunan EPDK'yı zamanında ve etkin olarak harekete geçerek, ilgili fiile uygun düşen yaptırımı fiilden belli bir süre içerisinde tesis edilmesini sağlamak ve fiil ile yaptırım, dolayısıyla fiil ile piyasaya olan etkisi arasındaki bağ kopmadan işlem yapmaya yöneltmektir. Böylece idare ile yaptırım tehdidi altındaki ilgili arasındaki külfet ölçülü olarak dengelenmiş olmakta, hukuki belirlilik sağlanmaktadır. Bu nedenle, değerlendirme yapılarak, 4646 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca tesis edilen, idari para cezası içermeyen yaptırımlara ilişkin soruşturma zamanaşımı yönünden uygulanacak kıstasın belirlenmesi gerekmektedir. 4646 sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasında, Kurul'un, doğal gaz piyasasında faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişilere yapacağı yazılı ihtara rağmen mevzuata aykırı durumlarını devam ettirenlere yaptırım ve ceza uygulayacağı kurala bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca, doğal gaz piyasasında bir fiile idari para cezası uygulanabilmesi için ilgilinin aynı konuda ihtar edilmiş olması gerekmektedir. İhtar ya da idari para cezası aynı fiile ilişkin yapılacak soruşturma sonucunda gündeme geleceğinden, idari para cezasının uygulanmasını engelleyen bir ön şart olan ihtara ilişkin soruşturma zamanaşımı süresininin belirlenmesine yönelik özel bir kanuni düzenleme olmadığından 4646 sayılı Kanun'da aynı fiil için daha önce ihtar edilmiş olsa idi uygulanabilecek idari para cezasına ilişkin zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerekmektedir. 5326 sayılı Kanun'un 20. maddesinde, soruşturma zamanaşımının dolması halinde idari para cezası verilemeyeceği, soruşturma zamanaşımı süresinin, 100.000,00-TL veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde beş, 50.000,00-TL veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde dört, 50.000,00-TL'den az idari para cezasını gerektiren kabahatlerde üç yıl olduğu, nispi idari para cezalarında ise soruşturma zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu kurala bağlanmıştır. Bu kapsamda, 4646 sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun hükümlerine ve çıkarılan yönetmelik, talimat ve tebliğlere aykırı hareket edildiğinin saptanması halinde, üçyüzbin Türk Lirası (dava konusu Kurul kararının tesis edildiği 2018 yılı için yeniden değerleme oranı ile tespit edilen tutar 631.251,00-TL'dir) idari para cezası verileceği kuralı göz önüne alındığında, aynı fiiller nedeniyle ihtar için de zamanaşımı süresinin beş yıl olduğunun kabulü gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda, davacı şirket tarafından pay değişikliğine ilişkin kararın Kurul'dan onay alınmaksızın davacı şirketin olağan genel kurulunda 18/08/2010 tarihinde alındığı, davacı hakkında bu fiil nedeniyle soruşturmanın 17/08/2018 tarih ve 19949 sayılı Başkanlık Olur'u ile açıldığı ve dava konusu Kurul kararının ise 18/10/2018 tarihinde tesis edildiği, dolayısıyla soruşturmaya konu fiilin işlendiği tarih olan 18/08/2010'dan itibaren işleyecek 5 yıllık soruşturma zamanaşımı süresi sona erdikten sonra yapılan soruşturma ile dava konusu Kurul kararının tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, 5326 sayılı Kanun’un 20. maddesi uyarınca zamanaşımına uğramış bir fiile yönelik ihtar yaptırımına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.